Van'da petrol

Abdülhamit, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Rusların Doğuanadolu üzerinde hesaplar yapmasından oldukça rahatsız olmuştu. Ruslar doğuya bir çivi çakılsa hemen İstanbul'daki elçisi vasıtasıyla Osmanlı Devletine nota veriyor, adeta doğuda bir çivi bile çakılamaz oluyordu. Doğunun bu gün bu halde olmasının iki ana sebebi vardır. Birincisi Moğol istilası, ikincisi başta Rusya olmak üzere emperyalist devletlerin tutumu. Rusya, ekonomik ve sosyal olarak geri kalmış doğuda daha rahat istismar yapabilecek, Ermenilere daha rahat destek vererek böylece iki halk arasında dengesizlik neticesi oluşacak rahatsızlık bahane gösterilerek müdahale edilebilecekti.

İşte Abdülhamit bu durumu iyi tespit ederek Van'a bir heyet göndererek 1898'de Van Gölü'nde tersane inşası, vilayet dahilinde kömür, demir, neft ve sair madenlerin çıkarılması çalışmaları yaptırmıştır. Bu çalışmalara hız verilerek 1899 yılında Bargiri (Muradiye) kazası yakınlarındaki neft madeni imtiyazının Hazineyi Hassa'ya verilmesi konusundaki irade sadarete bildirilmiştir. Bu İrade bildiriminden sonra bölgede ciddi çalışmalar yapılarak ilkel şartlarda da olsa petrol işletilmeye başlanmıştır.

Petrol İşletmeleri Özelleştiriliyor

20 Ocak 1909'da Bargiri'de (Muradiye) Hazineyi Hassa tarafından işletilen petrol yatakları özelleştirilerek Fuat Paşa'ya ve Van Belediyesine bölgenin işletmesi devredilmiştir. Van Gölünde işletmeye açılan motorlu gemilerin mazot ihtiyacı ve bölgenin aydınlatma ihtiyacını karşılayacak gaz yağı bu işletmelerden temin edilmeye başlanmıştı. Hatta 1910 yılında bu bölgeden çıkan petrol ile çalışacak bir motor ile elektrik elde edilerek Van'a elektrik verilmesine bile karar verilmiştir. Petrol peşinden modernleşmeyi Van'a taşımakta gecikmemişti. Bunun için 1914 yılında Van vilayetinde zengin kömür ve petrol madenlerinden ahalinin istifadelerinin temini için gerekli çalışmaların yapılması için yeni faaliyetler yapılmasına karar verildi. 1914 verilen bu karar neticesi yapılan çalışmalar sonuç vermiş ve bu sefer Tımar nahiyesi ve çevresinde Mustafa Fazıl Bey'e petrol ile neft işletme ruhsatı verilmiştir. Amik Kalesi, Haydar Köyü, Mürüvaz Köyü, Surp Gevork Manastırı arasında kalan 5000 dönüm arazide petrol işletmeye hazırlanan Mustafa Fazıl Bey Ermeni isyanı neticesi bu teşebbüsünü fiiliyata geçirememiştir. Van'da zor şartlar altında gerçekleştirilen hamleler Ermeni isyanı neticesinde ortada kalmıştır. Fakat Van Ruslar tarafından Mayıs 1915'te işgal edilince hem Muradiye ve hem de Amik bölgesindeki petrol yatakları işletmeye başlanmış ve Rusların bölgedeki motorize kuvvetlerinin mazot ihtiyacı bu bölgeden temin edilmiştir. Hatta Ruslar Osmanlı Devletinin işletmeye koyduğu Van Gölü gemi işletme projesini daha da geliştirerek askeri amaçla gölde ulaşım gerçekleştirerek bu gemilerin mazot ihtiyacı da yine bu bölgeden elde edilmiştir. General Ali İhsan Sabis Van'ı geri aldıktan sonra harap haldeki Van şehrinin iaşe işlerini temin için ve Tatvan'a geçebilmek için bu gemileri kullanmıştır. Van öyle harap edilmiş, ahalisi öyle perişan edilmiş ki Van'da çivi çakacak kimse yokmuş. İşte bu ortamda Van'dan binbir güçlüklerle Van'dan kaçabilenler artık geri gelmeye başlamışlardır.

Cumhuriyet Dönemi Çalışmaları

Şehir imar edilirken petrol tekrar gündeme gelmiş ve Fransız petrol işletmecisi Emil Mayer 20 Ocak 1924 'te Türkiye Cumhuriyetine baş vurarak Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol imtiyazının kendisine verilmesini istemiştir. Fransa'dan kalkıp Van petrolüyle ilgilenen bu şahsın gayreti oldukça ilginçtir. Yapılan çalışmalar neticesi Fransız uyruklu Emil Mayen'e bu bölgenin işletme ruhsatının verilmesinin şimdilik mümkün olmadığı kararına varılmıştır. Yeni bir devlet kurulmuştur ve ülkemizde bu tür teşebbüslere iyi gözle bakılmaması oldukça normal sayılmalıdır. Fakat bu petrol de işletilmelidir. 27 Ağustos 1924'te yani müracaatının uygun olmadığı cevabının verildiği tarihten 8 ay sonra Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol imtiyazının Fransız uyruklu Emil Mayen'e devredilmesi için işlemlerin yapılmasına karar verildi ve Beşparmak ve Gürzüt köylerindeki Petrol artık Mayen tarafından işletilmeye başladı.

Beşparmak ve Gürzüt işletmesi bu şekilde yeniden çalıştırılmaya başlanmışken, 23 Ocak 1926'da ise Hereşik ve Amik köylerinde petrol aramak üzere Mustafa Fazıl'a daha önce verilen imtiyaz hissesinin bir kısmının İstanbul milletvekili Edip Servet'e devredilmesine karar verilerek bu bölgede işletme faaliyetleri başladı.

• 1 Ocak 1933 Başparmak ve Gürzüt köylerinde bulunan ve Emil Mayen'e ait petrol ve petrol madeni imtiyazının fesih muamelesinin yapılması için yoğun bir çalışma yapıldı. Fakat verilen kararda bu işletmenin feshedilmesi için bir sebep olmadığına hükmedildi.
• 25 Haziran 1937'de Başparmak ve Gürzüt köylerinde imtiyazı Emil Mayel'e ait petrol madeni imtiyazı Ağrı isyanından dolayı işletme yeteri kadar faal çalışamadığından fesh edildi.

Van'da petrolün macerası bu şekilde devam ederken 4 Haziran 1943'te Van Gölü civarındaki Petrol Madeni rezervleri hakkında bir araştırma daha yapılmasına karar verilir. Bu kararı da Şark Yıldızı romanı yazarı Hikmet Ilgaz Beye verilmesi uygun görülür. Hikmet Ilgaz'ın yazdığı roman Van için yazılmış en güzel ve en acıklı bir roman olup Van'ın Ermeni isyanı ve peşinden cereyan eden acılı günleri anlatmakta olup bu gün bile bir çok tarihçi Van Ermeni olaylarını anlatırken bu romanı tarihi belge olarak kullanır.

Hikmet Ilgaz'ın Van Petrolleri ile ilgili Raporu

"....Aradan onbeş sene geçmiş cihan harbi başlamış, Ruslar bölgeyi işgal etmişler ve petrol bölgesini işletmeye uygun görmüşler, Rusya'dan sondaj aletleri getirerek petrolü çıkararak işletmeye başlamışlar. Buraya yirmiye yakın bina yapmışlar. Günde iki ton mazot çıkarmaya başlamışlar. Bu da araçlara yetecek miktardadır. Ruslar geri çekilirken kuyuları kapatmışlar, bir daha işletilmesin diye de tahribat yapmışlardır. Ruslarla müttefik olan Fransızlar burada Rusların petrol işlettiğini duyunca Rusya'ya adamlar göndererek bu bölge ile ilgili istihbarat yapmışlar petrolün zengin olduğuna karar verince de (Emil Mayer) ruhsat için Türkiye Cumhuriyetine baş vurmuşlardır.

İngilizler de bölgedeki petrole merak sarmış, fakat bölgede yaptıkları sathi incelemede Türkiye'ye bu işletme hakkında olumsuz rapor vermiştir. Bölgede ulaşım problemi olduğundan ağır sondaj makinaları köye gelemediğinden yapılan tüm çalışmalar petrolün gerçek rezervini çıkarmaya yetmiyordu" İşte bütün dünyanın ilgilendiği ve imkansızlıklar yüzünden çıkarılamayan Van petrollerinin 50 yıllık macerası.

Van Valisi başta olmak üzere Devlet yetkililerinin deprem sonrası hafızasını bir kere daha yitiren VAN'a yapılabilecek en büyük iyilik bu petrolün rezervinin tespitidir.


YORUM EKLE