Türkiye'yi Yakıyorlardı

Tam 3 yıldır Haber Hergün’de Fethullah çetesini anlattık. Yırtındık, kendimizi parçaladık. Ne yazık ki, sesimizi duyuramadık. Tabloyu görünce de, açıkça hiçte beklemediğim bir sonuç çıkmadı.

Cumhurbaşkanının emir subayından, genelkurmay başkanının emir subaylığına kadar kadrolaşmış bir çetenin bürokrasiye bu kadar hâkim olmasına da, kendi adıma şaşırmadım.

Daha yıllar önce cemaat denen alçak çetenin başta ekonomi bürokrasisi olmak üzere, bakanlıkları teftiş kurulları vasıtasıyla kontrol ettiğini, özellikle ekonomi ile ilgili bakanlıkların çalışamaz hale getirildiğini, bununla esnaf ve sanatkârlarla tarım kesiminin sokağa dökülmek istendiğini boğazlarımızı yırtarcasına haykırdık.

Ayrıca ihracatın düşürülmesi için ihracatçılara vergi daireleri ve gümrük bürokratları tarafından zulüm yapıldığını defalarca anlattık.

Sadece bakanlıklar ve kuruluşlar değildi, kilitlenen. Özellikle büyük belediyelerin bürokrasisi de bunların her unsuruyla kölesi durumuna gelmişti. Ne yazık ki, bu konudaki çığlıklarımızı da duyuramadık.

Şimdi sadece sırf konuyu basitçe anlayabilmek için, yeniden İstanbul belediyesinde neler oldu bir hatırlayalım…

25 Mayıs’ta cumhurbaşkanının servisçi esnafıyla ilgili verdiği söz bir türlü karar haline dönüştürülemedi. Sayıları on binlerle ifade edilen servisçi esnafı hem o günden sonra piyasaya giren araçların fiyatları düşürmesiyle perişan oldu, hem de bir dönem sonra yol belgelerinin verilmemesi sebebiyle perişanlıkları daha da katlanır hale geldi.

Esnafın araçları ya haraç mezat satıldı, ya da hacizlerle ellerinden çıktı. Tahribat bununla da kalmadı. Bu kesime kredi veren esnaf kuruluşları da perişan oldu, yetmedi servisçi esnafına hizmet eden yüzlerce atölye kapandı, bu atölyelere malzeme veren esnaflarda perişan oldu.

Burada hedeflenen tek amaç vardı. İstanbul’un organize olması en kolay ve kalabalık esnaf topluluğu servisçi ve diğer şoför esnafını sokağa dökmek bu kesimin tetiklemesiyle ekonomiyi krize sokmaktı. Allah’tan meslek kuruluşları sabırlı ve soğukkanlı davrandı. Çetenin çok istediği sokak hareketleri oluşmadı.

Sadece bu kesimi mağdur etmediler. Yıllardır rafa kaldırarak oyaladıkları kentsel dönüşüm projeleri ile İstanbul’u özellikle depreme karşı riskli hale getirdiler, hem de büyük sayılara ulaşmış metruk binalarla terör örgütlerine manipüle edilmesi kolay insan tiplerine mekânlar oluşturdular.

Sadece iki kalemde İstanbul belediyesinde olanları söylüyoruz. Diğer yerlerdeki başka tahribatları yazmaya gazete köşelerimiz yetmez…

Bu sürecin en acı olanı da, tüm bu ihanetlerin bizzat bugün Türkiye’yi yönetenlerin yakınlarının da, bu projelerin içinde uygulayıcı rolde olmasıdır.

Bugün tamirat günüdür, sarma onarma günüdür. Başta başbakan ve hükümet olmak üzere, meclisinde desteği alınarak hemen onarıma girilmelidir.

Hızla başta esnaf sanatkâr ve tarım işletmelerinde oluşmuş tahribatlar giderilmeli, imalat sanayi ihracatçıları koşar hale getirilmelidir.

Türkiye’yi yakıyorlardı…

Allah (c.c.) milletimizi, devletimizi bir daha böyle sıkıntılara sokmasın inşallah…

Allah (c.c.) yar ve yardımcımız olsun…

YORUM EKLE