Türkiye , Azerbaycan Arasında Borçalı Bölgesi

Gürcistan, Azerbaycan Türkiye arasında geçiş bölgesinde önemli bir ülkedir. Türkiye’nin Doğuya açılan 3 kapısı vardır Gürcistan’dan sonra Ermenistan ve İran bu kapılardır. Ermenistan ile diplomatik ilişki olmadığından İran ile de bazı problemler yaşandığında tek güvenli geçiş Gürcistan’dır. Bu Azerbaycan açısından daha da belirgin olarak karşımıza çıkar. Nahçıvan’ın Azerbaycan ile toprak sınırı olmaması iletişimin ve ulaşımın İran üzerinden sağlanması İran ile Azerbaycan arasında vize rejiminin sürekli probleme dönüşmesi Azerbaycanı zaman zaman Nahçivan ile irtibatlarında zora sokmaktadır. Azerbaycan ile Türkiye arasında vize meselesi gündeme geldiğinde Azerbaycan tarafından İran ile yaşanan vize problemleri gündeme getirilerek vizesiz geçişler için ötelemeler yaşanmaktadır. Oysa Türkiye ile Gürcistan arasında vize olmadığı gibi pasaportsuz geçişler de söz konusudur.

Durum böyle olunca Türkiye’nin doğuya dolayısıyla Azerbaycan’a; Azerbaycan’ın da batıya Türkiye’ye açılan en sağlıklı ve güvenli yolu Gürcistan olmaktadır. Bu yolun mesela heyelan yüzünden kapandığı günlerde sınırda kilometrelerce TIR ve kamyon kuyruklarının oluştuğu görülmektedir. Bu yoğunluktan hem Azerbaycan ve hem de Azerbaycan üzerinden Türkiye ile ulaşım sağlayan diğer ülkeler etkilenmektedir. Durum böyle olunca alternatif geçişler gündeme gelmektedir.

Gürcistan ile Türkiye arasında 2 gümrük kapısı vardır bunlar Sarp sınır kapısıyla Batum’a ve Türkgözü kapısıyla da Ahıska bölgesine giriş yapılır. Bu iki kapıdan girildikten sonra yollar Tiflis’te buluşur ve oradan Borçalı üzerinden Azerbaycan ile geçiş kapısı olan Kırmızıköprü sınır kapısından Azerbaycan’a geçiş sağlanır. Türkiye’den 2 sınır kapısı ile yapılan geçiş Azerbaycan’a Tren yolu gümrüğünü saymazsak karayolu ile bir kapıdan geçilmektedir.

Borçalı neresidir

Gürcistan’ın Güneydoğusunda yer alan ve Azerbaycan’a giden yolun sağı ve solunda kalan bölgeye Borçalı denmektedir. Tiflis’in doğu tarafında hemen çıkışında başlayan Borçalı bölgesi Rustavi, Gardabani, Bolinisi, Dmainisi, Marneuli Laqodexi, Tetri-Tskaro Zalka, Sakareço Telavi, Karel, Kaspi, Qori, Mtsxeta rayonlarından oluşan bir bölgedir. Bölgenin en önemli özelliği nüfusu hakkında kesin rakamların verilemediği halkının Türk ve Müslüman olmasıdır. Yani bu bölgede yaşayan %90 halkın Türk olmasıdır. Gürcistan makamlarının 250 bin olarak verdiği rakamların eksik olduğu ileri sürülmektedir.

Tahmini rakamın ise 600 bin civarında olduğu yönündedir. Türkiyeden Gürcistan’a bakıldığında Gürcistan’da yaşayanların belki de devletin isminden olsa gerek herkesin Gürcü olduğu yönünde bir yanlış algı vardır. Bu yanlış anlaşılma İran için de geçerlidir. Gürcistan’da Türklerin dışında Ahıska Türkleri, Ermeniler, Ruslar, Rumlar, Yezidi Kürtler Gürcülerin kolu olarak ta kabul edilen Svanlar, ve değişik Kafkas halkları yaşamaktadır.

Gürcistan’da yaşayan Ermeniler ile Gürcülerin aralarında tarihi ve din sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunlar öyle kolay çözülebilecek sorunlar olmadığı gibi ki topluluk birbirini Hıristiyanlık inancının dışında değerlendirmektedir. Kadıköy konsiline kadar gider bu ayrılığın temeli Ermenilerin İran, Gürcülerin ise Bizans tarafını tutmalarına kadar dayanır. Dolayısıyla Gürcüler Ermeniler hakkında sürekli bir şüphe ile hareket eder ve onları güvenilmez olarak görürler. Ermenilerin yaşadığı coğrafya Gürcistan’nın güneyi Ermenistan sınırındadır.

Türkiye ile Azerbaycan kara yolunun üzerinde yer alan bu bölgeye Cevahiti denmektedir. Posof kapısından girip Ahıska’dan geçerek Cevahiti katedilerek Borçalıya ve oradan da Bakü’ye geçiş yapılmaktadır. Ayrıca Sadaklıdan da Ermenistana bir geçiş gümrük kapısı vardır. Cevahiti bölgesi ile Batum arası 50 km civarındadır bu mesafe Ermenistan’ı Karadeniz’e açılma konusunda iştahlandırmaktadır. Özellikle Gümrü sınır kapısı yolları belki de bu tehditten dolayı son derece bozuk ve ulaşımın neredeyse durmasına neden olabilecek şekilde tamire ihtiyaç duyulmaktadır.

Ermenistanın özellikle İrana uygulanan ambargo vesilesiyle transit ülke konumunda olması yeni arayışları da peşinden getirmişti. İran Batum limanına getirdiği malları Ermenistan üzerinde ülkesine taşımakta böylece uygulanan ambargo Ermenistan üzerinden delinmekteydi. Dolayısıyla İran-Ermenistan ittifakı Ermenistanı Gürcistan konusunda daha cesaretli davranmaya sevk etmişti. Ermenistanın bu cesareti ister istemez Cevahiti bölgesinde yaşayan Ermenilere cesaret verdiğinden ayrılıkçı faaliyetlerde son yıllarda ilerlemeler görülmüştür.

Gürcistan uğraştığı iç sorunlar yüzünden son derece hassas ve teyakkuz üzere hareket etmeye başlamıştır. Bu durumlar Gürcistanı Borçalı bölgesi için de aynı hassasiyetle ilgilenmeye sevk etmiştir. Oysa Cevahiti le Borçalının sosyal ve siyasal yapısı birbirine benzemezler.

Borçalıda yaşayanların çoğunluğu Türk’tür ve Azerbaycan Türkiye geçiş yolu üzerinde yaşayan bu Türklerin tahmin nüfusu ise 600 bin civarındadır.
Türkiye’nin ve Azerbaycan’ın Gürcistan politikaları toprak bütünlüğü esası üzerine olduğundan Gürcistan’ın Borçalı meselesinde endişe etmesine gerek yoktur. Zira Abhazya ve Güney Osetya meselesinde Gürcistan’ın toprak bütünlüğünü savunan Türkiye ve Azerbaycan Borçalı meselesinde bir ayrışığın ayrılıkçılığın destekçisi olmayacağını sürekli gündeme getirmiştir. Bu güven ve üst düzeydeki teminata rağmen Gürcistan bölge ile ilgili sürekli bir şüphe taşımaktadır. Bu şüphe ister istemez bölgenin istikrarına ekonomisine olumsuz etki yapmaktadır. Gürcistan güvenlik yaklaşımlarında ayrılıkçı bölge olarak ifade ettiği Abhazya Güney Osetya Acara Cevahiti ile Borçalıyı bir tutması aslında Gürcistan için içinden çıkılmaz bir yanlış yol olmuştur.

1990dan itibaren başlayan yıldırma harekâtı Borçalının nüfusunun önemli bir bölümünün Azerbaycana kaçmasına sebep olmuştu. Borçalı bölgesinde yaşayan Türkler yıllardır yaşadıkları atayurtlarını terk etmek zorunda kalırken geride kalanlar ise baskı altında yaşamaya çalışmıştır. Bu süreçte Azerbaycan Borçalı bölgesinin yaşayan halkını kendi soydaşı Azerbaycanlı olarak anmaya başlamıştır. Bu sürülme ve Borçalının dağıtılma devri çok uzun sürmedi Gamsahurdiya dönemi en problemli dönem olarak tarihe geçerken Şvardnadze dönemi biraz daha iyileşmenin yaşandığı dönem olarak anılmaya başlandı. Ama Borçalı için Saakaşvili dönem daha olumlu bir atmosferde geçti.

10 yıllık Saakaşvili dönemi Gürcistan’da yenileme dönemi olarak tarihe geçecektir. Rüşvetin büyük oranda kalktığı ve demokratik seçimlerin yapılabildiği bir ülke halin gelen Gürcistan’da Borçalı Türkler bu gelişmelerden yeteri kadar nasibini alamamıştır. Saakaşvili döneminde Gürcistan iç ve dış olaylarda kayda değer ilerlemeler kaydederken Borçalı Türkleri konusunda evhamlarla hareket ederek ayrılıkçı beklentileri ön plana çıkaran vehimlerin uygulamalarını göstermişlerdir. Saakaşvili Gürcistan’ın ana sorunu iç problemleri sınıflandırmadan hepsine toptancı bir mantıkla yaklaşmasıdır. Abhazya ve Güney Osetya bağımsızlıklarını elde ederken Borçalı bölgesinin de Abhaz ve Oset örneklerinden hareketle bağımsızlık mücadelesine girişebilecekleri beklentisi Gürcistan’ı yanıltmıştır. Borçalının tarihi dinamikleri Abhazya Osetya ve Cevahit sorunlarıyla örtüşmemektedir.

Saakaşvili bu gerçekleri göremeden siyasal ömrünü tamamlamıştır. Gamsahurdiya ile başlayan Şvardnadze ile devam eden ve Saakaşvili döneminde bir nebze olsun rahatlayan Gürcistan’ın Borçalı politikası yeni dönemde ciddi beklentileri peşinden getirmektedir. Özellikle genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hem Azerbaycan ve hem de Türkiye Borçalı Türklerine Saakaşvili iktidarına destek olmaları konusunda telkinlerde bulunmuşlardır.

Bu telkinlere rağmen Borçalı Türkleri Gürcistan devletinin bir parçası olarak seçimlere iştirak etmişler ve Gürcistan parlamentosuna 3 milletvekili girmesin sağlamışlardır. Parlamento seçimlerinde daha çok Saakaşvili’nin desteklediği parti ön plana çıkarken ki bunda Azerbaycan ve Türkiye’nin de etkisi göz ardı edilemez. Fakat cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Borçalı Türkleri Bidzina İvanişvilnin desteklediği adayı destekleyerek seçilmesine büyük katkı sağlamışlardır. Böylece ilk defa Borçalı Türkleri kendi özgür iradelerini kullanarak Gürcistan sisteminde yer bulmuşlardır.

Yeni dönemde Borçalı Türkleri üzerlerinde adı konmamış ayrılıkçı damgasını silecekler ve sisteme dahil olacaklardır. Seçim süreci ve Gürcistan’da yeni bir dönemin başlaması Azerbaycan ile Türkiye arasına sıkışmış Borçalı Türkleri için yeni bir dönemin başlangıcı olacaktır.

Türkiye’nin Gürcistan ile ilişkiler bağlamında önceliğini Batum bölgesine vermesi Borçalıyı bakir bir alana çevirmiştir. Hatta bölgede Azerbaycan’ın çoğu zaman tek başına hareket etmesi Türkiye’nin de Azerbaycana bu anlamda destek olması bölgede yaşayan Türkler için uzun vadede bir şansa dönüşecek fırsatlar oluşturacaktır.

Borçalı ne Azerbaycan’ın Gürcistan’a uzantısı ne de Türkiye’nin yardımına muhtaç değil, Borçalı kendi ayakları üzerinde durarak Gürcistan sistemine dahil olabilecek bir dinamik yakalamıştır. Burada Gürcistan devletine büyük sorumluluk düşmektedir. Öncelikle Borçalı Osetya ve ya Abhazya değil, Cevahiti ise hiç değil. Borçalı genç çalışkan nüfusuyla Gürcistan sisteminin gelecek teminatıdır.

Hasan Oktay

YORUM EKLE