Türk Milliyetçileri, Ülkücüler Ne Yapmalıdır!

An itibariyle Anayasa’nın 119, 120,121’nci maddelerine dayanarak Türkiye’de 3 ay süreyle “Olağanüstü Hal” (OHAL) ilan edildi.
 
15 Temmuz darbe girişimi (ben tiyatro diyorum)  üzerinden birkaç gün geçti birçok şey yavaş yavaş kamuoyunun bilgisine dahil oluyor.
 
Bugün gelinen nokta kısa sürede gelinen bir durum değildir!
 
Kısaca bugün  “FTEÖ” adı ile tanımlanan yapı ile mevcut iktidar arasındaki ilişkinin en az 14 yıllık bir mazisi olduğu Türk Kamuoyunun malumudur.
 
Bu çerçevede 15 Temmuz “Darbe Teşebbüsü” kapsamında Türk Milliyetçileri/Ülkücüler’in yapmaları gerekenler, izlemesi gereken yol ile ilgili düşüncelerim bu yazın konusunu teşkil etmektedir.
 
1-     Türk Milliyetçileri/Ülkücülerin siyasi olarak tek temsil yeri olan MHP , Genel Merkezde ve bütün illerde “Olağanüstü Hal Uygulamalarını İzleme Komiteleri” oluşturmalıdır. Zira bu hassas dönemde hukuk ilkeleri içinde kalınması hem içte hem de dünyaya karşı önem arz etmektedir. Aksi taktirde Türkiye’nin ekonomik ve sosyal yönden ciddi zorluklarla karşılaşması söz konusu olacaktır.
 
2-     AKP –Cemaat ilişkisinin en net şekilde deşifre olduğu “Ergenekon/Balyoz” ve türevi davalar sonucunda kamudaki görevlerini kaybeden,yıllarca hapis yatan,cezaevlerinde hayatlarını kaybeden,iftiralar sonucu gururuna yediremeyip intihar eden,aileleri dağılan,işleri dağıtılan,özlük haklarını kaybeden vatandaşlarımız mevcuttur. Bunların haklarının hukuklarının yeniden değerlendirmeye tabi tutularak “İade-yi İtibar”  yapılması konusunda MHP’nin ,Türk Milliyetçileri/Ülkücülerin Türk Milletine öncülük etmeleri gerekmektedir.
 
3-     Bugün Türkiye Cumhuriyetine karşı bir darbe teşebbüsüne bulunan yapının,ilköğretim lise, askeri okullar, polis kolejleri giriş sınavlarında hukuksuz ve usulsüz davrandıkları, ÖSYM ve KPSS sınavlarında da da aynı şekilde işlemlerde bulundukları noktasında ciddi iddialar bulunmaktadır. MHP, Türk Milliyetçileri/Ülkücüler hiçbir ayrım yapmadan hakları gasp edilen vatandaşlarımızın haklarının iadesi noktasında takipçi olmalıdır. Bu çok önemli bir husustur. 
 
4-     Devlet kadrolarında “FETÖ” temizliği yapılıyor başlığı altında yapılan işlemlerde sap ile samanın karıştırılmaması, kurunun yanında yaşın da yanmaması için AKP hükümetinin bütün muhalefet partileri ile “Milli Mutabakat” denilebilecek bir çerçevede ilişkide bulunması ve Türk Milletinin doğru bilgilendirilmesi  MHP, Türk Milliyetçileri/Ülkücüler  tarafından sağlanmalıdır,bu hususta azami dikkatli olunmalıdır. Zira AKP’nin bu süreci kendi lehinde kullanma riski sürpriz olmaz.
 
5-     Türk Milliyetçileri/Ülkücüler AKP-Cemaat ilişkisi sonunda gelinen 15 Temmuz “Darbe Teşebbüsü” ile ilgili olarak sadece asker, bürokrat ve devlet memurları ile sınırlı kalınmamasını ve 14 yıllık AKP iktidarında Türkiye Cumhuriyetinin tarihinde birçok ilkin yaşandığı 15 Temmuz “Darbe Girişimi” ile ilişkili olan siyasetçilerin de takipçisi olmalıdır. Siyasi sorumlular da hukuk kuralları çerçevesinde Türk Milleti’ne hesap vermelidir.
 
 
“Felaket başa gelmeden evvel önleyici ve koruyucu tedbirleri düşünmek lazımdır, geldikten sonra dövünmenin yararı yoktur.” (M. Kemal ATATÜRK)
YORUM EKLE