Türk Birliği Mecburiyeti

 İdeolojiler insani ise vasıfları uygulanabilirliği ama en önemlisi coğrafi gerçekliği varsa anlamlıdır. Bundan dolayıdır ki, Türk birliği fikri doğru fikirdir. Türk birliği fikrine dayalı ekonomik, sosyal, kültürel projeleri karşılığı olan projelerdir. Bu coğrafyanın yegâne gerçeğidir. Türk’ler 2000 yıllık maceraları sonucu bölgede diğer halklarla da güçlü, vazgeçilmez akrabalık bağları oluşturmuştur. Bu gerçeklikle milletimizin ve kadim devletimizin en büyük avantajıdır.

Türk’lerin yaşadıkları bölgelerin enerji kaynaklarının zenginliği, iklim şartları, nüfus oranı da, ayrı bir güç, kudret göstergesidir. Binlerce yıldır oluşturduğu kültür birikimi, devlet yönetme yeteneği varlığını her şartta devam ettirme kararlılığı da ayrı bir avantajdır. Hele ki, aynı milletin 6 cumhuriyeti olması onlarca muhtar cumhuriyetin bulunması nimet ötesi durumdur.

2000 yıldır devlet geleneğini temsil eden Türkiye cumhuriyetinin, tüm coğrafyanın dinamiklerini, avantajlarını göze alarak artık yüz yıllık bir vizyon oluşturma mecburiyeti vardır. Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan’la oluşturacak güç birliği ile önce Kıbrıs Türk cumhuriyetinin tanınması sağlanmalı. Kıbrıs’ında içinde olacağı bir devletler birliği ile dünyanın karşısına bir medeniyet projesi ve iddiasıyla çıkılmalıdır.

Devletlerin alacağı kararlar içerisinde yaşayan milletin arzusuyla oluşur. Türk milleti 6 devleti ile tüm coğrafyada bu arzuyu ve kararlılığı ortaya koyacak çalışmalar bizzat milletin kendisi milletin oluşturduğu kurum ve kuruluşlar tarafından yapılmalıdır. Tüm Türk coğrafyasında bu isteği ve talebi hissettirecek organizasyonlar sıklıkla uygulamaya konmalıdır. Coğrafyanın bütününde oluşmuş mağduriyetler tüm coğrafya tarafından tek sesle dile getirilmelidir.

Meslek odalarından sportif federasyonlara, kültürel çalışmalar yapan derneklerden üniversitelere kadar tüm kurum ve kuruluşların Türk birliği fikrine katkı sunması sağlanmalıdır.

Hızla tüm Türk devletlerinin içinde olduğu akademisyenler, sporcular, işadamları, politikacılar sıklıkla bir araya gelmeli. Özellikle tüm coğrafyanın büyük avantajı olan genç nüfusun kaynaşması sağlanmalıdır.

Bugün Türk coğrafyasının en stratejik yerlerinde oluk, oluk kan akmaktadır. Irak, Türkmen bölgeleri başta Musul ve Kerkük olmak üzere Suriye’de Halep’ten Laskiye’ye kadar olan bölge yine Kırım yıllardır Ermeni işgalindeki Karabağ meselesi hemen hal yoluna koyulması gereken Türk dünyasının acil meseleleridir.

Kangrene dönmüş Doğu Türkistan meselesi ayrı bir dram, ayrı bir muammadır. Tüm bu meseleleri yeniden gündeme getirmek için her şeyiyle sivil bir organizasyon olan ve bu sene 19. ‘su yapılacak olan Yalova Türk Boyları Kültür Şöleni adlı organizasyonla YAFEM derneği de, Türk birliği fikrine hizmet etmeyi amaçlıyor.

Bu yıl “ Vatan mücadelesi veren Türk toplulukları ” konulu toplantı, bölgelerin şahsına münhasır durumlar dolayısıyla da, daha da önem kazanıyor.

Bu yıl bölge liderlerinden; Kırım adına Cemiloğlu, Azerbaycan adına Paşayeva, Doğu Türkistan adına İsmail Cengiz, Irak Türkmenleri adına Erşat Salih, Suriye Türkmenleri adına Abdurrahman Aga'nın organizasyonuna katılarak problemlerin yeniden dünya gündemine taşınmasına vesile olacak.

Peki, bu çalışmalar yeterli mi?

Tabi ki, hayır.

300 milyonluk Türk âlemi topyekün meselelerine sahip çıkmalı.

Türk birliği oluşmadan, Türk dünyasının rahata, huzura eremeyeceği her Türk ferdi tarafından anlaşılmalı.

Yaşasın, Dünya Türklüğünün Birlik Mücadelesi.

Yaşasın, Turan kavgamız.

Var olun…

YORUM EKLE