Turan Kavgamız ve MHP

 Türk milliyetçiliğin fikir dinamiğini Türkiye dışında yaşayan Türklerin varlığı, Türkiye’nin de güçlü devlet iddiası oluşturur.       
40 senedir kavgamız budur.

Türkiye’nin idari, sanayi ve iktisadi olarak dünya devletleri ile rekabet eder hale gelmesi sağlıkta, milli eğitimde, imarda, iskânda vs. millete yakışır seviyeyi yakalamasıdır. Türk milliyetçiliği ancak kendini var eden dinamiklerini çalıştırdığı ölçüde başarılı olur ciddiye alınır.   

Bu bakış açısıyla Türk milliyetçiliğinin siyasi organı MHP’ye bakalım ve analiz edelim.    

Bugün itibarıyla altın çanak diye tabir edilen Türkmen bölgesi hem ESAD, hem PKK unsurları hem de İŞİD’in işgali altında Musul, Kerkük, Halep ve Unkasır hattında yaşayan 7 milyon Türkmen nüfusunun yaklaşık 4 milyonu yerlerini, yurtlarını terk etmiş vaziyetteler.

1 - 15 milyon arası Irak, Suriye ve Türkmen nüfusu ülkemizde iltica etmiş durumda.   

Bu tespitleri yaptıktan sonra tüm Türk dünyasının gözünün de Türkiye ve özellikle ülkücü hareketin siyasi organizasyonu MHP’nin ne yaptığının tespitini de yaparak bu günkü durumu değerlendirelim.
Suriye ve Kuzey Irak’taki Türkmen katliamına ne yazık ki MHP kurumsal olarak yeteri kadar tavır koyamadı. Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın gayretleri ve Ülkü ocakları genel başkanının bizzat toplanan yardımları bölgeye getirmesi haricinde akıllarda kalan bir çalışmadan kamuoyunun pek haberi olmadı.

Hâlbuki MHP bütün yurt sathında Mitingler, Konferanslar yapabilir; Türkiye’de gündem oluşturabilirdi. Avrupa teşkilatları vasıtasıyla Avrupa’da, Amerika’da kamuoyunu canlı tutabilirdi. Hükümetle temaslarını sağlıklı kurarak meseleyi iç siyaset malzemesi yapmadan Türkmenlerin mağduriyetine omuz verebilirdi. Ne yazık ki, bunların hiçbiri olmadı, becerilemedi.

 Türk ve dünya kamuoyunu tatmin edecek çözüm önerileri de sunulamadı. Irak’ın ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumasını istiyoruz demekten başka bir şey kamuoyuna denemedi. Hâlbuki Musul’dan Lazkiye’ye kadar ki bölge güvenli hatta çevrilmesi zorlanabilinir, milyonlarca Türkmen perişan olmaz. Türkiye’nin sınırları kevgire dönmezdi.

Ülkeleri yöneten iktidarların uygulamalarını muhalefet belirler. Güçlü muhalefetlerin olduğu yerlerde iktidarlar özellikle dış politikalarda hata yapamazlar.

MHP’nin konuyu geçiştirmesi CHP’nin ESAD ve Baas sevdası, iktidarında öngörüsüz politikaları tüm bölge halklarıyla beraber Türkmenlerinde perişan olmasına vesile oldu. Kırım diyemeyen Musul’a sessiz kalan Halep’i gündemine alamayan Türk birliği misyonlu bir siyasi organizasyonda ne yazık ki, Türk milleti için umut olmaktan çıktı. 

Böylesine bir düzlemde Türkiye seçime giriyor, iktidarını arıyor.

Yılladır teşkilat yapısını Türkiye’yi yönetmeye göre değil, kongrelere göre dizayn etmiş MHP’den de insanlar ışık bekliyor.

Süreç geçilmiş gibi görünse de çıkmamış candan umut kesilmez misali hep beraber Balgat’a bakıyor, acaba netice olacak hamleler, ataklar olur mu diye gözlemeye devam ediyoruz.

Acaba boşuna mı bekliyoruz?
YORUM EKLE