Tunceli Yollarına Düşen Ülküdaşlarım

Yola çıktığınız andan itibaren yüreğinizi saran sıcaklık ve korkusuzluğu, gönlünüzü saran muhabbeti daha önce kaç defa yaşadınız?
Yolculuk süresince ülkücü olmanın "hal" ve "hareket" ehli olduğunu hissettiniz değil mi?
Ruhunuzu saran sıcaklığı en son hangi kutsal ibadetten sonra bu kadar içten hissetmiştiniz?
Göğsünüzden bir yanardağ gibi fışkıran ülkümüzün alevi en son sizi ne zaman hıçkırarak ağlatmıştı?
Yol boyu sıkılmış yumruklarınla boğazına düğümlenen hıçkırıklar en son ne zaman bu kadar çoğalmıştı.
Hayatının anlam kazandığını her hücrende hissettiğin böyle kaç yolculuk ve olay yaşadın son yıllarda?
Yüreğinle dünyayı kapladığını hissettin değil mi?
Korkusuzluğunla birleşen cesaretin, Türk milletinin düşmanlarının sayısını ve gücünü sinek kadar hissettirdi sana değil mi?
Cebindeki paranı böyle yolculuklarda ülküdaşınla nasıl kolay paylaştığını ve senin için ne kadar önemsiz hale geldiğini birlikte yemek için somun ekmek, peynir alırken fark ettin değil mi?
Mukadder ölümün bir mükâfat olarak her kula nasip olamayacağını biliyordun ama o mükafâtı kazanmaya ne kadar yakın olduğunu o yolculukta hissettin değil mi?
O zaman fark ettin değil mi şairin mısralarında bahsettiği "ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türklerin son nesli sensin?
O yolculukta ülküdaşım, o yolculukta fark ettin mi Türk milletinin istikbalinin ve istiklalinin kaderi senin omuzlarında kutsal bir görev olarak şerefle duruyor.
Fark ettin değil mi Ülkü Ocakları'nın ateş'i söndü diye umutlananların aksine bir ufak üfleme ile kor gibi ocağın tutuşacağını?

Ve artık düşünmelisin on iki yıldır bu hasretlik niye diye.
Ülkücü mücadelenin eğitim sürecinin sadece teorik seminerler ve tek sesli beyanat ve nutuklar olamayacağını artık biliyor olmalısın.
Akla lazım olan bilgilerin seminerlerle ve nutuklarla öğrenildiğini, fakat ruhunun ve kalbinin ihtiyacı olan, seni manen zenginleştirecek eğitimin sahalarda ve cephelerde olduğunu artık unutmamalısın.

Unutma ki 1980 öncesi " ülkücü" sıfatını bu kutsal harekete kazandıran nesil, dün senin Tunceli yollarında yaşadığın muhteşem hali, gururu ve mutluluğu o günlerde yirmi dört saat aralıksız yaşayan ve yaşatan bir nesildi.

Birliğin, gücün, şahlanışın ve iktidara giden yolun sadece şahıslarda değil doğru hedeflerde cesaret ve kararlılıkla atılacak adımlarda olduğunu artık kavramış ve anlamış olmalısın.

Ülküdaşım hareketsizliğe, atalete ve bir türlü gerekçesi izah edilemeyen, anlaşılamayan dengelere dayalı sessizliğe artık müsaade edilmemeli.
Artık yapıcı fakat kararlı duruşun sahibi olmak zamanıdır.

Çünkü 2015 Haziran seçimleri iyi ya da kötü şeylerin başlangıcı olacaktır.
Ve bu seçimlerin iyi şeylerin başlangıcı olmasının anahtarı sadece MHP’nin ve ülkücülerin elindedir.
Allah'a cc emanet olun.

Hakkı Şafak SES




YORUM EKLE