Tüketici Kredilerinde Yeni Dönem!

 22 Mayıs 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve yayımından 6 ay sonra yürürlüğe girmesi öngörülen Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği 22 Kasım 2015 tarihinde yürürlüğe girdi.

Vatandaşımızın uzun zamandır günlük hayatını zaruri ihtiyaçlarını karşılamak için bir kaynak olarak gördüğü “Tüketici Kredileri” ile ilgili olarak 22 Kasım tarihinden itibaren yeni bir dönem başlamıştır.

Geniş kitleleri ilgilendiren yeni düzenlemeler bu yazımızın konusudur.

Yeni düzenlemede en önemli hususlardan birisi “Cayma Hakkı” ‘dır! Buna göre; Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin tüketici kredisi sözleşmesinden cayma hakkına sahiptir. (*)

İlgili yönetmelik ile tüketicilerin kredi kuruluşları tarafından “Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Yükümlülüğü” belirli süreli ve belirsiz süreli tüketici sözleşmeleri ile ilgili olarak ayrı ayrı ve detaylı olarak düzenlenmiştir. Böylece tüketicilerin korunması amaçlanmıştır!

Söz konusu yönetmelikle temerrüt hali dâhil “Bileşik Faiz” uygulamasına da son verilmiştir. Bu husus sözleşme öncesinde kredi kullandırılan kurum tarafından tüketiciye bildirilmesi gereken yükümlülükler arasında yer almaktadır.

Tüketicilerin öteden beri şikâyet ettikleri bir konu da kredi kullanımı ile beraber tüketicinin zorunlu hayat sigortası yaptırması idi. Bu zorunluluk tüketicinin yazılı veya kalıcı veri saklayıcısı aracılığıyla açık talebi olmaksızın kredi ile ilgili sigorta yaptırılamayacağı düzenlendi. Tüketicinin sigorta yaptırmak istemesi hâlinde, istediği sigorta şirketinden sağladığı teminat, kredi veren tarafından kabul edilmek zorundadır.

Önemli bir düzenleme de tüketicilerin vadesi gelmemiş taksitlerinin tamamını veya bir kısmını ödemeleri halinde tüketicinin peşin ya da daha önceki taksitlerle ödemiş olduğu faizlerden de akdi faiz oranı üzerinden indirim hakkına sahip olmalarıdır! Zira tüketici kredilerinde geri ödemelerde öncelikle kredi tutarları tahsil edilmektedir.

Temerrüde düşülmesi halinde gecikme faizi anapara üzerinden hesaplanacaktır.

Bunun yanı sıra tüketicinin açık talimatı olmaksızın tüketici kredisi sözleşmeleri ile ilişkili bir kredili mevduat hesabı sözleşmesi yapılamayacaktır. Tüketici kredisi sözleşmelerine ilişkin bir hesap açılması ve bu hesaptan sadece kredi ile ilgili işlemler yapılması durumunda, tüketiciden bu hesaba ilişkin herhangi bir isim altında ücret veya masraf talep edilemeyecek ve bu hesabın, tüketicinin aksine yazılı talebi olmaması hâlinde kredinin ödenmesi ile kapatılacaktır.


Bugün Türkiye’de 53 Milyon aktif nüfusta tüketici kredisi kullanmayan insan sayısının çok azaldığı dikkate alındığında bu yazımızda konu ettiğimiz düzenlemeler tüketici lehindir.

Ancak esas olan vatandaşımızın geleceğini ipotek altına alan tüketici kredisi/kredi kartları sarmalından bir ana önce kurtaracak temel politikaların uygulanmasıdır. Aksi takdirde gidişat vatandaşlarımızın maddi, manevi ve ruhsal bunalımlara düşmesine doğru süratle gitmektedir!

Çare Türkiye’nin topyekûn ve ivedi olarak tüketim ekonomisinden mal ve hizmet üretimine geçmesidir…

“Borç Yiyen Kesesinden Yer!” (Türk Atasözü)


(*) Tüketici Kredisi Sözleşmeleri Yönetmeliği/22 Mayıs 2015 tarihli R.G.

YORUM EKLE