Tek Çete Var

Birden bire garip bir şekilde iki polisiye olaydan sonra, 35 çetenin varlığından bahsedilmeye ve bunların adeta Türkiye’yi yönetiyor iddiasıyla algı operasyonu oluşturulmaya başlandı.

Önce bir realitenin altını çizelim; Son yıllarda çıkarılan bazı kanunların ve kararnamelerin hatalı uygulanması sonucu asayiş olaylarının arttığı inkâr edilemez bir gerçek olarak karşımızda duruyor.

Ayrıca ülke siyasetinin çizdiği ve devlet politikası haline getirdiği bazı uygulamalarında bu süreci tetiklediği inkâr edilemez.

Tüm bunlara rağmen Türkiye’de hukuka, emniyet güçlerine, orduya, maliye bürokrasisine, milli eğitime, finans kuruluşlarına, gümrüklere, diğer ekonomik organlara hükmedecek ve bu unsurları kullanarak ticareti manipüle ederek kar sağlayacak bir tek çete vardır, oda Fethullah çetesidir.

Bu sözlerimi ne kızgınlıkla nede bu günkü hükümet cemaat kavgasına bakarak söylüyorum; İspatı daha 90’lı yılların başında “ Tempo” dergisine verdiğim röportajdadır.

Yine iddia ediyorum ki, cumhuriyet tarihinde Baas unsurlarının Türkiye uzantılarının haricinde hiçbir grup, zümre bu yapı kadar devletin, milletin oluşturduğu resmi ve sivil yapılara nüfus etmemişti. Hiçbirinin tahribatı bu kadar güçlü olmamıştı.

Bugün baş belası denen bütün problemlere bakın. Dibinde bunların kurduğu oyunları, bunların talepleriyle çıkan kanunları ve bu hazırlıklar sonunda bunların büyük kaynaklara kavuştuğunu, bu oluşturulan kaynaklarla Türkiye’nin manipüle edildiğini görürsünüz.

Milli eğitimin imtihan modellerinden sağlık bakanlığının aşı politikalarına kadar, kamu ihalelerinden Türkiye’nin Çin mallarına boğulmasına kadar ki tüm süreçlerde bunların finans kurumlarının, bunların şirketlerinin başrol oynadığına şahit olursunuz.

Hiçbir denetime tabii tutulamayan örgüt yapıları, ticari, bürokratik, ekonomik teşkilatlanma modelleri, mağduriyetler ve duygu sömürüsü üzerine inşa ettikleri felsefeleri belki de Türk milletinin on yıllarca düzeltemeyeceği tahribatlara sebep olmuştur.

Sadece yaptıkları bir kaç vakaya bakalım ve kararı siz Haberhergün ailesine bırakalım.

Milli eğitimde kurdukları sistemle Türkiye’yi on yıllarca dershanelerine mahkûm ettiler. Yine sistemin parçası olarak organize ettikleri imtihan sistemiyle hem istedikleri insanları memuriyet kadrolarına yerleştirdiler hem de imtihanlara hazırlanan milyonlarca insanı uyarıcı haplarla manyak ettiler.

Gümrüklerde yaptıkları hokkabazlıklara, kaçak et operasyonlarının dibine bakın. Kaçak eti Türkiye’ye sokanlara, kaçak etin girmesi sonucunda hayvancılığının düştüğü durumları görün. Buna bağlı olarak deri sektörünün nasıl yerle bir olduğunu, bu operasyonların sonucunda deri ve mamul ithalatının nasıl patladığını göz önüne getirin. Biraz kolları budandı. Kaçak etler kanserojen maddelerden yapılan deri mamulleri ayakkabılar ortaya çıkmaya başladı.

Sağlık bakanlığının bunların kontrolündeyken yaptığı aşı kampanyalarını bir düşünün. Milleti teşvik ederek yaptıkları aşıların tahribatlarını doktorlar daha yeni dillendirmeye başladılar. Sırf cemaat şirketleri para kazanacak diye yapılan ithalatların bedelini millet sağlığını belki de tümden kaybederek ödüyor.

Kadınlardaki düşük oranlarının artmasını, erkeklerdeki depresif hastalıkların katlanması peş peşe yapılan bu aşılara bağlanıyor.

Sağır sultan biliyor ki, Dalan’ın ve Haberal’ın başına gelenler bunların ellerinde bulunan okulların ve hastanelerin cemaat tarafından alınma isteğidir. Yine orduya yapılan ve özellikle deniz kuvvetlerine yapılan operasyonun ana sebebi hücumbotu ve helikopter ihaleleridir.

Daha böyle binlerce vaka örneklendirilebilir.

Bu iddialarımı her zeminde ve her zaman ispatlamaya hazırım. İddialarımın sonuna kadar arkasındayım.

Peki, tüm bunları sadece ben mi biliyorum?

Tabii ki, hayır…

Allah’tan bu ülkenin temiz süt emmiş cesur bürokratları var.

Tabii ki, bu milletin binlerce yıllık devlet tecrübesi var.

Öyleyse sağda, solda çete falan aramaya gerek yok.

Çete orda hem de Baas unsurlarıyla ortak hareket eder vaziyette;

Türkiye bu çeteyi mutlaka elbirliği ile tasfiye etmelidir.

Hiçbir komplekse kapılmadan bu bela yok edilmelidir.


YORUM EKLE