Tanrı Dağı'na Mektup !

 Size bu mektubu, karanlık bir gecenin ayaz tutmuş çaresizliğinde yazıyorum. Af dileyebilecek kadar cesaretim yok. Korkuyorum. Ya affetmezseniz !

Siz gittiğiniz de, bu davanın en büyük acısını yerleştirdik yüreğimize ve gayrısı bükemez boynumuzu sanmıştım.

Tövbe ! Yanılmışım.

Beterin beteri varmış BAŞBUĞ'um !

Sizin aziz hatıranıza, apaçık ihanetteyiz efendim.

En büyük acı; Sizin kabrinize gitmeye utanmakmış meğer. Utanıyorum BAŞBUĞ'um !

Giderken, davayı bize bizi de Allah'a emanet etmiştiniz. Şükür, hak olan davanın hürmetinden midir nedir, hepimiz turp gibiyiz.Allah'a emanet edilen emniyettedir.

Bize emanet ettiğiniz davaya gelince, halimiz perişan BAŞBUĞ'um.

Bu günlerde, yine bir kargaşa aldı bizim buraları. Öyle bir kargaşa ki, 15 yıldır tekrarlanıp duran kavganın dibine tutmuş hali. Vallahi düşman uğraşsa, bu kadar bölemezdi bizi. Canım kanıyor efendim.

Bu seçimi de kaybettik. Seçim günü başladı kavga. Makamınızın emanetçisi, Devlet Beğ'imizin istifa etmesini isteyen ülküdaşlarımızla istemeyen ülküdaşlarımız birbirlerine düştü. Düştü dedim ya, abartmadım efendim. Fazlası var eksiği yok size anlatacaklarımın.

Er hatununu, can cananını, dost ahbabını tanımaz oldu. ÇAY muhabbetinin öz gardaşları, şimdinin can düşmanı BAŞBUĞ'um !

Siz '' EVLATLARIM'' derdiniz, biz öz gardaş olduğumuza iman ederdik. Ülkücü Ülkücünün öz gardaşıdır deyip, verirdik sırt sırta. Şimdi yan yana yürüyemiyoruz BAŞBUĞ'um.

''Demokrasi '' kelimesinden vazgeçtik, Ülkücü ülkücüye sövüyor efendim. Herkes kendince mükemmel, herkes kendi kadar demokratik. Hele bir de tehditler var ki, yeryüzünde o tehdidi kimse bir ülkücüye edemez. Kardeş kardeşe kıyamaz sanırdım BAŞBUĞ'um.

Ekmeğiyle tehdit edilen, ekmeğini

Şerefiyle tehdit edilen, şerefini

Fikrine kurşun sıkılan, fikrini, alıp gidiyor.

Safların seyrek olanı makbul diyorlar, saflar seyreldikçe yılanlar dolduruyor boşluğu, secdeye varanı sokuyorlar. Yılanların korkusundan, kıblemizi şaşırdık BAŞBUĞ'um !

Halimiz yaman, bu veballe içtiğimiz su haram, haramı helal deyip besmele ile içer olduk BAŞBUĞ'um.

Ben ki, sizi görmeden seven aciz bir neferiniz, ''yaşın kadar konuş'' deyip ötelenen bir Bozkurt'unuz, eylemleri eyleme geçer korkusuyla, eyleme geçirmeden kafasına vurulan askerlerinizden en aşağıda yer alanıyım. Bu davanın mükemmelliğine olan imanımla yalvarıyorum size ; BİR GECE YARISI, ÇATIK KAŞLARINIZLA PARÇALANSIN DÜŞLERİMİZ.

''ÜLKESİNİ SEVENLER BİR ADIM ÖNE ÇIKSIN, GAYRINIZ SUSSUN. KAFİRİN ZULMÜ 80 YIL YIKMADI BENİ, SIZLATTIĞINIZ KEMİKLERİM SIRATTAN ATEŞE ATACAK CÜMLENİZİ '' deyip, titretin bizi BAŞBUĞ'um !!!

YORUM EKLE