Suriye'den 'Çırak Çıkmak!'

 Türkçe deyim yönünden zengin bir dildir! “Çırak Çıkmak” da bunlardan biri! Deyimin anlamı Açığa çıkmak, faydalanamamak” olarak yer almaktadır Türkçe Deyimler sözlüğünde.
 
Suriye Türkiye ile yaklaşık 911 Km uzunluğunda bir sınıra sahip komşu bir ülke.
 
Türkiye –Suriye ilişkileri çok da sıcak olmayan iki ülke konumundadır. Suriye özellikle baba Hafız ESAD zamanında apo’yu Beka vadisinde ve Şam’da uzun süre korumuş ve kollamıştır.
 
Mesut YILMAZ Hükümeti zamanında Türkiye’nin baskıları ile 9 Ekim 1998 tarihinde apo Suriye’yi terk etmek durumunda kalmıştır.
 
2002 yılında AKP’nin iktidara gelmesi ile Suriye-Türkiye ilişkilerinde dış politika dışında bu defa Beşer ESAD-Recep Tayyip ERDOĞAN ilişkilerine dönüşen bir dönem başlamıştır.
 
Hatırlayalım! Esad ve eşinin Erdoğan ailesi ile Bodrum’da birlikte yaptıkları tatil ile gündeme geldiler. Daha sonra iki ülkenin Bakanlar Kurulu müşterek toplantı yaptılar.13 Ekim 2009’da Türkiye ve Suriye arasında iki ülkenin toplam on bakanının katılımıyla Halep ve Gaziantep’te Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 1. Bakanlar Kurulu toplantısı yapılmıştı.,
 
 Toplantıyı değerlendiren Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ilişkilerin vizyonunun, "Ortak kader, ortak tarih, ortak gelecek" olduğunu söylemişti. Aynı yılın Aralık ayında benzer bir toplantı Şam'da yapıldı.
 
Kuzey Irak, İran,Suriye ve Türkiye’nin Güneydoğu Anadolu Bölgesini içine alan “Büyük Kürdistan” hayali ve ABD başta olmak üzere batılı emperyalist ülkelerin mevcut coğrafyada derinleştirmek istedikleri “Şii-Sünni” ayrışması son beş yılda Suriye’yi tam bir ateş topuna çevirdi.
 
Zamanın ABD Dışişleri Bakanı C. RİCE’ın  7 Ağustos 2003 tarihinde Wasington Post gazetesindeki yazısında ”…Türkiye ve İran da dahil olmak üzere Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da 22 ülkenin sınırlarını ve rejimlerini değiştireceğiz” demeci ile başlayan ve Recep Tayyip ERDOĞAN’ın “…ben Büyük Ortadoğu Projesinin Eşbaşkanıyım” ifadeleri ile Türkiye-Suriye ilişkilerinde farklı bir dönem girilmiş oldu!
 
Türk dış politikasına yeni giren kavramlar “Bölge Lideri/Sıfır Sorun” iç politikada sık kullanılmakla beraber dış politikada gerçekleşmedi.
 
Ailece tatil ile başlayan ve ortak Bakanlar Kurulu toplantısı ile devam eden  Esad-Erdoğan ilişkisi bugün Esad soyadının Esed olarak değişmesine,”Ortak kader, ortak tarih, ortak gelecek” ifadelerinin yerinin katil Esad’a dönüşmesi noktasına gelmiştir.
 
Uluslararası politika açısından bakıldığında ise bugün çok özet bir anlatımla ABD-Rusya ekseninde ve arka planda İran ve Çin’in de bulunduğu bir manzara vardır. Suriye topraklarında bugün Finlandiya dahil yaklaşık 30 ülkenin doğrudan ya da dolaylı eli vardır.
 
 
Peki Türkiye bu fotoğrafta var mı? Evet var ama nasıl?
 
Yaklaşık 3 milyon Suriyeli mülteci Hatay’dan Edirne’ye kadar bütün problemleri ile içimizde yaşamakta.
 
Mülteci konusu bugün artık insani boyutunun ötesinde AB ile bir problem olarak ortada durmakta ve AB 3 Milyar avro vererek Türkiyeyi Mülteci Kampı” ‘na çevirmek istemektedir.
 
Müttefik ABD! ise Irak’da yaşadıklarından sonra artık Suriye’de kara kuvveti bulundurmak istemediğinden PYD’yi kara gücü olarak kullanmaya kara vermiştir!
 
Düne kadar PYD lideri ile Ankara’da görüşmeler yapan ve “Ortadoğu’da bizden habersiz kuş dahi uçamaz” diyen DAVUTOĞLU bugün kevgire dönmüş bir Suriye sınırında bir taraftan Rusya destekli ESAD güçleri ile uğraşırken diğer taraftan da Stratejik Derinlik” politikası sonucunda sınırımıza komşu ettiği PKK/PYD ile boğuşmaktadır.
 
2013 yılının yaz aylarındabir sohbet esnasında  o zamanlar Kanada’da UBC’de Uluslararası İlişkiler dalında lisans eğitimi yapan büyük evlat Batuhan aynen şöyle demişti.” …baba sonunda ABD-Rusya Suriye konusunda anlaşacak, arka planda da İran ve Çin yer alacak, affedersin bizimkiler de kuyruklarını bacaklarının arasına alıp ortada kalacaklar”
 
Belki şu an dahil TSK Halep’de YPG güçlerini vurmaktadır! TSK’ni yıllarca yıpratan, elini kolunu bağlayan, itibarsızlaştırmak için elinden gelen her şeyi yapan AKP hükümeti inşallah bundan sonra hamaset yerine gerçekleri, BOP Eşbaşkanlığı yerine Türkiye Cumhuriyeti yöneticiliğini tercih eder ve Suriye’den Çırak çıkmaz!
 
YORUM EKLE