Şükrü Alnıaçık Bahçeli'yi açığa düşürmeye devam ediyor

Genel Başkanların Baş Danışmanlarının görevi danışmanlık yaptıkları liderin açığını yakalayıp onu boşluğa düşürmek mi yoksa eğer varsa bir açığı onu kapatmak mı çözemedik.

Bizim Şükrü beyin görevi herhalde Devlet Beyi açığa düşürmek, en son Hocalı konusunda Devlet beyin kalesine ciddi bir gol atan bu baş danışman ikinci bir okkalı gol daha attı.

Şinan Oğan’ı açığa düşüreceğim derken Devlet Beyi açığa düşüren Şükrü bey o kadar büyük gaflar yapıyor ki, okuyan vatandaşlar hayretlerini gizleyemiyor.

Şükrü Alnıaçık son yazısında Sinan Oğan’a “Putin’in Pansumancısı” demiş. Sebep olarak da Sinan Oğan’ın 2010 yılında katıldığı bir uluslararası konferansı göstermiş. Gerçi Şükrü bey 2011 yılında demiş ama olsun. 2011 yılının seçim yılı olduğunu da unutmuş. Toplantı Eylül ayında yapıldı. Eğer 2011 yılındaysa demek Sinan Oğan milletvekili sıfatıyla katılmış!

Tabi Şükrü bey öncelikle Hocalı soykırımı konusunda mecliste verilen kanun tekliflerinin altında Atilla Kaya’nın, Mehmet Şandır’ın, Reşat Doğru’nun, Oktay Vural’ın, Hasan Hüseyin türkoğlu’nun imzası olduğundan bihaber. Bu sebeple Sinan Oğan’ın diğer MHP milletvekilleri ile beraber verdiği Hocalı Kanun teklifini vatana ihanet olarak değerlendirmiş. Ama şimdi bunu öğrenince Şükrü beyin gıkı çıkmadı. Köşesinde bu konuda ne büyük gaf yaptığını anlamış olacak ki, tek kelime etmedi. Edemedi. Bizimkisi uyanık ya, hemen konuyu başka yöne çevireyim de yaptığım gaf anlaşılmasın dedi. Ama bu defa daha büyük çam devirdi.

Bizim Şükrü bey Züccaciye dükkanına girmiş Fil gibi her yazdıkça batırıyor, her yazdıkça çamları deviriyor. Ortada kırmadık çanak, bardak bırakmadı mübarek.

2010 yılında Sinan Oğan Devlet Beyin danışmanıydı. Tabi Şükrü bey gibi bunu reklam etmiyordu. Bundan geçinmiyordu. Yanlış bilmiyorsam yurt dışındaki konferansa da Devlet beyin bilgisi dahilinde gitmişti. Çünkü dönüşünde bu konuda Devlet beye rapor da sunmuştu.

Şimdi Şükrü bey, Sinan Oğan’ı Putin’in Pansumancısı yapacağım derken Devlet Beyi bir nevi “Pansumancı” durumuna düşürdü. Valdai toplantısı 2010 yılında yapıldı. Milletvekilliği seçimleri 2011 yılındaydı. Ve herkes biliyor ki, Sinan Oğan’a milletvekili ol diyen de Devlet beydir.

Şimdi Şükrü beye göre Devlet beyin ya dünyadan haberi yok, ya da “Putin’in Pansumancısı’nı” Devlet bey meclise bilerek taşıdı. Bu durumda Devlet Bey ihanet içindedir. Şimdi mantık yürütelim. Sinan Oğan uluslararası bir konferansa Devlet beyin bilgisi dahilinde katılıyor, dönüşte Devlet beye rapor sunuyor dünyada olan bitenden Devlet beyi haberdar ediyor ve Devlet bey de Sinan Oğan’ın bu faaliyetlerinden memnun oluyor ki, seni artık mecliste görmek istiyorum diyor. Aradan yıllar geçiyor Şükrü Alnıaçık çıkıp bir yazı yazıyor ve Devlet beyi en basit ifade ile “cehalet veya ihanete” ortak olarak gösteriyor. Öyle ya bu konferanslara katılan adamı Milletvekili yapan, öncesinde danışman yapan Devlet beyin ta kendisi.

Şimdi adama sormazlar mı? Madem bu konferanslara katılmak ihanet idiyse Devlet bey kendisine danışmanlık yapan ve katıldığı bu konferans hakkında rapor hazırlayan birisini derhal neden yanından uzaklaştırmadı ve hatta milletvekili yaparak ödüllendirdi? Yoksa Devlet bey de mi Şükrü beyin değimi ile “Putin’in adamı”?

Ayrıca Şükrü beyin yazısından cehalet akıyor. Şükrü beyin Hz. Google ile de pek arası yok. Googole’a sorsa bu toplantının 7 Eylül 2010 tarihinde yapıldığını görürdü. Bir insan bu hem bu kadar cahil hem de bu kadar tembel nasıl olabilir? Valdai bir üyelik sistemi değil uluslararası konferanstır. Türkiye’den de tek katılımcı Sinan Oğan değildir. Her yıl farklı kişiler bu konferansa katılır ve bölgenin, dünyanın sorunları tartışılır.

Şükrü bey dünyadan bihaber olduğu için dünya nereye gidiyor, ne oluyor ne bitiyor bunları anlamak için böyle uluslararası konferanslara katılır insanlar. Bu konferanslara katılmak ihanet değil Şükrü bey, ihanet bu konferanslara katılmayıp dünyayı okuyamamaktır. Nitekim Devlet bey bu konferanslara katılmayı her zaman teşvik etmiştir.

Bir de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanına göre dost ve kardeş Azerbaycan’ı “Moskova merkezli BDT üyesi 23 Yıllık Aliyev diktatörlüğü” yönetiyor. Bu şimdi MHP’nin resmi görüşü oldu sanırım. Azerbaycan’ın seçtiği kişiyi beğenirsin beğenmezsin böyle yaftalayarak Turan’ı nasıl kuracağız? Yoksa Aliyev’lere darbe mi yapacağız? MHP’nin darbe planı mı var?

MHP iktidara gelse AKP’nin Esad’ı diktatör sayıp devirmeye kalkışması gibi, MHP iktidarında da Aliyev diktatördür deyip devirmeye mi kalkışacaksınız? MHP Genel Başkanının Başdanışmanı birisi dost ve kardeş Azerbaycan halkının seçtiği Devlet Başkanına Diktaör diyor. Bu MHP’nin de resmi görüşünü yansıtır. Örneğin yarın MHP iktidara gelse Azerbaycan ile görüşmeyecek mi? Bu ülkede iş yapan binlerce Türk işadamını geri mi çağıracak? Aliyev’i Devlet Başkanlığından indirmek için savaş mı ilan edecek? Türkiye’de başımızdaki diktatörü 13 yıldır deviremeyen MHP, Türk Cumhuriyetlertinin başındaki adamaları diktatör diyerek devirmeye mi kalkacak? Şükrü bey bu konulara da açıklık getirse iyi olur.

Uluslararası hiçbir toplantıya katılmadığı için Şükrü bey bu işlerin nasıl olduğunu da bilmez. Bu toplantıya Putin de katılmış ve katılan bütün uzmanların sorularını cevaplamıştır. Bu bir tek Sinan Oğan’a sunulmuş bir ayrıcalık değildir. Ayrıca Sinan Oğan o dönemde bir strateji merkezinin başkanıdır. Uluslararası toplantılara, konferanslara katılarak dünyada ne oluyor ne bitiyor öğrenmeye ve ülkesi için politikalar geliştirmeye çalışan birisidir. Şükrü bey bunları bilmediği için her uluslararası toplantıya katılan Şükrü beye göre haindir…

Benim Şükrü beye bir tavsiyem var. Biraz uluslararası ilişkiler çalışsın. Bir de bir konuyu yazmadan önce bir Hz. Google a bir sorsun. Şükrü bey, Devlet Beyin Başdanışmanı sıfatını taşıyor ayıptır.

Bir de “Devlet beyi böyle açığa düşürüp ya bilgisiz cahil ya da ihanete ortak” konumuna düşürmeye devam edecekse vay Devlet beyin haline vay. Devlet bey dışarıda düşman aramasın bence bu “Klavuz Başdanışmanlar” Devlet beye yeterince düşmanlık ediyorlar zaten.

YORUM EKLE