Sözün Sağlaması Yoksa Mavradır

Mehmet Niyazi Hocanın özel sohbetlerde kullandığı çok güzel bir laf vardır; Bu ülkede matematiği matematikçiler, fiziği fizikçiler konuşur ama din konuşmak için Oflu olmak yeter der. Biz bu cümleyi biraz daha açalım. Siyaset konuşmak için de bilgisayarın olması yeterli unsurdur diyelim.

Hâlbuki siyaset ve siyasilerin alacağı tavırlar bir ülkenin sadece o gününü değil, geleceğini de etkiler. Siyasilerin her lafının matematik sağlaması olmalı siyasi sözü mavraya dönmemelidir. Siyasetçinin söyleyeceği laf alacağı karar, tutunacağı tavır mutlak ülke şartları, coğrafya gerçekliği ile örtüşmeli mazi ile atiyi birbiriyle vuruşturmamalıdır.

Şimdi bugünkü tablodan kısa, kısa fotoğraflar çekelim ve bu fotoğraflara göre matematik sağlaması olan yorumlar yapmaya çalışalım. Yani mavra yapmayalım.

Bir bomba patlatılıyor 33 kişi ölüyor, peşine polislerimiz ve askerlerimiz şehit ediliyor.

Bitmiyor 60 ilde uzun namlulu silahlarla gösteriler yapılıyor. 1000 km yakın sınırlarımız tamamıyla elek olmuş, sınırlarımızın ve ülke vatandaşlarımızın akrabalarının dolayısıyla akrabalarımızın yaşadıkları alanlar terör gruplarının işgali altında ve tüm coğrafyayla beraber ülke vatandaşlarının can ve mal güvenliği tehdit altında.

Tüm bunlarla beraber 1,5 - 2 milyon mülteci ülkemizde bugüne kadarki hazineden çıkan para 6 milyar civarında. Bu süre zarfında da ülke mahalli Cumhurbaşkanlığı ve genel seçim olarak 1,5 yılda üç seçim yaşamış, son seçimde çıkan tabloda 4 parti meclise girmiş, hükümet kurma çalışmaları yavaş ilerliyor ve ekonomide durma noktasına gelmiş. Dövizde zirve yapmış vaziyette.

Haydi, şimdi sadece bu birkaç tespite bakarak siyasete tavsiyede bulunalım.

Siyaset ve siyaseti takip edenler sen yaptın ben yaptım kavgasıyla mı devam etsinler yoksa problemleri görerek ayakları yere basan çözümlerle hükümeti mi kursunlar?

Hükümet yapısı bu resme ve ülkenin belki de yüzyıllarını karartacak problemleri öngörerek mi oluşsun yoksa egolarımıza göre mi şekillensin?

Yâda muhtemel bir erken seçimde siyasi tablonun da değişmeyeceği şimdiden belliyken erken seçime mi gidilsin?

Buyurun hep beraber karar verelim…

Ülkenin bu şartlarında, MHP koalisyonuna mı girmelidir? Yoksa AKP’yi yıllardır Baas organizasyonunun parçası olan CHP ile hükümete mi zorlamalıdır veya 12 yıldır uyguladığı yanlış politikalarla ülkede onarılmaz problemler doğuran AKP’yi Türkiye’yi erken seçime zorlayarak yeniden tek başına iktidara gelme riskine rağmen seçime mi götürmelidir?

Şimdi, sözü kıymetli kılarak mavraya dönüştürmeyerek siyasete tavsiyede bulunalım.

MHP ne yapmalıdır?

YORUM EKLE