SON BAŞBUĞ

O, önce dava adamıydı.

44’ de tanıştığı tabutluklar onun inançlarını ancak perçinledi. Hayatında karşılaştığı 60 sürgünü, 80 darbesi inançlarından ve inandıklarından bir adım geri attırmadı.

O, devlet adamıydı.

Şahsına yapılan kahpelikleri devlet işleriyle hiç karıştırmadı. Kendisini zindanlara atan Kenan Evren’inde resepsiyonuna katıldı. Dizinin dibinde ders verdiklerinin şahsına yaptığı kötülükleri devlet işleyişine hiç karıştırmadı.

O, başöğretmendi.

Yılmadan, yorulmadan adam yetiştirdi. Yetiştirdikleri yoruldu, yollarını ayırdı. Siyasi organizasyonundan ayrıldı. Bazen karşısına geçtiler yılmadı, yorulmadı yenilerini yetiştirdi.

O, dost adamdı.

Dostlarını hiç bırakmadı.

Arkadaşlarından hiç taviz vermedi. Dostlarının ve arkadaşlarının hatalarını örtmekle gece gibi oldu. Dostları ve arkadaşları onu terk etmeden o dost ve arkadaşlarını hiç terk etmedi.

O, siyaset adamıydı.

Asla meşru olmayan yönetim şekillerine tevessül etmedi. Çok partili parlamenter sistemine, demokratik yönetim anlayışlarına inandı.

Türkeş, önce insan dedi.

Kısacası o, adam ötesi adamdı.

Adam gibi yaşadı, adam olmaya talip olanlara adamlık öğretti. Ölürken ölümsüz olmayı öğretti.

Ruhun şad olsun, mekânın cennet olsun…

YORUM EKLE