Sınır Meselesini Çözmek Üzere Olan Gürcistan ve Azerbaycan

 Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov, resmi temaslarda bulunmak için Bakü'ye gelen Gürcü mevkidaşı Mikheil Janelidze ile görüştü. Bu görüşmede 480 kilometrelik Azerbaycan-Gürcistan sınırının 314 kilometresinin tam belirlendiğini, diğer kısmının kısa zamanda belirlenmesi için Gürcü tarafıyla mutabık kaldıklarını açıkladı. Memmedyarov, "Sınır belirleme için kurduğumuz çalışma grubunun yakın zamanda görüşmesini kararlaştırdık. Gürcistan'la 480 kilometre sınırımız var. Artık sınır hattının 314 kilometresi tam belirlenmiştir. Geri kalan kısmının da kısa zamanda belirlenmesi gerektiğinde mutabık kaldık. Bu nedenle Gürcü uzmanları Bakü'ye davet ettik" şeklinde konuştu.

Gürcistan tarafı da Azerbaycan’a karşı olumlu mesaj verdi ve göreve geldikten sonra ilk resmi ziyaretini Azerbaycan'a yaptığını ve bundan da memnuniyet duyduğunu ifade eden Janelidze ise Azerbaycan'la kurdukları ikili ilişkiler ile Türkiye'nin de dâhil olduğunu üçlü ilişkilerin örnek teşkil ettiğini dile getirdi.

Gerçi günümüzde Gürcistan-Azerbaycan ilişkilerinin oldukça iyi olduğu için pek çok insanlar bilmemekte, ama Gürcistan ve Azerbaycan arasında azınlık ve sınır üzerinde sorunlar mevcuttur. Eski zamanlarda Azerbaycan’ın Kaheti’nin bir kısmı ve Borçalı (Gürcüce: Kvemo Kartli) üzerindeki toprak talebi vardı ve Gürcistan’ın da Azerbaycan’ın Zakatala-Balaken-Kakh bölgesi üzerindeki toprak talebi mevcuttu. Günümüzde Gürcistan ve Azerbaycan bu bölgeler üzerindeki toprak talebinden vazgeçmiş durumdadır. Fakat yine de Kaheti bölgesinde yer alan Gürcüler için önemli Davit Gareji Manastırı civarındaki sınır belirlenmemiş durumdadır.

Ayrıca iki ülke içindeki azınlık grubu da iki ülke arasındaki ilişkileri etkileyen unsurdu. Gürcistan’ın Borçalı Bölgesi ve Kaheti’nin bir kısmında “Azerbaycanlı” olarak resmen tanımlanan (aslında onları Azerbaycanlı olarak saymak oldukça güçtür) Türk nüfusu yoğun şekilde yaşamakta ve Azerbaycan’ın Zakatala-Balaken-Kakh Bölgesinde Borçalı’daki Türkler kadar nüfus çok olmasa da Gürcü nüfusu yaşamaktadır. İki ülke de “dışarıdaki soydaşlara muameleler” konusunda rahatsızlık hissediyordu ve “azınlıkların dışarıdaki anayurtlarıyla bağlantıları”na da tedirgin olmaktaydı.

Öyle bir sorunların olmasına rağmen neden Azerbaycan-Gürcistan sınırı meselesi çözülmeye doğru hızla ilerlemeye başlamıştır?

Birinci olarak gerçekçi perspektife dayalı Gürcistan-Azerbaycan ilişkilerinin hızla gelişmesi vardır. Petrol gibi yer altı kaynağı konusunda yoksul olup Rusya ile ilişkilerinin de iyi olmayan Gürcistan kendisini ayakta tutabilmek için nispeten Batı ülkelerine yakın olup zengin doğalgaz ve petrole sahip olan Azerbaycan ile ilişkilerini geliştirmek zorundadır. Azerbaycan tarafı da “soydaş ülkesi” Türkiye ve Batı ülkelerine açılmak için ve yer altı kaynağı satmak için Gürcistan’ı önemli “geçiş noktası” olarak nitelendirmektedir. Bu bağlamda Türkiye-Gürcistan-Azerbaycan arasında her alanda işbirliği pekiştirildi ve üç ülke arasında bölgeleşme hızla ilerlemiştir.

Buna bağlı olarak Azerbaycan ve Türkiye’deki azınlık grubunun durumu da önemli derecede değişmiştir. Gürcistan ve Azerbaycan günümüzde Borçalı Türkleri ve Azerbaycan’daki Gürcüleri Gürcistan ve Azerbaycan’ı bağlayan köprü olarak görmeye başlamıştır. Eskiden Borçalı Türkleri Gürcistan’dan daha Azerbaycan ile güçlü ilişkilere sahipken, son zamanlarda Azerbaycan Gürcistan vatandaşı olan Türklere ikamet izni, çalışma izni ve vatandaşlığı vermemeye başladı ve 2014 yılında Bakü’yü ziyaret ettiğimde onların yaşam şartı oldukça zordu. Bir de Azerbaycan’daki üniversiteden mezun olurlarsa bile Gürcistan’da çalışmak istedikleri takdirde Gürcüce yeterlilik sınavından geçmek zorundadır. Bu yüzden Borçalı Türkler için Azerbaycan’a yerleşmektense Gürcistan’da kalıp entegre olmak günümüzde daha avantajlıdır. Ayrıca Türkiye’nin Gürcistan’daki kendi nüfuzunu artırması da Borçalı Türklerinin Azerbaycan’a ilgisini daha da azaltmıştır. Günümüzde Borçalı’dakiler Azerbaycan Türkçesinde ders görürken günlük hayatta medya gibi unsurlardan dolayı daha çok Türkiye Türkçesi tercih edilmektedir. Türkiye’deki birçok cemaatler ve şirketler de Borçalı’ya faaliyet göstermektedir. Türkiye’deki üniversitelerin kalitesi de bilindiği için artık Azerbaycan’a Borçalılılar genel olarak ticaret için gider ve nispeten okumamış insanlar çalışmaya gitmektedirler. Okumuş insanlar ve gençler ise daha çok Türkiye üzerinden Gürcistan’a entegre olmayı tercih etmektedir. Benzer durum Azerbaycan’daki Gürcüler arasında da görülür. Böylece bu iki ülke için azınlık meselesi önemi kaybetmeye başlamıştır.

Ayrıca farklı dine yaklaşımının yumuşaması da önemli sebep olarak bahsetmek mümkündür. Hem Azerbaycan hem de Gürcistan modern ulus-devlet inşası için azınlıkların entegre etmek bağlamında farklı dine yaklaşımı yumuşatmaya başlamıştır. Gürcistan hükümeti, henüz yetersiz olsa bile Müslümanların faaliyetlerine daha ılımlı yaklaşmaya başladı ve Azerbaycan da ülkedeki Hıristiyan nüfusuna ılımlı yaklaşmaya ve ülke içindeki kiliselere özen göstermeye başlamıştır.

Azerbaycan ve Gürcistan arasındaki sınır meselesinin çözüme doğru hızla ilerlemesi iki ülke arasındaki ekonomik ve siyasal çıkarlar elbette önemli rol oynamaktadır. Fakat ülke içindeki azınlık grubunun entegrasyonunun hızla ilerlenmesi ve farklı kültür ve dine sahip çıkmaya başlaması Gürcistan ve Azerbaycan arasındaki olumsuz duyguyu azaltıp mesafeyi kısalttı ve sınır meselesinin “ikinci plan”da kalıp iki ülkenin birbirleriyle uzlaşmasına büyük katkı sağlamıştır.

YORUM EKLE