SEÇİMİ NASIL OKUMALIYIZ

Hedefli toplumlar yaşadıkları her süreci sorgulamalı, sorguladıkları sonuçların neticesinde gereğini yapacak iradeyi oluşturmalıdırlar.

Elbette 2014 seçim sonuçları Türk’lerin birliğini isteyen, Türkiye’yi dünyada ekonomide, sanatta, siyasette, sporda, MHP’yi sözü dinlenir hala getirecek neticeler doğurmadı. Hoş MHP bunları istediğini aşık olduğu Türk milletine hissettirdi mi? Tartışılır.

Matematiksel değerlendirmelere geçmeden önce hareketin önce sosyolojik değerlendirmelerini yapması gerekmektedir.

Evet, biz sosyolojik olarak Türkülüğünü önemseyen, dinini yaşayan, bayrağını, ülke bütünlüğünü, ülke dışındaki millet ve din kardeşliğiyle irtibatın yaşamsal sayan %80’lik kesimin ancak %15’şine ulaşabiliyorsak burda eksiklik var demektir.

Yine son seçimde bir daha gördük ki, siyasal alanlardaki kurumumuz bırakın uzak kesimlere ulaşmaya kendisine ulaşan kesimleri kucaklayamıyor. On yıllardır sürdürülen kongrelere göre partiyi dizayn etme isteği ve pratiğinin artık iflas ettiğini başta Ankara’da, Genel Merkezde oturanlar olmak üzere Türkiye’nin en ücra köşesindeki Belde Başkanı da, idrak etmek zorundadır.

Siyasetin ana unsuru insandır. İnsanı yok sayan zihniyeti siyasetin doğası yok sayar. Bu süreçte böyle olmuştur. Yok sayılanlar yok sayanları yok saymıştır.

Misyonun düştüğü bir başka sosyolojik hatada siyaseti şahıslar üzerinden okuma yanlışlığıdır.

Siyasette insan kalitesi önemlidir. Fakat siyaset ilkeler prensipler, hedefler ve ihtiyaca dayalı Real gerçeklik üzerinden okunmalıdır.

Hareket hızla siyaseti şahıslar üzerinden okuma hastalığından kurtulmalıdır.

Bir başka Real gerçeklikse bölgelerin oluşturduğu sosyolojik gerçekliktir.

MHP artık Ankara’dan siyaset dayatmak yerine coğrafya gerçekliklerini ölçü alarak bölgesel siyasetler üretmelidir.

Mersin’e, Yozgat’a, Diyarbakır’a, İstanbul’a aynı metotlarla yaklaşamazsınız. MHP anlaşılmaz şekilde çekildiği Güneydoğu’ya hızla dönmelidir.

Yetmez, o bölgelerdeki taraftarlarına güven verecek politikalar ve pratikler geliştirmelidir. Ayrıca, Güneydoğu’dan kimlerin telkiniyle çekildiğinin muhasebesini de yapmalıdır.

Gelişen dış konjektörlerede bakıldığında Suriye başta olmak üzere Kırım, Kuzey Irak ve Türk Cumhuriyet’lerini de hesaba katarsanız, Türkiye’nin her zamankinden fazla güçlü iktidar namzeti MHP’ye ihtiyacı her zamankinden fazla ortaya çıkıyor.

Bu gerçekliği en çok MHP’nin inanmasına ihtiyaç var.

Devam edeceğiz…

YORUM EKLE