Sabancı Cinayeti Aydınlatılmalı

 Bazen milletlerin ve devletlerin, önüne birikmiş meselelerini çözmek için hiç beklemediği fırsatlar oluşur.

Sabancı suikastının sanıklarından birinin de yıllar sonra yakalanması yıllarca devletimizin ve milletimizin sinir uçlarıyla oynayan servislerin ve bu servislerin yerli uşaklarının deşifre edilmeleri için büyük bir şanstır.

Türkiye Cumhuriyeti’nde aydınlatılamamış cinayetler içerisinde belki de ülkenin kaderini etkileyen en karanlık olaylardan biri de Sabancı cinayetidir. Sabancı cinayetini, “devrimciler bir kapitalisti öldürdü” gibi sığ bir bakış açısı ile değerlendirirseniz özellikle 90’lı yılların ikinci yarısında oynanan oyunları okuyamaz 1995-2000 yılları arası başımıza gelenleri anlayamamışsınız demektir. Bu anlamda peş peşe gelen ölümler ve kazaları anlamlandıramazsınız.

Yaşları o günleri hatırlamaya müsait olanlar birbirinden alakasız gibi gözüken iki vakayı hatırlayacaklardır.

9 Ocak 1996’da Sabancı Holding’in otomobil ve finans grubunun başında bulunan Özdemir Sabancı, kalleş bir suikasta kurban olurken hemen 7 gün sonra 16 Ocak 1996’da Çeçenistan’daki eylemleri protesto etmek için büyük bir çoğunluğu Türkiye vatandaşı olan bir grup Kafkasya asıllı kişiler Avrasya Feribotu’nu kaçırdı. Trabzon-Soçi arasında çalışan geminin o günlerde kaçırılmasının sonraki günlerde nasıl bir yıkıma vesile olacağı da anlaşılamadı.

95 seçimlerinden hemen sonra yapılan bu iki eylemle Türkiye’nin sermaye çeşitliliğini arttırma girişimi de adeta dumura uğradı. Sabancı cinayetiyle gelişmeye başlayan ve belki de sonuca ulaşacak yerli marka otomobil çalışmaları da Türkiye’nin gündeminden kalktı.

Yine geminin kaçırılmasıyla özellikle Laleli’de başlayan Ruslarla geliştirmeye çalıştığımız ticaret o dönem için yıkımlarla iflaslarla kapandı. Türkiye de yeniden Almanların kontrolündeki fonlara mahkum oldu.

Türkiye’de işlenen faili meçhul cinayetlerin veya anlamsız eylemlerin altına iyi bakmazsanız bu ve buna benzer eylemlerin oluşturacağı tahribatların önüne geçemezsiniz.

Bundan dolayı bugün Türkiye için Sabancı cinayetinin faillerinin yakalanması çok önemlidir. Siyasi irade bu vakayı iyi takip etmeli, bu dosya yeniden açılmalı, mutlaka her yönüyle aydınlatılmalıdır.

Türkiye geçmişte bu ve buna benzer vakalarla binlerce kez karşılaştı. Bu olaylardan sonra da yine yüzlerce anlamsız terör vakasıyla karşılaştı. Muhtemelen bundan sonra da karşılaşacağız. Yapacağımız yegane iş; dün yaşadıklarımızdan yarınlar için ders çıkarmak, bu çıkardığımız derslerden yarın aynı manipülasyonların başımıza gelmesinin önüne geçmektir.

Son elli senedir yaşananlardan ders çıkarabilseydik bugün ne Güneydoğu’da ne de Suriye’de yaşananlar bu derece ülkemizde tahribat yapabilirdi.

Bilinmelidir ki; tarih, geçmişten ders almasını bilen milletlerin gelecekteki kazanılmış başarılarını yazar.

Allah milletimize zeval vermesin.

YORUM EKLE