Bahçeli "Kaçak ve Karanlık Saray"da

Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı grup konuşmalarında "Kaçak ve karanlık saray" diye adlandıran MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ilk kez 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nda Cumhurbaşkanlığı Sarayı'na giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın elini sıktı.

Bahçeli "Kaçak ve Karanlık Saray"da
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anıtkabir'deki ilk törenin ardından, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın 93'üncü yıl dönümü kutlamaları çerçevesinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda tebrikleri kabul etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, tebrik törenine ilk kez katıldı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Cumhuriyet Bayramı tebriklerini ileten davetliler arasında TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ile kuvvet komutanları, yüksek yargı başkanları, Bakanlar Kurulu üyeleri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile MHP genel başkan yardımcılarıyla yabancı misyon şefleri yer aldı. Törene kuvvet komutanlarının yanı sıra üst düzey generaller de katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, tebriklerini ileten davetlilerle tek tek tokalaştı.

Bazı yabancı misyon şeflerinin Erdoğan'la uzun süre sohbet ettiği görüldü. Programın aksamasına neden olan uzun sohbetler üzerine Cumhurbaşkanlığı protokol yetkilileri, programın aksadığını belirterek, yabancı misyon şeflerinden sohbetler uzatılmadan tebriklerin iletilmesini istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bazı yabancı misyon şefleri ile tercüman eşliğinde konuştu.



BAHÇELİ'NİN CUMHURBAŞKANLIĞI SARAYI İÇİN "KAÇAK VE KARANLIK SARAY" İFADESİNİ KULLANDIĞI  11 KASIM 2014 TARİHLİ GRUP KONUŞMASININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

"KAÇAK VE KARANLIK SARAY" DEMİŞTİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 11 Kasım 2014 tarihli TBMM Grup toplantısında Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı ağır bir dille eleştirirken, "Kaçak ve karanlık saray" ifadelerini kullanmıştı.

Bahçeli'nin bu sözlerine MHP'nin resmi internet sitesinde  //88.255.31.62/htmldocs/genel_baskan/konusma/3591/index.html
linkinden ulaşılabilir.

Bahçeli MHP Genel Merkezi resmi internet sitesinin arşivinde bulunan o grup konuşmasında Cumhurbaşkanlığı Sarayı için aynen şunları söylemiş:

"Bir düne bakın, bir de bugüne dikkat edin.

Bir dündeki tevazuya bakın, bir de bugünkü vicdansızca sürdürülen saltanatı düşünün.

Bugünkü toplantımızı şereflendiren sizler başta olmak üzere, ekranları başında bizi izleyen aziz vatandaşlarımdan ricam, Türkiye’nin nasıl bir soygun ve talanla yüz yüze olduğunu etraflıca sorgulamalarıdır.

Beştepe’deki Atatürk Orman Çiftliği üzerinde kanunsuz ve kaçak bir saray yaptırılıyor ve 1 katrilyon 370 trilyon para harcanıyor.

Yetmiyor 179 milyon dolara, yani yaklaşık 400 trilyona bir uçak satın alınıyor.

Bu da yetmiyor, kağıt üstünde dünya devi olan Erdoğan için İstanbul Çengelköy’de, 50 dönümlük koruya yerleşik Vahdettin Köşkü çalışma ofisi olarak hazırlanıyor ve 150 trilyon adeta sokağa saçılıyor.

Recep Tayyip Erdoğan milletin gözünün içine baka baka devlet hazinesini boşaltıyor, saraylara, uçaklara yetimin, dulun, fakirin, kısaca 77 milyonunun parasını tek kelimeyle gömüyor.

Çiftçinin hasadı, emeklinin maaşı kaçak ve karanlık saraydadır.

Asgari ücretle geçinen masumların emeği, sayıları 5,5 milyonu bulan işsizlerin hüznü kaçak ve karanlık sarayın temelindedir.

Atanamayan öğretmenlerin ahı, kıt kanaat geçinen, güç bela karnını doyuran milyonların çığlığı kaçak ve karanlık sarayın bin odasında çınlamaktadır.

Simit parası bulamayan küçücük yavrularımızın gözyaşları uçan sarayların yakıtıdır.

Vatandaş bir torba kömür, bir paket makarna, bir çuval unla uyuşturulup uyutulurken, saray bahanesiyle millet hazinesi hortumlanmaktadır.

Aziz milletim, para senindir, servet senindir, hazine sana aittir.

Süslü sözlere kanma, istismarlara aldanma, bu kötü gidişata ortak olma.

Aziz vatandaşlarım, sizden alınan vergiler Erdoğan’ın lüksü, keyfi, ve egoları için feda edilmekte, 17-25 rüşvet lobisi gücüne güç katmaktadır.

Allah için söyleyiniz, bu millet yatacak kalkacak Erdoğan’ın kibri, müsrifliği, azgınca yaptığı harcamalar için mi çalışacaktır?

Bu devran nereye kadar sürecek, bu teslimiyet, bu hüsran nereye kadar gidecektir?

Millet fakir ve bitap haldeyken, işsizlik ve çaresizlik almış başını gidiyorken, Cumhurbaşkanı olan zat, nasıl ve ne hakla katrilyonları kendi sefahati uğruna pervasızca kullanmaktadır?

Türk milleti nerededir, AKP’ye oy veren kardeşlerim bu haksız, hukuksuz, uğursuz, haram ve ahlaksız düzene nereye kadar suskun kalacaktır?

Türkiye sanki Sodom ve Gomora’ya dönmüştür.

Türkiye sanki Erdoğan’ın tapusuna geçirilmiştir.

Türkiye sanki Recep Tayyip Erdoğan’ın mülkü ve miras malıdır.

Biliniz ki, demokrasi ve hukukla idare edilen bir ülkede böylesi kokmuşluk, böylesi kahredici günahkârlık görülmemiş, görülmeyecektir."


Güncelleme Tarihi: 29 Ekim 2016, 15:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER