PKK ve Diğer Terör Örgütleri Ne Planlıyor?

 7 Haziran’dan sonra artarak devam eden terör olaylarının teşvikçi unsurlarının anlaşılamaması veya anlaşılsa da karşı tedbirlerin alınamaması yüreklerimizi yakmaya devam ediyor.

Ülkenin bir yıldır seçim atmosferinden çıkamaması yenilenen seçimlerinde sonucu değiştirmeyeceğinin anlaşılması kan içici aşağılık terör örgütlerini daha da cesaretlendirdiği anlaşılıyor.

Terör örgütlerinin, eli kolu bağlanmış bürokratların oluşturduğu zafiyet ortamını dibine kadar kullanacağı artık görüldü. Sadece PKK’nın değil, yıllardır başta Almanya olmak üzere, bölgede iddiası olan diğer devletlerinde yıllardır kullandığı Dev-Sol, MISP vs… gibi örgütlerinde tüm unsurlarını uyandırdıkları fark ediliyor.

İstikrarsız siyasi yapının oluşturduğu şartlar Türkiye’yi tüm istihbarat örgütlerinin cirit attığı bir ülke durumuna soktu. 2 milyonu aşkın mültecinin içine sızmış unsurlar Türkiye’nin her vilayetine dağılmış durumda. Bu durum bile bırakın Türkiye’yi, dünyanın en güçlü devletleri tarafından dahi taşınabilecek bir pozisyon değildir.

Böylesine meseleler popülist, günü kurtarmaya yönelik tedbirlerle değil, iyi düşünülmüş her kelimesinin sağlaması yapılmış planlarla ancak çözümlenebilir.

Bir kere şunu görmek lazım ki, PKK ve diğer örgütler, eylemlerini başta İstanbul olmak üzere batıdaki büyük şehirlere taşımak istiyor. Doğuda kurtarılmış bölge hedefleriyle beraber batıda da oluşturulacak kaos ortamının ve hakim olunacak bölge hedeflerini güvenlik güçleri biran evvel fark etmelidirler.

Terör örgütleri metropollerde büyük ses getirecek şahısları hedef alır. İstanbul Anadolu adliyesinde yapılmak istenen eylem bu eylem tiplerinin habercisidir. Bugünden itibaren hukukçular, gazeteciler, iş adamları, toplumda kabul görmüş yazarlar, sanatçılar, siyasi aktörler bu kan içicilerin hedefi olacaklardır.

Ne yazık ki, durumumuz hiçte iç açıcı değildir. Ah vah etmemek için, gözyaşı dökmemek için şimdiden neticeye gidici tedbirler alınmalıdır.

Özellikle şehir eylemlerinde tecrübeli örgütlerin yuvaları bellidir. Bu unsurların eylem yapması beklenmeden gerekli tedbirler alınmalıdır. Terör örgütlerinin en büyük gelir kalemini oluşturan uyuşturucu başta olmak üzere diğer finans kaynakları köreltilmelidir.

Terör örgütleri devletin kararlılığını iliklerine kadar hissetmeli, devlete ve millete yapılacak eylemlerinin asla cezasız kalmayacağına inandırılmalıdırlar.

Zor günlerin arifesindeyiz. Allah (c.c.) devletimize, milletimize zeval vermesin.

Allah (c.c.) yar ve yardımcımız olsun…

YORUM EKLE