Paralel Operasyon

Son günlerde pararlel yapıya operasyonlar adı altında emniyette bir takım kişilerin önce görev yerleri değiştirildi,akabinde de  gözaltına alınıp ve tutuklamalar oldu.Bakıyorum bilhassa sol tandanslı medyaya,dünü hemen unutup bunu hükümetin yaptırdığını,yapılanların hukuksuzluk olduğunu savunmaya başladı.Maalesef ki milliyetçi kesimlerden de destek bulan bu söyleme hem de MHP’nin temsil planında olanlar da dahil olmuş.

            Kimse bu operasyonların niçin yapıldığını merak ettiğini sanmıyorum. Çünkü basit bir çıkar yol bulunmuş;Hükümete dokunanlara bu yapıldı diye.Kazın ayağı hiç de öyle değil.Hukukçu olduğumdan ancak anlatabileceğim kadarını anlatmaya gayret edeceğim.

            Alman devleti Türkiye’yi dinlemiş,hem de muhalefet partilerine,askere, polise ve bütün kurumlarına kadar.Almanların burada cihazlar kurup mu bunu yaptığını sanıyorsunuz?Yapılan dinlemelerle ilgili dosyalarında tek bir satır yazı yok.Sadece dinleme kararları var,hepsi bu kadar.Bir dosyada dinleme kararı varsa tespit edilen tapelerin de dosyasına konması gerekir.Ama hiçbir dosyada bu kayıtlar yok.Ayrıca dinlemeleri yapan TİB’de de bu kayıtlar yok olmuş durumda.Bunların nerede olduğunu anlamak biraz akıl sahibi tarafından kolayca anlaşılır.

            Yıllarca delil uydurularak hayali örgüt suçlamalarıyla insanların hayatları karartıldı.En bariz iki örneği şike davası ve Ülkücü arkadaşların tutuklandığı davadır.Hatırlarsanız Erdem Karakoç ve arkadaşları  genel başkana suikast yapacakları gibi komik ve mesnetsiz iddialarla gözaltına alınıp tutuklanmışlardı. Bunu yapanların yanında kalmasına rıza göstermek ve bunu yapanları savunmak hiçbir Türk milliyetçisine yakışmaz.

            Birileri “haram yemedik” diye adliye önlerinde şov yapıyor.Dinlediğiniz işadamlarının kayıtları ticari ve uluslar arası rakiplerine sunulup haksız rekabet oluştururken kul hakkı geçmiyor mu?Aynı şekilde Ülkücü arkadaşlara iftiralar atarken kul hakkı geçmedi mi sanıyorsunuz?İşadamları basit işlerini yaptırabilmek için hizmet veya zekat adı altında haraç ve rüşvet alırkende mi haram yemediğinizi sanıyorsunuz?Demagoji yapanlara aldırmamak lazım.Akp hükümetinin başımıza bela ettiği bu yapıya karşı açtığı mücadele,belki de en doğru yaptığı iştir.

            Yapılanmanın sadece emniyette olduğunu düşünmek de saflık olur.Devletin içine sızmış tüm kurumlardan bu örgüt mensuplarını tespit edip gereğinin yapılması lazım.

            Muhalefet etseniz de hükümetin çok doğru yaptığı bu yapıyla mücadelede bu hususta hükümeti ve devleti desteklemesini beklerim partimden.Bunu desteklemek hırsızlıkları savunmak değildir.Bu tamamen devletin güvenliğiyle ilgili bir şeydir.Yarın MHP iktidara geldiğinde olası bakan ve milletvekillerinin de kayıtlarının biryerlere bu örgüt tarafından servis edildiğini bilerek bunlara gereken yapılmalı,yapanlara da destek olmalı.Bakıyorum MHP’de üst düzeyde yetkili bir isim bunların kılıcını hararetle savunuyor.Emin olsun ki Ülkücüler her şeyin farkında.

            Bu tip yapılara karşı sadece kolluk ve yargı yoluyla operasyon yaparak bu işlerin hallolması mümkün değil.Cemate mensup olanlar elnette ki bizim insanımız,hem de mütedeyyin insan.Paralel yapıyla cemaati de özdeşleştirmemek lazım.Dün okul yıllarında ateist-komünist olarak tanıdıklarımızın bugün paralelci/cemaatçi olarak karşımıza çıkmasını hayretle izliyorum.Burda en önemli görev cemaate düşüyor.Bu uluşlararası çaşıt örgütü mensuplarıyla bağını kesip kendi o halis hizmetine geri dönmesi gerekir.Aksi halde onları Ülkücüler bile koruyamayacaktır.

YORUM EKLE