Osman Öcalanın İran-PKK ilişkileri üzerine İtirafları

Birinci bölüm

Okuduğunuz söyleşi Iranın yasal ve resmi ictimai jurnallerinden olan Çeşmendaz dergisinin Abdullah Öcalanın kardeşi Osman Öcalan’la yaptığı söyleşinin Farscadan tarafımca çevrilmiş halidir. Basın özgürlüğü açısından tüm jurnal ve gazetelerin devlet tarafından yönetildiği ve basında geçen nerdeyse her kelimesinin kontrol edildiği İran gibi bir Ülkede Öcalan ve terör örgütü PKK ve Pejaka meşru imaj yaratmağa çalışan bu söyleşide dikkat çekici noktalar vardır. O cümleden Pejakın steatejik savaş alanı olarak belirlediği ve bugünkü İran adlanan ülke içerisinde yerleşen resmi ve tarihi adıyla batı Azerbaycan bölgesinin Kürdistan olarak tanımlanması ve İranın anti Türk iki yüzlü siyaseti .Bir taraftan batı Azerbaycan Topraklarında teröre karşı kontrollu besleme siyaseti izleyen ve Batı Azerbaycanda Türklerden ve Türklükten boşaltılmış siyasetine kullandığı araçlardan biri haline gelmiş Pejak terör örgütünü beslemektedir .
Söyleşinin dikkat çekici başka hususlarada kısaca değinmek isterim.

-Teröristlerin kriz yaşadığı dönemlerde İran onlar için ellerini kollarını sallayarak emniyette yaşaya bilecekleri yerdir.

-Öcalanın kardeşi İran resmi makamları ve istihbaratcılarıyla arkadaşlarımız diye bilecek kadar yakın ilişkilerinin olması.

-PKK terör örgütünün İran kolu olarak bilinen örgüt eylemler ve teror hereketlerinin Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Senendec Kirmanşah şehirlerinde değil Batı Azerbaycanın merkezi Türklerin tarihi şehri Urmuya çekmesi.

-Terör olaylarının mücadile olarak tanımlanması ve böylece teröriste medeni bir aktivist şahsiyet olarak hitap edilmesi.

Söyleşinin İranla ilgili bölümünü aşağıda getiriyorum (ayrıca tercüme kuralları gereği PKK teröristleri için kullandığım savaşcı kelimesinden dolayı aziz şehitlerimizin yüce ruhundan özür dilerim)

-PKK 1972-1986 da mı çalışmaya başladı?

PKKnın çalışmaya başlaması 1972 ile 1978 yılları arası olmuştur. 5-6 sene süren hazırlık döneminin ardından 1978 de PKK kuruldu

-Bu esnada siz gençmiydiniz

Yirmili yaşlardaydım. 1975 senesinde başka bir solcu gurupla birlikte idim .bir senelik bir dönem idi ardından PKK ya katıldım

-Merkezi komitede mi oluyordununuz?

1978-1986 yıllarında ben normal bir taraftar idim.1986 yılında merkezi komite üyesi oldum.

-1978 yılından 1986 yılına kadar, nerde mücadile ediyordunuz? Dağda mı?

Hayır, Urfada idim sonra Lübnana gittim bir dönem için. Ben 1980 yılında Lübnan’da askeri ve siyasi eğitim gördüm.

- Hangi bölgede?

Lübnanın her yerinde Sur, Sayda, Beka Nebatiyede .

-Lübnanlı Şiilerlemi birliktemiydiniz?

Hayır, ben Filistinlilerle birlikte idim. Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi, Navayif Havateme bizim Ulusal Cephedeki arkadaşlarımızdandı bende demokrat cephede oluyordum.

-Abdullah hiç Lübnana geldi mi?

Arasıra geliyordu O 1979 yılında Türkiyeden kaçtıktan sonra Suriyede yerleşmişti.

- Suriye’de, Hafız Esat hükümeti bundan haberi varmıydı?

Evet

- Ona güvenli bir yer verilmişmiydi?

Küçük bir ev kiralanmıştı.

-Abdullahın Yunanistan yada İran gibi diğer ülkelerle bir ilişkisi varmıydı?

Onun Suriyede ve Esatla ciddi ilişkileri vardı . İranda da temsilcisi bulunuyordu .Onun arkadaşı Cemil Bayık Urmuda (çeviren :Batı azerbaycanın merkezi) KCK nın başkanıydı.

-Cemil Bayık hangi yıllarda İran da idi?

1985 ve 1986 senelerinde

-Bu nedenden dolayı mı Türkiye Cemil Bayıkla İranın yakın olduğunu iddia ediyor?

Hayır ondan öncede Cemil Baykın İranla ilişkileri vardı.

-Siz 1982 de mi Lübnana gittiniz

Ben iki sene Libyada kaldım bu sürede Kürt işçileri arasında mücadile ediyordum o dönem Libya ve Türkiye ortaklardı.

-Abdullahın kaddafi ile irtibatı varmıydı?

Hayır yoktu. 1982-1986 yıllarında PKK küçük bir gurup idi Libiyada çok bilinmiyordu sahte pasaportlarla işcilerin arasında oluyorlardı.Bilgileri vardı tabii ama bir şey söylemiyordular

-1986 da nereye geldiniz?

Ben Zagros dağlarına geldim yani İran Irak Türkiye üçgeninde idim.

Ben daha çok örgütleştirme ve eğitimle ilgileniyordum savaşçıların arasında idim.O dönem çeriklerin sayısı çok azdı 1987-1989 yılları arası savaşcı faaliyetlerini çoğaltma yönünde çalışıyorduk.

2000 yılından başlayarak çeriklerin sayısı çoğaldı ve isyan büyüdü.biz Irak Suriye İran sınırında İsyanları yöneltiyorduk.uzun yıllar PKK ile İran arası ilişkilerini ben sağlıyordum . 1987-1992 yılları boyunca yani .İranın Öcalanı yalnız bırakmasıyla birlikte biz İrandan soğuduk .Ben 1988 de Serdeştte (çeviren:Sarıdaş) bir İranlı dostla görüştüm (çeviren:dosttan amacı resmi makamlardır) ona bizim durumumuzun iyi olmadığını açıkladım ve İranlı kardeşlerimizin bize yardım etmeleri gerektiğini söyledim onlardan müsait yanıt alamadım maddi olanaklar olarak bizim için birşey yapmadılar. Apo rusyada sıkıntılı olduğu dönem biz onu Ermenistan yoluyla İrana getirerek Kürdüstan( ????)dağlarına Götürmek istedik ama İranlı arkadaşlar buna müsaide etmediler.

-Hangi yılı kastediyorsunuz?

1999ta Iranlı dostlarımız Apoyu Kabul etmediler.

Aponun tutuklandığı gün ben Urmuda idim halk eylem yaptı.(çeviren:terörist başının tutuklandığı dönem PKK uzantılarının çağrısı ve İran rejiminin kontrollü müsaidesiyle BATI AZERBAYCAN iyaletinin merkezi Urmu şehrinde bulunan Türkiye konsolusunun önünde bir kaç kişi toplanarak Türkiyeye karşı eylemde bulundular bu eylem Urmunun sarsılmaz halkı tarafından def olundu ve Urmu Türklerinin aynı yerde eylem yapması ve Türkiyenin yanında teröre karşı olduklarını ilan ederek halkın resmi makam ve polislere karşı yoğun basgısı sonucunda engellendi)

Ozaman bir İranlı dost bana geldi ve eylemi durdurmamızı istedi bende herşeyden habersiz olduğumu ve yapa bilecek olsaydım daha geniş eylem yapılmasını istediğimi söyledim.

20 şubat 1998 günü bizden İranı terk etmemizi istediler biz 26 şubat günü kabul ettik ve Üşneviye sınırına gittik. Hava çok soğuktu ordan dağa geçtik.

-Kandile mi gittiniz?

Hayır kaleşine gittik İran ihtiyacımız olduğu gün bizi korumadı dolayısıyla İrana kırıldık.
Dost zor gün içindir sonuçta zor günümüzde Apoyu dağa getirmek istedik kabul etmediler. Şahsen İranla arkadaşlık etmeyeceğim demiştim ve İranla şahsi arkadaşlık yapmadım ama PKK ile İranın arkadaşlığını devam ettirdim.altı sene boyunca 1987 den 1999’a dek ben İran PKK ilişkilerini yöneltiyordum. Ben dostca ilişkiler devam etmek istiyordum ama İran zor günde bizi korumadı.Şahsen arkadaşlığımı 1999’da İranla bitirdim. Bununla birlikte İran istihabratı PKK nın içersinde bana karşı Cemil Bayıkı desteklemeye başladı ve onun PKK içersinde yükselmesi ve iktira erişmesini sağladı.İran beni dışlayarak onun güçlenmesini sağladı.bana düşmanlık yaptı ve Cemıl Bayıkın yanında durdu.

-Bu İranın Cemil Bayıka destek verdiği anlamına mı geliyor?

Evet Cemil Bayık İranın desteyi ile PKK'da yükselmiştir.

YORUM EKLE