Olağanüstü Kurultay (mı ?)

 Ne kurultayı ? Kimse hayal kurmasın MHP 'de olağanüstü kurultay toplanmaz ,toplanamaz.. 1200 delege imza verse de toplanamaz..Toplanmaz ya faraza toplansa, O kongre neticelenmez. Olay çıkar ,olaylar çıkar ertelenir..Yan yatar ,çamura batar Bahçeli devam eder...Hesap budur ,kitap budur.. Muhalefet tavrını buna göre belirlemelidir..

Demokrasiymiş ,tüzükmüş ,kanunmuş ,yok efendim ülkücü iradeymiş ,bunların hiçbir önemi yok..Bahçeli ile birlikte MHP 'de çalışan dinamikler bunların hiçbiri değildir.MHP 'de çalışan yegane dinamik, Bahçeli ile gerçekleştirilen ülkücülerin devre dışı bırakılması projesinin ,her ne pahasına olursa olsun sürdürülmesidir. Türk siyasetinde sazın bütün telleri buna göre ayarlanmış , buna göre akort edilmiştir. İktidara yürüyecek bir MHP ,siyasetin akordunu bozar!!
Bahçeli ve ekibinin varlığı ,MHP 'nin iç dinamikleri ile ilgili değildir. Bu ekibin fikri,fiili gücü MHP'de bir il kongresini almaya dahi yetmez.Bu 1997 de de böyle idi ,şimdi de böyledir.Arkasındaki sistem güçleri ve güce ram olmayı alışkanlık haline getirmiş 80 öncesinin'' ezikleri'' , 80 sonrasının ''işbirlikçileri'' bugün hesapta MHP'yi yönetmektedir.

Şevkat'ler ,Koray'lar ,Başaranlar'lar...Musavvat'lar ,Semih'ler ,Adan'lar .....Kaya'lar ,Oktay'lar ,Ataman'lar...Özde bir anlayışın ,çeşitli yüzlerinden ibarettir, Eklentileri ile birlikte...geçim- seçim şirketinin rantiyeliğine soyunmuş ,emir kullarıdır..
Geriye kim mi kaldı diyeceksiniz ? Haklısınız ,bırakılmadı..18 yıldır bizlere adam diye yutturulanlar bunlar..Hesapta söz sahibi ,hesapta güç sahibi bunlar..Bunlar 18 yıl önce'' dış kapının mandalları'' idi ,sistem MHP 'ye el koydu , bu işbirlikçiler de sözüm ona adam oldu..

Her birinin hikayesi ayrı ,yolları aynı..''dava adamı '' değil bunlar. Kimi vasıfsız işçi ,kimi vasıflı köle , bunlar..

Hiç şüpheniz olmasın ,bu hareketin insan kaynakları zengindir ,zekatı dahi 30 senedir bütün siyasi yapıları beslemededir.Zaten başına ne gelmişse de bu münbit toprağın bereketindendir.Türk'e düşmanların, düşmanlığını ,dost geçinenlerin hasedini üzerimize celbeden budur.Bu gün ocağımız söndürülmek , geleneğimiz unutturulmak için ,dışarıdan yapılamayanı, içimizden birilerine ihale etmelerinin sebebi de başka bir şey değildir.

Dinamiklerimizi dinamitleyen bu güruhun ve zihniyetin hareketten tasfiyesi şart olmuştur..

Yeni nesiller samimi kalabilmiş eski, eskimeyenlerle el ele ,gönül gönüle vererek,son 15 yılda yıldızı parlatılan ,kızağa çekilip muhalif pozlarına yatan,iktidar edilip şımartılan bilumum ''dava kalpazanları ''nı bu hareketin dışına ,efendilerinin kucağına postalamakla mükelleftir.Bunlar var oldukça bu harekete hayat hakkı yoktur..

İçinde yaşadığımız süreç bir çıkış noktası olabilir mi ? Mümkün ,ancak mesele tamamen muhalefetin meseleyi ele alış tarzı ile ilgili..Köklü bir öze dönüşün, dirilişin sinyallerini ,ümidini vermeyen bir çıkış ,MHP 'de çaycıyı bile değiştiremez.
Delege odaklı bir çalışma olmazsa olmaz önemdedir,Ancak sadece delege odaklı bir çalışma ve ''seçim başarısızlığı''ndan ibaret bir siyasi söylem yetmez. Bahçeli ve ekibi böyle bir muhalefeti sindirmeye, püskürtmeye zaten hazırdır.İronik bir biçimde kendine karşı her karşı çıkışı ,ülkücü harekete düşmanlıkla ,ihanetle damgalamakta ve yeni tasfiyeler için kullanmaktadır. Planlanan yine budur..

Önce muhalefet dozu ,sıradan bir partideki ,sıradan bir genel başkanlık yarışına indirgenecek,yüzeyselleştirilecek,şahsileştirilecek..Sonra bilge lider ve son ülkücü kalenin ,hainlere karşı kutsal savunmasına geçilecek.Psikolojik üstünlük sağlanarak bu kutsal savaşta da her yol mubah,her yol meşru sayılacak.

Muhalefete karşı geliştirilen şiddet dili ve gösterisi ,esasta itinayla seçilmiş delege içindeki fireleri sindirmeyi hedeflemektedir ,muhalefetin üstüne zaten x çekilmiştir.

Bahçeli ve ekibi her yolu ,her metodu kullanacak ,sistemin bütün güçleri de bu ekibi ölümüne destekleyecektir.

90'lı yılların sonunda Türkiye'de sistemin çökmesi ,siyasetin tıkanması ile olağanüstü bir siyasi konjüktür yakalamış ülkücü hareketin,bu konjüktürü Bahçeli ve ekibi ile heba ettiği , yanlış ,manasız ,neye hizmet ettiği belirsiz politikalarla ,MHP 'nin adeta'' lüzumsuz parti'' derekesine indirgendiği gerçeği ortadadır.

Bu dönemde yaşanan,siyasi beceriksizlikten çok öte ,ülkücüye güvensizlik,hareketi başka odakların Türkiye hesaplarına peşkeş çekme , O hesaplara yamama ,bilinçli bir budama operasyonudur.Adeta MHP 'nin siyasi alanı AKP 'ye hediye edilmiştir.

MHP, Ülkücü görünüşlü ,sıradan ,eski model bir sağ kitle partisine dönüştürülmüştür.Türkiye'nin beklentilerinin çok gerisinde bu modelle ülkücülerin iktidar yürüyüşü bitirilmiş ,her gün ,hayatın her alanında kendi gündemini oluşturarak ,sürekli mücadele içinde dinamik kalan hareket ,pasifize edilerek ,dağılma ,dağıtılma sürecine sokulmuştur.

Bu gerçekler ışığında ,derindeki esas sancı ele alınmadan sade suya tirit eylem ve söylemlerle ,birkaç imza toplanarak MHP 'nin yeniden kendi çizgisine çekilebileceğini düşünmek en azından safdilliktir.

Hareketin mevcut hale getirilişi ,tesadüfi olmadığı gibi,hareketin kendi çizgisine döndürülme çabalarına sistemin vereceği cevapta bellidir.Bu durum iyi hesap edilip ,hazırlıklı olunmalıdır.

Muhalefete liderlik edenler, bu iddiada bulunanlar,gerekirse kendi konumları ile ilgili bir özeleştiriyi de göze alarak ,ciddi bir çaba ,sert,ilkeli ,ülkücü,kararlı bir duruşu ortaya koymak zorundadır.Tabanla birlikte kararlı bir mücadeleyi göze almak ,önemlisi organize etmek durumundadır.

Hareketin uykuya yatmış iç dinamikleri canlandırılmadan,hareketin ruhu uyandırılıp, şahlandırılmadan ,bu ruh organize edilmeden ,yeterli imza toplansa dahi netice alınamayacaktır.

Siyaseti meslek ,geçim vasıtası edinmiş ülkücü görünümlü siyaset esnafı,sırtını ''derin''lere dayamış bu esnafı yönlendirenler ,deşifre edilip ,saf dışı edilmeden, muhalefete akıl hocalığına soyunmuş ,sahte muhalifler ayıklanıp ,etkisizleştirilmeden ,başarı söz konusu olamaz.

İmza toplama süreci ,mücadelenin başlangıç start 'ıdır ve mücadele sanılandan uzun ve çetin geçecektir. Muhalefet eğer ciddi ise , biran önce ''tören kıtası'' psikolojisinden çıkıp ,''savaş taburlarını'' hazırlamalıdır..!

Baki selamlar...

YORUM EKLE