Niye Türk Geni

Milletleri kan yapılarına, kafatası biçimlerine ve ölçümlerine göre belirlemeye çalışmak batıya özgü hastalıklardandır. Var olan, yaşayan, oluşumundan başlayıp geleceğine doğru akan millet gerçekliğini tanımlamak yerine yapay yaklaşımlarla bilim dışı görüşler ortaya atılmıştır. Şimdilerde de yeni bir bilim dalının verilerine dayanmak savıyla yine böyle sapmaları görüyoruz. Nedense de hep “Türk geni” ile uğraşılıyor.

Batı dediğimiz ABD ve Avrupa ülkeleri… Oralarda bütün bilimler çok gelişmiştir, doğrudur… Başka bir doğru daha var. Onlar bilimi çıkarları için kullanmakta da çok beceriklidirler. Bilimden yararlanarak teknolojik ürünler ortaya koymalarına ne diyebiliriz… Ama bilimin ürünlerini kullanarak bilim dışı yöntemlerle Dünyayı çıkarları için düzenleme çabalarını da görmeliyiz.

Aralıklarla Türkiye kamuoyuna sokuşturulan “Türk geni” masalı ve bu masala dayalı bir takım sözleri okuyoruz. Türkiye Türkleri ile Türkistan Türkleri arasında gen kıyaslamaları ile bağları koparma çabalarını görüyoruz. Doğrusu gen bilimi ile bir ilgim yok. Ama uzun yıllar önce bu işleri bilen bir Profesör arkadaşıma sordum. Orhan Kavuncu’ya… Anlattı ki milletlerin geni diye bir şey yok. Tamamen uyduruyorlar.

Kan gruplarına göre millet tanımı ya da kafatası biçimi ne kadar anlamsız ise bu gen konusu da o kadar tutarsız. Ama önemli değil. Söyleye söyleye zihinlere yerleşir ve insanları yönlendirir. Zaten bu işleri uydurup yayanların da amacı bu…
Genlere, kanlara, kafatası ölçümlerine göre yeniden millet yaratmak saçmalığını bir yana bırakıp var olan milletlere bakmalıyız. Baktığımız zaman görüyoruz ki milletleri belirleyen “Dil, din, mezhep, ortak vatan, tarih birliği…” gibi bir takım etkenler vardır. Bir millette bunlardan birisi veya bir kaçı; başka bir millette de başka etkenler etkili olmuştur.

Dağılan Yugoslavya’nın içinden çıkan devletlerin milletleri çok ilginçtir. Sırplar, Hırvatlar, Boşnaklar aynı dili konuşurlar. Ortak bir vatanda yaşamışlardır. Ama ayrı milletlerdir. Belirleyici etken din olmuştur. Sırplar Ortodoks, Hırvatlar Katolik, Boşnaklar Müslüman… Almanlarda dil ve varsayılan ırk önemlidir. Fransızlarda dil ve kültür… İslam Dünyasında ortaya çıkan Pakistan milletinin belirleyici niteliği Müslümanlıktır. Ama Bangladeş ile Müslümanlık temelinde birleşirken dil ve kabilecilik yüzünden ayrılmışlardır.

Örnekler çoğaltılabilir. Ama bizim asıl konumuz “Türk Kim?” sorusuna karşılık vermek…

Tarihinin başlangıcından beri Türk, Türkçe konuşan insanlara denilir. “Türk, Türkçe ve Türkçenin taşıdığı ortak bilgi ve bilinç dünyasında yaşayan insanlar topluluğunun adıdır.”

Elbette tarihin derinliklerinden gelen “Türk Soyluluk” temeli vardır. Bu temel sürüp gitmiş bugüne kadar da gelmiştir. Ancak “Türk Soylu” olsa da birçok insan “Türk Dili ve Bilinci” alanından çıkmış, başka milliyetlere dahil olmuştur. Buna karşılık “Türk Soylu Olmayan” birçok insan da “Türk Dili ve Bilinci” alanına girerek Türk olmuşlardır. Zaten bütün milletler için geçerli bir kuraldır, bu durum… Bir Anayla Babadan türeyen millet anlayışı ancak masallarda olur.

Kavim ve Millet kavramlarını birbirinden ayırarak tanımlarsak belki günün gerçeğini daha iyi anlayabiliriz. Önceki yazılarımda belirtmiştim. Kavimler, Tarım Uygarlığının ortaya çıkardığı gerçekliktir. Bugünkü anlamda sözü edilen Millet daha çok Sanayi Devriminin gerçekliğidir. Şimdi “Bilgi Çağı”ndayız. Bu çağın getirdiği gerçeklik ise bir yandan milletleri ve kavimleri parçalarken öte yandan onları da kapsayan bir üst varlık ortaya koyma şeklinde gelişiyor. Sanayileşmenin ve Sanayi Devletlerinin oluşturduğu Avrupa Milletlerinin kurmaya çalıştıkları Avrupa Birliği, Avrupa Devleti bu yeniçağın getirdiği gelişmelerle ilgilidir.

Türk Milletinin bu gerçekten çıkaracağı bir ders var. Yine söylüyorum, Tarım Uygarlığını başlatan “Türk’tür”… Türkler bu yüzden insanlık tarihinin ilk kavmidir. Bu gün bu kavme mensup 200 milyon insan var. Ve 7 Devlet… Sanayi döneminin getirdiği gelişmeler, anlayışlar ve dayatmalarla Türk kavmi çeşitli milletlere dönüştürüldü. Şimdi yeniden bu devletleri bir araya getirip “Türk Devletler Birliği”ni kurmanın zamanı gelmiştir. Türkiye dahil Türk Devletleri içinde yaşayan ve artık o devletlerin milletine dahil olmuş olanlar da bu büyük birlik içindedirler.

Türk geni masalını ortaya koyarak da Türk Devletler Birliğini önlemeye çalışanların oyunlarını görmeliyiz.

YORUM EKLE