Neden MHP? Neden Tunceli?

Ülkemizin gidişinden endişeliyim ve rahatsızım. Bu iktidar sanki Atatürk’ün bütün kazanımlarına ve Cumhuriyetimizin temellerine karşı bir devrim yapar havasında.

İktidarın başı olmayı çıktığı yeni makamda da bırakmayan RTE yıllardan beri dünyada hiçbir Başbakan’ın yapmadığını yaptı. Türk Ulusunun etnik kökenlerine sürekli vurgular yaparak ortak kimliğimizi etnik parçalara ayırdı. Türk sözü kapsayıcı bir kavram olmaktan çıkarıldı.

Vatan toprakları üzerinde bir terör örgütünün yol kesmesi, kimlik sorması, terörü açıkça övmesi olagan işler arasına girdi.

Devletin ciddiyeti kalmadı. Bütün kurumlarla oynanıldı. Sonunda bakla ağızdan çıkarıldı ve Türkiye’yi bir “Anonim Şirket gibi yönetmek” iddiası açılandı.

Yolsuzluk ve rüşvet iddiaları ayyuka çıkarken bu iddianın muhatapları değil iddiacılar tutuklanır oldu.

İktidar Türkiye içinde adım adım tek adam diktatörlüğünün düzenlemelerini yaparken komşu ülkelerde de kardeş saydıkları partilerinin kavgalarına girdiler ve devletimizi de bu işlere bulaştırır oldular. Suriye’de, Mısır’da, Libya’da, Irak’ta yaşananlara bakın. Dış siyaset, iç siyasetin ve AKP ideolojisinin komşu ülkelerde yerleşmesinin aracı durumuna getirildi.

RTE halkın yarısını kendi safına almak için kalan yarısını karşısına aldı. En yakınlarından Bülent Arınç bile halkın yarısı bizden nefret ediyor demek zorunda kaldı.

Bu gidişin sonu iyi değildir. Bu gidiş durdurulmalıdır.

Önümüzdeki seçimler bir fırsattır. Halkımızın barajı aşan partilere yönelmesi gerçeği de göz önüne alındığında ortada Cumhuriyet değerlerine bağlı MHP ve CHP’de toplanmak bir çıkış yolu olarak görünüyor.

Bu durum karşısında kendisini Sosyal Demokrat olarak nitelendirenlerin CHP’de ve kendisine Türk Milliyetçisi diyenlerin de MHP’de toplanmasından başka çıkar yol görünmüyor.

Bu durum karşısında, bir Türk Milliyetçisi olarak MHP’yi destekleyecek işler yapmayı kendime görev bildim ve bir adım attım. Tunceli’den Aday Adayı olmamın anlamı budur.

Aday Adaylığıyla bile amacıma ulaştım. Siyasi konularda kapılarını bana kapatan yayın organları da bu durumu görmezlikten gelmedi ve televizyon programları ile görüşlerimi halka açık seçik anlatmak imkanı elde ettim.

Diyorum ki, gün ince eleyip sıkı dokunacak gün değildir. Herkesin eleştirilecek yönleri ve yanları olabilir. Ancak bugünün gerçekleri karşısında Türk Milliyetçilerinin MHP’ye oy vermeleri tarihi bir sorumluluktur.

Tunceli’den Aday gösterilsem de, gösterilmesem de oyum ve desteğim MHP’yedir.

Elbette CHP ve MHP yöneticilerine düşen bir görev vardır. Sosyal Demokrat veya Solcu denilen Partiler ile CHP’nin ittifakı sağlanmalıdır. Milliyetçi Partilerin de MHP çatısı altında seçime girmeleri gerçekleşmelidir.

Bu bir Milli Kurtuluş Hareketidir. AKP’nin felaketli gidişini durdurmanın başka yolu var mı?

YORUM EKLE