Mühür' e SÜLEYMAN, MHP' ye SAZAK…

 1 Kasım seçimlerinin akşamına kadar birçok kızgınlığım ve yanlış bulduğum birçok kararı olmasına rağmen Sayın Devlet Bahçeli’yi her ortamda savundum ve kendimce ona yöneltilen eleştirilere kalkan olmaya çalıştım. Bugün dahi kendisine çok büyük sevgim ve saygım var bunu asla yitirmedim ve yitirmekte istemiyorum. Çünkü hayatını bu harekete adamış önemli bir Adam’ dır ve Milliyetçi Hareket Partisi için çok önemlidir.

Ancak 1 Kasım seçimlerinde yaşanan büyük hezimet, seçim döneminde yapılan yanlışlıklar ve seçmenin gözünde artık Sayın Devlet Bahçeli’nin bir karşılığının kalmaması beni de MHP’de bir Genel Başkan değişikliğinin kaçınılmaz olduğu fikrine yöneltti. 1 Kasım sonrası Sayın Devlet Bahçeli’ yi en son Genel Başkanlığa seçen üst kurul delegelerinin arasından 548 delege imza vererek bir genel kurul yapılmasını ve sonrasında da yeni bir genel başkan seçilmesini istediler. Burada çok önemli bir detay var Sayın Devlet Bahçeli ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Şevkat Çetin’ in büyük çoğunluğunu görevden aldığı ve hain ilan ettiği bu delegeler daha önce kendisini seçen delegeler.

İlk olarak Sayın Sinan Oğan, sonrasında da Sayın Süleyman Servet Sazak, Sayın Meral Akşener, Sayın Koray Aydın, Sayın Suat Başaran ve son olarak Sayın Ümit Özdağ Genel Başkan adaylığı açıklayıp çalışmalara başladılar. Şehir şehir gezmeye toplantılar yaparak, mitingler yaparak kendilerini anlatmaya başladılar.

Süreç MHP yönetiminin ve Sayın Devlet Bahçeli’nin anlam veremediğim sert ve hukuk ile tüzüğe aykırı tavrı nedeniyle mahkemelere taşındı. Adaylara ve adayları destekleyenlere çok sert ve hak etmedikleri üslup ve hitamlar kullanılarak rencide edildi. Bunların hiç gereği yoktu bu adayların hepsi daha önce Sayın Devlet Bahçeli’nin yıllarca yanında yer almış kendisinin görev vermesiyle bu partiyi temsil etmiş kişilerdir. Hiçbiri Genel Başkanlığa aday oldu diye, MHP’ yi daha iyi yerlere getirmek istiyor diye, MHP’ yi iktidar yapmak istiyor diye suçlanamaz. Ben şahsım olarak suçlayanın Ülkücülüğünden şüphe eder ve bu hareket içinden bir menfaat peşinde olduğunu düşünürüm. MHP’nin en geç üyesinin bile haddini bilecek şekilde hayalinde MHP Genel Başkanlığı olmalıdır. Bir gün görev bana düşebilir diye kendini yetiştirmelidir.

Ben MHP’nin iktidar olmasını istiyorum ve önümüzde 3 yıla yakın uzun gözüken ama çok kısa bir zaman var. 1 gün bile vakit kaybetmeden genç ve dinamik, hareketin içinden gelip dengeleri ve ülkücü camiayı iyi bilen, halkta karşılığı olacak bir genel başkan ile yola çıkıp çalışılması gerektiğini düşünüyorum. Ama Sayın Devlet Bahçeli’nin mühür bende Süleyman benim, ben hukukta tanımam, tüzükte tanımam, mahkeme de tanımam, aday da tanımam, o şunun, bu bunun adamı, bana karşı çıkan herkes hain tavrı anlaşılır ve anlatılır gibi değildir. Bugünden tezi yok bu yanlıştan dönmeli ve her bir ülkücünün başının üstünde Devlet Ağabey olarak kalmaya devam etmelidir.

İlk günden bugüne Sayın Süleyman Servet Sazak Bey’ in MHP’nin ve Türkiye’nin ilacı olacak Genel Başkan olacağını düşünüyorum. Gerek geldiği aile, gerek parti içinde aldığı görevler, gerek bizlerin göremediği bazı şeyleri 3 Kasım 2002 seçimlerinden önce öngörmüş olması, gerek iş dünyasında ki karşılığı beni bu düşünceye itiyor.

Artık ok yaydan çıkmıştır ve geri dönüş yoktur. Bütün bu genel başkan adaylarının da divanda yer alacağı ve MHP’nin iktidarıyla taçlanacak bir sürecin Sayın Süleyman Servet Sazak Bey’ e Genel Başkanlık mührünün teslim edilmesiyle başlamasını istiyorum.

YORUM EKLE