Müftülere Resmi Nikah Yetkisi Az

 Yıllar önce Eylül 1999'da, Sarı Saltuk'un Türbesinin olduğu BABADAĞ'a gitmiştik. KIBATEK'in bir toplantısıydı. Türbenin bitişiğindeki mescidi bizim DİB Vakfı onarmış, bir de imam atamış. Müezzinliği de oranın Türklerinden emekli profesör yapıyor.

Anlattılar: İmam atanınca, yerli Türkler "kadı geldi" diye sevinmişler. Çekişmelerini kadıya götürüyorlar, o da kara kaplı kitabı açıp hüküm veriyormuş. Bir gün MİLLET arasında büyük bir kavga çıkmış. MİLLET kim mi? Millet dedikleri MÜSLÜMAN ÇİNGENELER… Davalılar, davacılar hep bir ağızdan konuşunca “kadı müezzine" bunlara söyle “TEKER TEKER GELSİNLER" deyip mescide girip beklemeğe başlamış. Biraz sonra kapı açılmış, birisi takla atarak imama doğru gelmeğe başlamış. İmam korku içinde müezzine seslenip çağırmış: "Hocam! Yetiş! Bu deli de kim?" Şaşırmak sırası müezzine gelmiş: "Kadı efendi, siz demediniz mi TEKERLENEREK GELSİNLER?” İşte öyle yapıyorlar...

Başbakanın açıklamasını duyunca bu olayı hatırladım. İsrail, Rusya ÇÖZÜM SÜRECİNDEN sonra sırada bekleyen MISIR, SURİYE açılımları için AKP yandaşlarına yeni bir TEKERLENME konusu gerekliydi, hazırda bekliyormuş, gündeme sürüldü: MÜJDELER OLSUN ARTIK MÜFTÜLERİMİZ de nikah kıyabilecekler. HAYDİN TARTIŞMAYA!!!

Tekerlenin... Tekerlenin…

Siz müftü alın nikah verin, nikah alın müftü verin, acıkırsanız kafanızı yiyin, biz işimize bakalım.

Tekerlenin... Tekerlenin…

Şimdi muhallebilere, yok yanlış oldu mu halifelere, yine mi yanlış oldu? Şeylere canım, hani vardı ya şey yaparlardı? Neydi yahu o?

Tamam şimdi aklıma geldi: MUHALEFET.

Şimdi muhalefete bir esaslı muhalif söylem gerekiyor: "Sayın Başbakan büyük bir yanlış yapıyor. Müftülere nikah yetkisi onlara ve makamlarına hakarettir. Nikah kıymak kasapların işidir. Daha doğrusu nikah yapmak imamların işidir.( İŞİDir, derken İŞİT demek istemediğimizi, her türlü yanlış anlamağa yol açıp, inananları incitmemek için bilhassa belirtelim.) Neyse biz söylemimizi sürdürelim. Diyoruz ki, nikah imamların görevidir. Müftü efendi hazeratına KADILIK YETKİLER” vermek gerekir.

Muhalefet bu söylemiyle hem iktidara esaslı bir darbe indirir hem de inananların oylarını alıp kısa sürede iktidara gelerek müftülere kadılık yetkileri verir ve tehlikede olan laikliği kurtarmış olur.

Tekerlenin... Tekerlenin…

Bu arada benim bu yazımda komünizm propagandası yaptığımı iddia edecek olanları da şiddetle uyarırım. Çok güçlü avukatlarım var ona göre...

“Komünizm propagandası da nereden çıktı" diyor musunuz? Diyorsunuz ve ben de duyuyorum.

Açıklıyorum: TEKERLENİN sözü ile gerçekte TEK ER LENİN demek istediğimi söyleyeceklere diyorum ki: O sözler bana değil, Babadağlı müezzine aittir. Onun eski bir komünist profesör olduğunu biliyorum.

Bu kadar duyarlılık niye mi? "Kur'anda NAMAZ KELİMESİ yoktur" cümlesini, dincilerin cümlesinin "Kur'anda NAMAZ YOKTUR" diye anladıkları bir feraset dünyasında dikkatli olmayalım mı?

Bu kadar sözden sonra iktidara da yandaşlarına da,  muhalefete söylenecek tek söz kaldı: Tekerlenin, yatın kalkın, yiyin için tekerlenin…

Vatan nice tarac olmuş, olsun ne işim var... İsrail’e muhtaç olmuş olsun ne işim var... Sabir'e selam ederim rahmet dilerim.

YORUM EKLE