Mirşan Hoca da Göçtü

Kazım Mirşan Atatürk'ün Türk Tarihi Görüşünü bilimlik yöntemlerle belgelendiren, yolaçıcı büyük bir bilgindir. "Bilgindi" demiyorum. Onun çapındaki kişiler ölümsüzdür.

Yaptığı çalışmalar çıkardığı bitiklerle o bengi yaşayacak. Ne yazık... Ne Ülkemiz ne de Türk Acunu onun değerini anlayamadı. Yine de seçkin birçok Türk K. Mirşan'ı anladı, onun bilgilerinden beslendi. Şimdilik bununla avunalım. Bir gün bu Ülke Atatürk bilinçlilerce yönetildiğinde, K. Mirşan adı bir TÜRKBİLİK BİLİMEVİNE(ÜNİVERSİTESİNE) verilmeli.

O gün geldiğinde Acunun en önemli BİLİMEVLERİ arasında en başlarda Türk Bilimevleri yer almalı (şimdi ilk 500 arasında yokuz) K. Mirşan'ın Yazıbilim alanında devrim niteliğinde buluşlar ortaya koyduğundan, okunamayan birçok eski çağlar yazını okuduğundan bilim çevrelerimiz bilgili değildir, duyan kimilerinin de bağnazlıkla ya da kıskançlıkla karşı çıktıklarını acıyla gözlemlemiştim.

Şimdi MİRŞAN HOCA uçmağa gittiğine göre umarım TÜRKÇÜ BİLGİNLERİMİZ onun çıkarmalarına ilgi duyarlar.

Onun yazdıklarının tümü tartışılmaz doğrulardır, demiyorum. Bunu kendisi de demezdi. Diyorum ki onun görüşleri ile buluşları bilimlik ölçeklerle irdelenmelidir.

2002 yılında Eskişehir Yazılıkaya Köyünde kayalardaki yazıları okuması için birlikte gitmiştik. Basın yayıncıları da çağırmıştım. O yaşta tepeye doğru coşku içinde koşuşunu unutamam.

Okudu. Yazılanlar Türkçeydi.3500 yıl önce yazılmıştı. Demek o yıllarda orada Türkler yaşıyordu. Onlar batılıların Etrüsk dediği Ertürklerdi. Roma'ı kuranlar onlardı. Yerli Latinleri yöneten, uygarlaştıran onlar içinde eriyip yok olan Türkler. Onların belgisi dişi kurdun emzirdiği iki kardeş. Dillerinin Türkçe olduğunu bugün artık biliyoruz.

Mirşan Hoca'ýı isteği üzerine İskandinav Ülkelerine göndermiştim. Oradaki Türk Yazıtlarını inceledi okudu bir bitik yazdı, Türk Dünyası Vakfı yayınladı, başında beni de andı.

Kendisinin ORKUN YAZITLARI ile ilgili ilginç görüşleri vardır, tartışılmalıdır.

Sözgelimi ÖTÜKÉN sözünün bir orman ya da bölge adı değil, Türklüğün Ana Töresi bir anlamda Anayasa diye okunması gerektiği görüşü bana çok ilginç yine önemli gelmiştir.

Bilim işlerinde tartışılmaz doğrular olamayacağını belirterek söylüyorum.

Bu yazıyı Mirşan Hoca'nın Uçmağa vardığını öğrendikten sonra yazıyorum. Öğretmenimizin en iyi öğrencisi Turgay Tüfekçi kardeşim çaldırıp söyledi. Öğretmenimiz 97 yaşındaydı, Bodrum Türkbükü'de yaşıyordu. Ölüm beklenen bir durum yine de kişioğlu etkileniyor. Oralarda bir yerde MİRŞAN HOCA'nın yaşadığını bilmek güvenç vericiydi. Şimdi o yok. Bitiklerine yönelmeli yeniden okumalıyım diye düşünüyorum.

Son aylarında ağrıları vardı. Yeditepe Bilimevi Başkanı İstanbul'un gelmiş geçmiş en başarılı Belediye Başkanı Yerdeşim olmaktan kıvanç duyduğum Bedrettin Dalan ağabeyimizin bu son TÜRKLÜK HOCASI BİILGİNE gösterdiği ilgiyi öğrendim, kıvandım.

Sağolsun, varolsun. O bunu hep yapıyor. Öğretmenlerimden birisi olan bu büyük Türk'e TANRI YANINDA İYİ BİR YER DİLİYORUM.

YORUM EKLE