MHP'nin Merkez Yöneticilerine Sorular ...

 Değişim ve diriliş sürecini engelleyerek, yavaşlatarak mümkünse durdurarak MHP’ye ve ülkücü harekete ne kazandıracaksınız veya ülkücülerin neyi kaybetmesini önleyeceksiniz?

Yönetmekten, büyütmekten ve iktidar yapmaktan sorumlu olduğunuz bir partiyi iç çatışmaların ve kargaşaların içine soktunuz.

Sizden başkasının yapamayacağına, başaramayacağına ve koruyamayacağına inandığınız işler hangi işlerdir?

Türk milletinin varlığına ve Türk devletinin bütünlüğüne kasteden odaklara karşı sizin yaptığınız fakat sizden başka ülküdaşınızın yapamayacağına inandığınız faaliyetler nelerdir?

Babaları soğuk gecelerde sıcak çatışmalarda vatan görevi yaparken; annelerin bağırlarında sakladıkları bebekleri ile sığındıkları evlerinin odalarında, hayvandan aşağı mahluklarca katlediliyor. Sizler bu acılara karşı hangi tedbirleri düşünüyor ve planlıyorsunuz? Sizden başka hiçbir ülküdaşınızın sizin kadar hassas düşünemeyeceği ve sizden daha iyi plan yapamayacağı iddiası ile koltuklarınıza sımsıkı sarılıyorsunuz?

Kızılcahamam'da toplandınız.

İlk gün akşam haberlerine yetiştirdiğiniz ilk haber “Anayasa Uzlaşma Komisyonuna“ seçilen üç vekilin isimleri oldu. AKP ve CHP komisyon adaylarını henüz belirlememişken aceleniz neydi?

Ülkücülerin merakla beklediği haber bu muydu? Mesajınız kimeydi?

Aday belirleme haberi ertesi gün çekilecek kongre resti için ihtiyaç olunan desteğin, bir yerlere gönderilen rüşveti miydi?

5 Haziran’dan sonra “hayır”lar hangi sebeple “ evet”lerle yer değiştiriyor?

Yoksa siz, “önce memleketim” deme zamanını sizden başka hiçbir ülküdaşımızın bilemeyeceğinizi mi sanıyorsunuz? (Belki bu konuda haklı olabilirsiniz.)

MHP’yi sizden başka kimsenin temsil edemeyeceği ve ülkücü hareketi sizden başka kimsenin büyütemeyeceği vehmi hangi endişenizden kaynaklanıyor?

Memleketin onlarca derdi ve sorunu karşısında sizlerin fikrî duruş ve faaliyetlerinizin milletimiz tarafından takdir edildiğini ve bu seviyede siyasi çalışmaların sizden başka hiçbir ülkücü tarafından yapılamayacağına mı inanıyorsunuz?

Aldığınız her kritik siyasi kararın AKP’ye hayat öpücüğü gibi gelmesi ve eğer görevden ayrılırsanız, AKP’yi başka bir ülküdaşımızın sizin gibi öpemeyeceğinden mi korkuyorsunuz? (Bak bu konuda da haklı olabilirsiniz.)

Değişim için kaçınılmaz olan seçimli kongreyi iki yıl sonraya erteleyerek kazandığınız zamanda bugüne kadar başarıyla temsil ettiğiniz “Milliyetçi Hareketi” hangi yeni başarılarla taçlandıracağınıza inanıyorsunuz?

İstikrarlı başarısızlığınızın ülkücü hareket tarafından sessizce kabullenilmesini ve beklenilmesini istemenizdeki gerekçelerinizi niçin kamuoyu ile paylaşmıyorsunuz?

MHP’nin birilerince veya Türk milletinin düşmanlarınca ele geçirilmesi tehdidine karşı sizin gösterdiğiniz tavra ve erken uyarı sinir uçlarına hareketimizde sizden başka hiç kimsenin sahip olmadığına mı inanıyorsunuz?

Niçin en ağır hakaret ve suçlamalarla sadece demeçlerinizde ve salı konuşmalarınızda AKP’ye saldırmanıza rağmen AKP’li vekiller yaptıkları açıklamalar ile sizlere ülkeyi uçurumdan kurtaran sorumluluk sahibi bir devlet adamı tarafından yönetildiğiniz için müteşekkir olduklarını açıklıyorlar?

Türkiye'nin siyasi gündeminde bölücü isyan, yeni anayasa ve siyasi sistem değişikliği başta olmak üzere devasa sorunların bulunmakta olduğunu biliyorsunuz.

Bu sorunlara karşı sizin kamuoyunun bilmediği ne hazırlığınız var ki eğer yönetimden giderseniz bu süreci sizden başka hiçbir ülkücünün yönetemeyeceğini ve ülkenin AKP’nin elinde mahvolacağına inanıyorsunuz?

Sonuç olarak 2018 kadar kazanmaya çalıştığınız “koltuk savaşı mı yoksa memleket davası mı?” bunu ülkücülere açıkça anlatmanız lazım.

Sizin yönetimde bulunma ısrarınızın mantıklı sebeplerini öğrenmek her ülkücünün hakkıdır herhâlde.
YORUM EKLE