MHP'de Olanlar ve İhtimaller

22 Aralık 2014 tarihinde Haberhergün’de yayımlanan “MHP ve Haziran Seçimleri 2” başlıklı yazımda bu hafta gerçekleşen MHP 11. Kongresi’nin sonuçlarını önceden tespit etmenin huzursuzluğunu yaşıyorum.

Öğle görünüyor ki tahminlerimin geri kalan kısmı da milletvekilleri kesin listesi açıklanınca gerçekleşecek gibi görünüyor.
O yazımda özetle geçtiğimiz yasama döneminde MHP’yi temsil yönüyle temayüz eden ve kamuoyunca beğeni toplayan ayrıca ülkücüler tarafından sevilen, güvenilen isimler ile genel başkan adayı olmuş ve olma ihtimali olan isimlerin konumları ne olursa olsun tasfiye edileceğini yazmış ve gerekçelerimi ifade etmeye çalışmıştım.

Bu çerçevede Koray AYDIN MYK’de, Sinan OĞAN, Engin ALAN milletvekilliğinde ilk çelmelenenler oldu.
Devamı var.
Milletvekilliğinde Tuğrul TÜRKEŞ, Meral AKŞENER, Yusuf HALAÇOĞLU ve Koray AYDIN’ın aday gösterilmeme sürprizine ülkücüler hazır olsun.
Son kongrede genel başkan adayı olan ve kongrede aldığı oyun çok üzerinde teveccüh ve saygı gören Müsavat DERVİŞOĞLU ise bu kongreyi üst kurul delegesi olması dahi engellenerek seyirciler arasında tribünlerden izlemek zorunda kaldı.

Bu durum elbette ki Sayın Dervişoğlu’nun şahsiyetinde bir leke olmayacağı gibi aksine onun “şahsiyetçilik” ilkesi ile riyaya ve menfaate dayalı “köleleşmiş” biata teslim olmayacağının anlaşılması üzerine, güya onu cezalandıranların kimliklerine kara bir leke olarak geçecektir.

Sonuçta milletvekili adayları kesin listesi ilan edildiğinde muhtemel genel başkan adayları ile karizması ve beğenisi Bahçeli'den fazla olan hiç kimse yeni parlamento grubunda yer almayacak gibi görünüyor.

Kimliği ve beklentisi ile geleceği Sayın Bahçeli’ye endeksli olanlar önemli değil. Onları ayrı tutarsak yaş itibarıyla Sayın Bahçeli’nin genel başkanlığından sonra MHP’li ve ülkücü olan arkadaşlarımı üzmek istemem. Fakat bu arkadaşlarım peşin hüküm ve suçlamalar ile kızacak ve seçim öncesi bunlar yazılır mı, söylenir mi diyerek şahsımı suçlayacaklardır.

Fakat ne demiş atalar: “Görünen köy kılavuz istemez” ve “zırva tevil göstermez.”

7 Haziran seçimleri sonrası Sayın Bahçeli’nin kendisine kesin, tartışmasız ve sorgusuz sualsiz tam bir biat içinde kalacak milletvekillerine ihtiyaç duyduğu açık.

MHP aday adayları arasında kırk yılın çile yumağından geçen şahsiyet, fedakârlık, cesaret ve ilim irfan sahibi öyle ülküdaşlarımı tanıyorum ki onlar değil TBMM’ye, gelecekteki “Türk Devletleri Turan Parlamentosuna” yakışacak niteliğe ve hak etmişliğe sahiptirler.

Fakat hiçbirinin listelerde seçilecek yerlerde olma ihtimali maalesef yok.

İsimlerini tek tek yazabilirim. Fakat yararı olmaz. Aksine ruh hastası ve niyetleri baştan belli siyaset tezgahtarlarının eline, yapacakları haksızlık ve kadirbilmezliğin gerekçesi olma fırsatını vermiş olurum.
Üyelik kaydı en son üçüncü defa MHP’den silinen köşeli muhalifim ya.

45 yıllık doğru fikirlerin, haklı mücadelenin ve kahramanlıklarla dolu bir hareketin tecrübelerle pişen binlerce kişilik kadrolarından milletvekili listesini oluşturamamanın haklı mazereti sizce ne olabilir?

Hayatının hiçbir döneminde bırakın ülkücülere yakın ve destek olmayı, Türk milliyetçisi olduğuna dair en ufak bir izin dahi sahibi olmayanlar ile batmış partilerin kaşarlaşmış politikacılarını siyasetin bit pazarındaki raflarından indirerek listelerin ilk sıralarına koyma ihtimali ve söylentileri inşallah pis dedikodular olarak 7 Nisan’da siyaset çöplüğüne atılır.

Uzağa gitmeden kendi memleketim Manisa'da her gerçek ülkücüyü rahatsız eden bir söylentiyi yukarıdaki sözlerime örnek olmak üzere sizlerle paylaşmak istiyorum.
Adı Zeynel Balkız. Avukat, cemaat mensubu ve DYP kökenli siyasetçiymiş. Miş diyorum çünkü ben tanımıyorum. Ülkücü olsa MHP’nin kıyısından geçse tanırım. CHP’den MHP’ye eski MHP’li vekil Enöz’ün transferi Manisa Belediye Başkanı Cengiz’in avukatı ve arkadaşı.
Listenin “birinci sırasında ya da ikinci sırasındayım” havasını ve söylentisini yayan bu hemşehrim bakın 19 Temmuz 2007 tarihli Zaman gazetesinde MHP aleyhine hangi ileri görüşlerini serdetmiş.

“Balkız’ın sert eleştirilerinden MHP'de nasibini alıyor: "MHP'nin tek argümanı şehit cenazelerinde slogan atmak. Çünkü MHP'de Türkiye'yi bir yere götürecek program yok. Bahçeli'de iktidar olma niyeti yok, fazla milletvekili çıkarma arzusu var ama iktidar olma arzusu hiç yok. Elindeki Apo'yu asmayan insan bugün iktidara gelse ne yapar?"

Eğer listeler bu söylentileri doğrular şekilde ilan edilirse hiç kimse kusura bakmasın ülkücü olmamanın, Türk milliyetçisi olmamanın yanında, cemaat ve başka siyasi parti artıklarını listelerde gördüğümüzde söyleyeceklerimizi seçim sonrasına bırakmayacağız. Ve gerekenleri bir daha aynı kompleksli hataların gelecekte yapılmaması amacı ile söylediğimizde kimse bizleri seçim öncesi “AKP’nin işine yarar“ ucuzluğu içinde suçlamasın.

Biz tabandaki her ülkücünün bizim gibi düşündüğünü ve beklentisinin bu yönde olduğunu çok iyi biliyoruz.
Bize “Kol kırılır yen içinde kalır.” nasihatinin hatırlatılmasından önce biz diyoruz ki kimse “Ülkücülerin Türk milleti için pişireceği aşa taş doldurmasın.”. Bu yüzden “dişlerimiz kırılmasın ve millet aldatılmasın” diye perşembe günü gelme ihtimali olan çirkinliği çarşamba gününden haber veriyoruz.

Bu kısa zorunlu açıklamadan sonra Sayın Bahçeli’nin önemli isimleri tasfiye etmesinin sebeplerine birkaç tahminle değinelim.

Koray AYDIN
Bundan önceki kongrede 400 oy almış potansiyel genel başkan adayı.
17-25 Aralık AKP’nin bozguna uğradığı, gardının düştüğü, pisliklerinin ortalığa dağıldığı günlerin yarasını, milletvekilliğinden istifa edip yüce divanda yargılanarak beraat etmesinden dolayı, seçim meydanlarında sürekli kanatacak MHP’deki en etkili ve tutarlı tek güçlü kimlik.

Mecliste AKP’li malum bakanların rüşvet iddiası ile yüce divanda yargılanması için yapılan görüşmelerde Sayın Koray Aydın'ın milletimizin zihinlerine kazınan ve AKP’li bakan ve milletvekillerinin başlarını öne erdirerek süt dökmüş kediye döndüren konuşması sonunda, kameraların karelerine düşen Sayın Bahçeli’nin konuşmayı alkışlamamasının yanında yüz ifadesindeki sıkıntıyı gördüğümde Sayın Aydın’ın artık Bahçeli’li MHP’de yolun sonuna geldiğini anlamıştım.

Engin ALAN
Yönetilmesi zor adam. Tavır ve çizgi sahibi bir şahsiyet.
Seçim sonrası çözüm süreci ve yeni Anayasa tartışmalarında MHP-AKP iş birliğine karşı koyma ihtimali çok yüksek olan biri.
Cemaat bağlantılı kimliklerin MHP’deki varlığından rahatsız ve bu kişilerin yeni dostları ile MHP’de varlıklarının güçlenme hazırlıklarına karşı en sert tavır sahibi olan vekil.
Güçlü kimliği ve karizması Sayın Bahçeli'yi rahatsız ediyor.

Sinan OĞAN
Ülkücü harekette ve kamuoyunda sevilen ve saygı duyulan ayrıca ideolojik ve fikri donanımı olan bir ülkücü. Ayrıca konuşma üslubu etkili ve hitabeti güçlü. Tek şansızlığı genel başkan ihtimalinin ülkücüler arasında erken dillendirilmesi. Bunun kendi iradesi ve isteği dışında kasıtlı yapılmış olması ihtimali kuvvetle muhtemel.
MHP’de vekil olmaması ona bir eksi yazmaz.
Önümüzdeki günlerde gerek kamuoyunda ve gerekse medyada MHP’li birçok vekilden daha çok yer alacağı açık bir gerçek.

Yukarıdaki üç arkadaşımızın özellikleri ile örtüşen özellikler taşıyan arkadaşlarımızı da önümüzdeki yasama yılında MHP milletvekili olarak göremememizin ihtimali oldukça yüksek.

Ben yanılırsam MHP ve onlar kazanacak. Eğer ben yanılmazsam hem MHP hem de onlar geçici makam kaybına uğrayacak.

İnşallah ben yanılırım.

YORUM EKLE