MHP Kurultayı ve Düşündürdükleri

 2 gün evvel MHP 11. Olağan büyük kurultayını tamamladı; vatana, millete ve partimize hayırlı olsun.

Yeni isimlerin yer aldığı ve bazı isimlerin de yıllar sonra MYK dışında kalmasını memnuniyet verici olarak görüyorum.

Öyle isimler var ki, ‘Genel Başkan’ın hatırı olmasa hiç birinin toplumda bir karşılığı yok.

Toplumda bir karşılığı olmayan bu isimlerin bir özelliği mi var diye bakıyorsunuz; öyle bir durum da yok.

Sadece ‘Genel Başkan’a hasbel kader selam vermiş, ahbap olmuş isimler.

Bunların partiye verecekleri oydan başka bir katkısı olamayacağından, MYK listesi dışında kalması da bir bakıma iyi oldu.

Şu anki listeye baktığımızda, keşke olmasaydı diyeceğimiz birkaç ismi görmek de biraz can sıkıcı ama önümüzde parti için değil, ülke için çok önemli bir seçim olacağından en azından seçime kadar bu seçilmiş isimlerle ilgili yorum yapmak da hiçbir ülkücüye yakışmayacak bir duruş olmalı artık.

Bu arada önümüzdeki günlerde milletvekilliği aday listeleri de belirlenecek.

Hukuki engeli olmayan bu partiye gönül vermiş, inanmış, hizmet aşkı taşıyan her ülkücü ve MHP’linin aday olma hakkı vardır. Bunu takdir edecek ve belirleyecek olan yine partinin genel merkezidir.

Yıllarca harekete hizmet etmiş, çeşitli kademelerinde görev almış, teşkilatta ve toplumda karşılığı olan ve bulunduğu her platformda ülkücü fikriyatı temsil edip anlatan bazı şahıslarla ilgili, hem de seçim öncesi genel merkez adına “adaylık müracaatını kabul etmedik, veto ediyoruz” gibi açıklama yapanlar kesinlikle MHP gemisine hizmet etmeyen, davasında samimi olmayan şahsiyet problemi olan kişilerdir.

Aday yapmayacaksanız yapmayın, kimse size niye aday yapmadığınızı sormayacak. Ve herkes canhıraş seçime odaklanıp çalışacakken ve siz de herkesi çalıştıracakken bu davaya gönül vermiş ve MHP’ye oyunu verecek kitlenin motivasyonunu bozmaya kimsenin hakkı yok.

Yukarıda da belirttim; aday yapmayın ama veto ettik ne demek?

Veto ettiğinizi söylediğiniz birçok kişinin neler yaptığını, nasıl kaliteli insanlar olduğunu sizinle her türlü tartışırım.

Lakin, bu tartışmaların-eleştirilerin yapılacağı zaman, bugün değildir.

Bunlara da meydan vermemek ‘Genel Merkez’ idarecilerinin vazifesidir.

Veto ettiğinizi söylediğiniz insanların eşleri, çocukları, ailelerinin “baba sen hırsızlık mı yaptın, davana ihanet mi ettin, yolsuzluk mu yaptın” sorularıyla bu kişileri muhatap etmeyin.

Hele bir dostum var ki, Bakü’de olduğu bir tarihte İstanbul Taksim’de yapılan bir grubun toplantısına katıldığı gerekçesiyle suçlanmasını kabul etmek mümkün değildir.

Unutmayın ki, bu kişileri sevenlerin oyuna da ihtiyacımız var. Bu iftiraların benzerini çok kısa süre önce tüm Türkiye izlemişti.

Bu tip haberlerin menşei de bellidir. Bu tip hareketlerle birlik beraberliğe ihtiyacımız olduğu dönemde kervanımızı dağıtacak hareketlerden mümkün olduğunca kaçınmalıyız.

Devlet içinde odaklanmış başka servislere hizmet etmiş cemaat mensuplarını da aday listelerine ekleyerek hareketi mecra’ından çıkartmayın.

Evet, bu insanlar da elbet MHP’ye oy vermeli, ama grup olarak listelerimizde görmek istemiyoruz. Herkes her şeyi o kadar açık net olarak görmekte ki, kimse Ülkücü hareketi ve ülkücüleri aptal yerine koymasın.

13 yıllık cehaletin ve ihanetin iktidarına son vermek için herkes bütün var gücüyle çalışmalıdır.

Genel Başkanımızı da artık başbakan yapalım.

Hem Türkiye, hem Türk Dünyası, hem de bölgemizin ve insanlığın huzur, barış ve mutluluğu bu şekilde ancak sağlanır.

YORUM EKLE