Meral Akşener Neden Hedef Seçildi?

Allahlın kendi nurundan, kendine halife olarak, Ahsen-i takvim üzere yaratığı çok komplike bir varlık; insanın iç ve dış dünyasında mutluluğa ulaşmasının, inanç, iman ve ahlakı bir arada yaşamasına bağlı olduğunu “Ahlak Buhranı” başlıklı yazımızda belirtmiştik. Ahlak bunalımının toplumu derinden sardığını gösteren güncel muhtelif örnekler vermiştik. Ahlaki çürümenin değişik şekil ve boyutlarını gösteren, fert ve toplum ölçeğinde örneklerine her gün yeni bir ahlaksızlığın eklendiğini ne yazık ki yaşayarak görüyoruz.

En son örneğini İslam’ın kenarından geçmeyen İslamcıların, şekilciliğinde dışına çıkarak, örfi sünneti yüzüne maske edinmiş, din, iman ve ahlakı kıla indirgemiş, kılda keramet olsa köpeğin her tarafı kıl olmazdı dedirtecek kadar, kıldan ibaret olan kıl zevatın; önce bir kadın, anne, ilim erbabı akademisyen, son olarak da siyaset ve devlet adamı, topluma numune gösterilebilecek bir siyasetçi olan Meral Akşener'i hedef alan iftirada gördük.

Köpeği utandıracak tıynetleri ile kılı maske edinmiş, iftirayı kazanç kapısı yapmış kıl zevatın kaçacak delik aradığı, sıçan deliklerine sığındıkları 28 Şubat ahlaksızlık operasyonuna karşı tek başına dik duran, başta dönemin başbakanı olmak üzere diğerlerine cesaret örneği olan Meral Akşener'e atmak istedikleri iftiralar Kuran da buyurulan "belhum adal" (Araf Suresi 179) benzetmesinin eksiksiz numunesi, münafıklığın çok açık tescili olmuştur.

Burada üzülerek ve üzerine basarak söyleyelim ki maalesef işine geldiği zaman kullandıkları, işine gelmediği zaman ayaklarının altına aldıkları Türk milliyetçiliğe karşı, sağ siyasette 1960’dan sonra ahlak hiç olmamıştır. Geçmiş dönemlerde de İslamcılık maskesi altında Başta Alparslan Türkeş olmak üzere Türk Milliyetçilerine özellikle seçim dönemlerinde benzeri iftiraları atmak din istismarcısı sağın geleneği olmuştur. Bu ahlaksız iftira geleneğinin oluşmasında dağıttığı bildirilerle o dönemlerin İslamcısı Bekir Berk başı çekmiştir.

Güneş balçıkla sıvanmaz. Yandaş medyanın iftiracı olarak kiraladığı anlaşılan ahlakı çürümüş, vicdanı kararmış, iman fukarası kara sülüklerin iftiralarından umduklarını bulamadılar.

Sahadan alınan tepki, ahlaksız iftiranın AKP oylarını % 2 oranında olumsuz etkilediğini gösterince, iftiraya umut bağlayanlar sureti haktan açıklamalarla, destek telefonlarıyla, iftiracı gibi bir bir tornistan etmeye başladı. İşte bu iftiracının ahlaksızlığından daha büyük ahlaksızlıktır.

Samimiyetini anında ortaya koyan Cemil Çiçek haricinde Bahçeli dâhil herkes maalesef Akşener’i alçak iftira karşısında yalnız bıraktı. Eğer gerçekten ahlakınız varsa, samimiyseniz iftiranın savrulduğu 10 Mayıstan beri bunca zaman neredeydiniz, niye sustunuz diye sormak gerekmez mi?

Peki, Meral Akşener neden hedef seçildi?

Bizce asıl cevaplanması gereken soru bu. Bu soruya cevap arayanlar iftiranın önce 17-25 Aralık soygun kasetlerinin montaj olduğu algısını pekiştirmeye yönelik hedefiyle birlikte emniyette yürütülen operasyonun alanının genişletilmesi, MHP ve Akşener’in bu alan çekilerek seçim öncesi ve seçim sonrası olmak üzere iki aşamalı hedefinin olduğunu ve derinlere ulaştığını görecektir.

Akşener’in gelecekle ilgili düşünceleri bilinmemekle birlikte, siyasi tecrübesi, dik duruşu ile belirleyici potansiyel ulaşmasından korkuluyor. MHP’nin üzerinde mutlak kontrol sağlayan operasyonel güçler; ülkücü gelenekten gelen, 28 Şubata baş eğmemiş, kullanılmaya, yönetilemeye, yönlendirilemeye müsait olmadığı anlaşılan Akşener'in Bahçeli sonrası oyunlarını bozmasından endişeli.

İftiracının yapmış olduğu "diğer iftira kasetleri gibi bu kasetinde montaj olarak kurgulandığına kesin olarak inanan bir kişiyim" açıklamasıyla 17-25 Aralık kasetlerinin montaj olduğu algısını pekiştirmek olduğu açıkça görülüyor.

Seçim dönemine girildiğinden beri MHP’nin cemaatle ilişkisini Akşener’in yürüttüğü propagandası fısıltı halinde sinsice yayılmaya çalışılıyor. İftiracının açıklamasının bir bölümünde Akşener’i ve MHP’yi adeta tehdit ve şantaja yönelmesi de bu algıyı pekiştirmek istemesi de propagandanın sonucundan nemalanmak isteyenleri ele veriyor.

İftiranın seçim öncesi hedefi, Akşener’i istifa ettirerek diskalifiye etmek ve tabi MHP’yi vurarak AKP’nin işini kolaylaştırmaktı. Bunda başarılı olamadılar. Meral Akşener birinci raundu açık ara kazanmıştır. Sinan Ogan gibi kolay lokma olmadığı, çok diş kıracağı bir daha anlaşıldı.

Asıl önemli olan ikinci raunt. Tarihçi Akşener, Tarihte kahramanları korkak düşmanların yarattığını çok iyi bilir. İftiracı sistemle gerçekten hesaplaşmak istiyorsa, çomarları değil kendini düşman ilan eden korkanların hedefini hedef edinmeli, birinci raunttaki ezici üstünlüğünü ve tecrübesini inançları, idealleri için iyi değerlendirmelidir. Şerden hayır doğuran Allah’ın bahşettiği gücün ona büyük sorumluluk yüklediğini görmelidir.

YORUM EKLE