Küstah Kovboy

 26 ocak pazartesi Hürriyet gazetesinin orta sayfasında tam sayfa bir röportaj yayınlandı.Michael Werz ,Türkiye uzmanı ve Canter for American Orogress (CAP) isimli düşünce kuruluşunun kıdemli araştırmacısı imiş,ağustos 2014'te Kürtler konusunda yeni bir rapor da hazırlamış eksik olmasın,Türk-Amerikan ilişkileri hakkında''gerçekçi ve epey karamsar bir tablo çizmiş''.Analizleri''Beyaz Sarayın meselelere bakış açısını anlamak için decoder niteliğinde'' imiş.

  Merak edip okudum ,iyi de oldu.Gerçi pek beklediğim dolulukta değildi,aksine derinlemesine bir analiz beklerken Amerikalı politikacıların cahil ve kaba yüzünü aksettiren buyurgan bir zorbalığın izlerini görmek,gücün verdiği kibri incelemek bakımından öğretici idi.

  Üslup ve değerlendirmeleri bir analistten ziyade Türkiye'ye ''bak fena olur'' modun da, aba altından sopa gösteren kravatlı bir eşkıyalığı çağrıştırıyordu.

 Takıntılı olduğu konuların başında herhangi bir haklılık -haksızlık incelemesine girmeden Türkiye'nin dış politikası geliyor.Türkiye'nin Amerikan politikalarını kayıtsız şartsız desteklememesini anlayamıyordu analistimiz,kötü alıştırmışız demek ki.Kovboy'' Türkiye sık sık dış politikasında diğer herkesten daha bütünlüklü olduğunda ve ahlaki üstünlükte ısrarcı oluyor ,ancak ahlaki olarak haklı olmak bir strateji değil''buyuruyor.aslında bir itiraf sayılabilir.

  Batı için ve bilhassa ABD-İSRAİL eksenli hakim çeteler nezdinde politikalarının ahlakiliği ,hele konu bölgemiz olunca akıllara gelen son şeydir herhalde.Bunun sonucunu da şöyle ifade etmiş '' Türk hükümeti Washington'da hem Amerikan yönetiminde hem kongrede hem düşünce toplulukları dünyasında neredeyse bütün dostlarını kaybetti'' .Çok şükür! diyebiliriz.Ekliyor ''bu tür politika sizi hem bölgede hem dünyada izole eder''

  Kovboy ahlaki temelden bu derece yoksun politikaların alternatifinin izole olmak olacağı ihtarını çok net yapmış.Çıkar harici bir dış politikanın olamayacağı ,çıkarında güçlünün yanında olmaktan geçtiğini hatırlatıyor.

  Yine ''Türk dış politikasının sonuçları etkileme ve bölgeye istikrar refah ve daha az ölüm getirme kapasitesi oldukça sınırlı '' buyurmuş.Gerçi bu yeni birşey değil biz kapasitemizin sınırlılığını bıraktık,neredeyse bölgeye göz ucuyla bakmanın bile yasak olduğu neredeyse bir yüzyıl geçirdik sayenizde.Ancak tartışılacak konu sizin sınırsız kapasitenizle bölgeye getirdiklerinizdir.

 Bölgede istikrar,refah ve daha az ölüm getirme gibi bir niyetinizin olmadığını mı okumalıyız bu cümleden, kaos fakirlik ve ölümü temsil eden politikalarınız  karşısında aczimizi mi anlamalıyız.

 ''İlişkinin 2011 de bulunduğu noktaya döneceğini düşünmek çok zor.Obama döneminden sonra işler Türkiye için hiçte kolaylaşmayacak.Obama'dan sonra ister Hillary Clinton ister cumhuriyetçi bir başkan gelsin ,ABD yönetimi Türkiye'ye karşı bugünkünden daha sert olacak'' aynen böyle buyurmuş deyyus! Sebebini de gezi, IŞİD ve Kobani'ye bağlıyor.

 İncirliğin serbestçe kullanımının mümkün olmamasının ABD'nin IŞİD'e karşı ''çok karmaşık misyonunu'' yerine getirebilmesini zora soktuğunu belirtiyor kovboy.Bu karmaşık misyonu bizimde çok karmaşık bulabileceğimiz ve açıklığa kavuşturulmadıkça desteklemeyebileceğimiz düşüncesi ile ilgilenmiyor bile.

 Öyle ya, mademki  IŞİD'le mücadele bölgede batılı çetelerin istediği operasyonu yapabilmesinin yeni meşruiyet kaynağı ,bize uymak düşer sadece, isterse operasyonlardan hayati zarar görelim.

 Bak kovboy , şu IŞİD dediğinin tabanı muhakkak ki açlık,çaresizlik ve zulm altında ,cehaletle kıvranan bizim çocuklar da ,tavanı onu politik bir misyonla bölgeye yeniden vaziyet etmenizi meşrulaştırmak için kullananların ''sizin çocuklar '' olduğundan şüphemiz yok..Onu bize ve az buçuk kontrolünüzden çıkan Kürt hareketine hiza vermekte kullanmanıza yardım etme gibi bir aptallığı bizden beklemeniz ,biraz ayıp kaçmıyor mu?Geçtik ,utanmadan birde tehdit savuruyorsun..

 ''Kobani'yle ABD,Kürt meselesinde aktif oyuncu haline geldi'' demiş kovboy, ya sabır..Farkındayız..İç politikamızda bayağı argüman kaybetmiştiniz ve bizi terörle terbiyede bir miktar gerilemiştiniz,telefi ettiniz demek ki..Otuzun üzerinde can kaybı ile devreye girdiğinizi anlamıştık zaten de ,Kürtleri bize karşı kışkırtıp kullanmanıza yardım etmememize niçin kızdığınızı anlamaya zeka seviyemiz yetmedi!

 Bir terör örgütüne karşı diğer bir terör örgütünü silahlandırmanın ilke bazında sizin için ne ifade ettiğine değinmeyelim de ,silahlandırdığınız örgütün varlık sebebi bizim bütünlüğümüzü parçalamak.Birde bölgede niye yanımızda değilsiniz modun da bizi tehdit edip,izoleden bahsediyorsunuz size bile tuhaf gelmiyor mu bu kadarı?

   ''Sayın Erdoğan'dan ABD'nin bölgedeki rolüyle ilgili sürekli suçlamalar geliyor ve bu durum kendisinin Cumhurbaşkanı olmasının ardından da değişmedi .Hükümette devamlı anti-Amerikan anti -batı  bir söylem var''diye yakınmış analistimiz,niye diye merak ediyor herhalde , Hayret..!Tavsiyemiz herhangi bir Türk kahvesine uğramanız ,sizi yedi geçmişinizle birlikte aydınlatırlar!( beyaz Türk kafe'si olmayacak).

 Sayfanın dibinde iri puntolarla bir başlık''1915'in 100. yıl dönümü sıkıntılı geçebilir'' ne tavsiye edersiniz deyip geçelim.Birde Fethullah'a baş köşede ayrı başlık açılmış vermeyiz,diyor özetle..Sizde kalsın, bizde o tiplerden mebzul miktar mevcut zaten,hatta seçin iş adamı,aydın ,siyasetçi giderken yanınıza vereceğimiz bendelerinizden ,istediğinizi alıp gidin.

 Özetle böyle idi röportaj.Değerlendirelim.Amerikan politikalarının incelikten yoksun kaba bir baskı ve şantajdan ibaret olduğunu biliyordukta,bu normalde kapalı kapılar ardında ,masa başında oynanan bir oyundu,halktan özellikle gizlenen bir tarafı vardı.Hazımsızlık yapar,kanlarına dokunur diye,apolitik bir tutum olarak görülürdü.Tehtid ve şantajın merkez medya geçinen bir yayın organından açık bir biçimde yapılması yeni bir şey.Biz zılgıtı yöneticilerimizin kapı ardında yiyip, ikna olduktan sonra ,kapı önünde gururumuzu okşayan sözlerle zaferimizin ilanına alışmıştık.

  Anlaşılan masa başında ters giden bir şeyler var, bu sevindirici,ancak kovboyun bu derece hödük'leşmesi de düşündürücü..Bu ropörtjda ters birşeyler var.Türk -Ameran ilişkileri zorda diyen ve Amerikan politikalarının haklılığına vurgu yapan, kamuoyunu bu politikalara ikna çabası taşıyan bir özellik taşımıyor.Bilakist milletin genelinin sinir uçlarını tahrik edecek konular ,kaba bir güç gösterisi üslubu ile adeta uysada uymasa da böyle kardeşim,hoşunuza gitmese de patron benim ,benim dediğim olur,ikna etme mecburiyetim yok,sizin uyma mecburiyetiniz var,sizin anlayış ve çıkarlarınıza ters de olsa bu böyle...yoksa diyen bir söylem..

  Kendisini okuyanların Amerika dahi bu politikaların yanında değil,onlar bile Erdoğan'ı istemiyor,bak baskıyı da arttıracaklarmış, helal olsun demesini beklemiyor herhalde analistimiz.Bizde Erdoğan'ın yanlışlarının Amerika'nın emrinde olmasından kaynaklandığı şüphesinde olan önemli bir kesim var bir kesiminde kesin kanaati.Biz politik rakiplerimizi dahi Amerikan işbirlikçiliği ile suçlarız,halkımız nezdinde o derece yerlerdedir Amerika'nın prestiji,ancak IŞİD'le kıyaslanabilir politik bazda.

  Öyleyse bu söylemin faydası ne? Ne bekleniyor bu söylemden? Türkiye'de güce tabi ve onunla menfaat birliği içinde önemli bir çevre ve etki alanları olduğu açık ancak bu çevreler dahi batı işbirlikçiliğini maskeleme derdindedirler ulusalcılıktı Atatürkçülüktü gibi söylemlerle ve mevcut politikaları değiştirme gücünden de yoksundurlar şu anda.Moralsizlikten güç kaybı, gevşeme varsa teşvik primleri ve özel çalışmalarla gayrete getirilmeleri şüphesiz daha doğru olur.

 Kürt siyasetçi ve beyazlar üzerinde böyle teşviklerin varlığını sahadan da bu röportajdaki ara cümlelerden de anlıyoruz zaten.Bunlar üst aklın akılsızca sahaya inmesini gerektirecek durumlar değil.Öyleyse?

 Bu üslup tekrarlanır ve yaygınlaştırılırsa ve Türkiye'de siyasi konjuktür üzerinde derin bir kırılma yaratacak bir eylem planı ile desteklenmez ise hesapta hedefe koyduğu hükümet ve Erdoğan'a güç sağlar ve prestijini arttırır.

  Eskiden olsa ''sizin çocuklar'' yeni bir darbeye mi hazırlanıyorlar diye sorardık kovboya ,o bile bu kadar açık önceden ilan edilmezdi ki başarılı olsun.Olur a yeni durumda ancak bu kadar açık bir teşvik ile birilerinin harekete geçip ülkeyi kurtarmaları söz konusudur! Böyle bir durum yoksa yaz önümüzdeki seçimlere AKP'ye 5 puan daha..Muhalefet hemen harekete geçip kovboyun iktidarın adamı olduğunu ilan etmeli!

  Geriye değerlendirmediğimiz son ihtimal kalıyor,ABD-İSRAİL hattı son bir hamle daha yapacak ancak başarı şansını da düşük görüyor ve iç dinamiklerimizi son kez uyarıyor ,bir çıkış şansı veriyor ya bu politikalar bir türlü sonlanır hizaya gelirsiniz veya Türkiye'nin Saddam ırak'ı ,Kaddafi Libya'sı ,Putin Rusya'sı ,İran gibi tecrit edilmesi masada...

 Dayatılanlara bakılırsa tecrit olmak hiç de kötü görünmüyor..

  Yaşayarak göreceğiz,ancak Türkiye böyle bir dönemi meleklerin cinsiyetini tartışarak değil,çok daha ciddi konuları tartışarak geçirmeli.Sağlam bir ''milli birlik ruhu'' her meselenin üstesinden gelmemizi sağlayacak yegane gücümüzdür.

 Baki selamlar....

YORUM EKLE