Kör mü oldunuz?

Türkiye Cumhuriyeti; tarihinin en karanlık günlerini yaşarken, ülke yönetiminde söz sahibi olanların, körlük ötesi durumlarını izah etmek, anlamak mümkün değil. Bugünkü günler hamasetle, oyunla geçirilecek günler değil. 

Türkiye’nin karşılaştığı ekonomik krizi, dünyadaki vaziyetle veya Amerika seçimleriyle izah edemezsiniz. Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı vaziyet, her şeyiyle ekonomi yönetiminin ufak ve orta üretim ünitelerinin ihtiyaçlarını anlamamasından kaynaklanmaktadır. 

Bizim gibi ülkelerin üretim yapılarını anlayamamışsanız ülkenin de,  başını dertten kurtaramazsınız. 

Türkiye’nin sanayisi ufak ve orta boy üreticiler üzerindedir. Bu işletmelerinde finansal derinlikleri yoktur. Pazarlarda %10 ‘luk daralmalar dahi üretim ünitelerinin darmadağın olmasına vesile olur. Rusya’yla yaşanan kriz, Suriye ve Irak’taki savaşlar, bu bölgelere sınır olan illerimizdeki ticareti bitirme noktasına getirmiştir. Güneydoğu illerimizdeki fiili durumu uzun, uzun anlatmaya gerek var mı? Yerle bir edilen şehirler, sokağa çıkma yasakları, terör olaylarının adeta savaş şekliyle devam etmesi tüm bölgedeki ekonomik ve sosyal hayatı bitirme noktasına getirmiştir.  

Böylesine durumlarda devlet erkinin ne yapayım deme hakkı yoktur. Bu ekonomiyi de, vergileri taksitlendirerek yönetemezsiniz. Yaptığınız devlete kaynak yaratmaktan başka bir şey değildir. On yıllarda oluşmuş tarım ve ufak-orta işletmelerimiz topyekün iflasın eşiğindedir. Ayrıca özellikle İstanbul’a başlı başına bakılmalı, lazım olan tedbirler yerinde ve zamanında alınmalıdır. 

Türkiye cumhuriyetinin onlarda yıldır oluşturduğu sermaye birikimi heba edilemez, edilmemelidir. 

Bu süreçte İstanbul, her semti tüm ekonomik dinamikleriyle değerlendirilmeli, tüm dünyanın adres olarak bildiği Kapalıçarşı’nınLaleli’nin, Zeytinburnu’nun, Merter’in yok olması, boş gözlerle seyredilmemelidir. Bu bölgelerde yangını söndüremezseniz, bu yangının Türkiye’yi saracağı gerçeğinden kaçamazsınız. 

İstanbul’da Sayın Cumhurbaşkanı’nın bir lafıyla başlayan, yaklaşık 2 yıldır devam eden servisçi esnafıyla ilgili meseleyi çözemezseniz, 40 bin kişilik esnaf topluluğunun manipüle edilmesini, polisiye tedbirlerle önleyemezsiniz. 

Ekonomideki bu yangını anlayamazsanız, yabancı güçlerin yangına benzin dökeceği gerçeğini ve bu gerçekliğin sonuçlarını telafi edemezsiniz.  

Bütün Türkiye’de, ufak işletmelerde kıyamet kopuyor. Tarım kesimi hem sebze-meyve üretimi hem de hayvan üretimi perişan vaziyette. Bu gerçekliği fark edemezseniz sosyal alanlarda aldığımız tedbirler bir işe yaramaz. 

Bugünkü durum ekonomi bürokrasinin körlüğüdür. 

Kör olmadıysanız artık Türkiye’nin halini görün. Çok basit önlemlerle yangının ortalığı yakıp yıkmasını önleyin.  Hemen tarım finansını ve ufak işletmelerin finansa ulaşmaktaki engelleri kaldırın. 

Ekonomi hamasetle değil, real gerçekliklerle yürütülür. Yapılması ve yapılması gereken ve yapılmayan işlerin arkasındaki güçleri fark edin. 

Tabiî ki, kör olmadıysanız… 

 

 

 

YORUM EKLE