Konuşun be Arkadaş !

15 Divan üyesi 39 Milletvekili 77 MYK üyesi MHP’de deprem oluyor, yüzlerce delege günlerdir kazan kaldırıyor, taban alev alev yanıyor, sosyal medyada ve ülkücü haber sitelerinde her dozda kelâm ile söz harman olmuş yüzünüze savruluyor.

Alayınız ağır abi pozlarında lâl olmuş susuyorsunuz. En delikanlınız Şevkât, İsmet ve Semih Beylermiş demek ki. En iyi beslenmiş dost onlarmış demek ki.

Eğer Sayın Genel Başkan haklı ve doğru bir siyasi duruş içindeyse ve bugüne kadar ülkücü hareketi başarıdan başarıya koşturmuş, gelecek nesillerimize övünerek anlatacak icraatların sahibiyse ona karşı yapılan binlerce tenkide karşı bir sözünüz, bir cümleniz yok mu?

Bu nasıl beslenmiş dost (!) olmaktır?

Onun iki dudağı arasından çıkan isminizi o söylemese esameniz okunmazdı. Bunu en iyi cümle âlem gibi siz de biliyorsunuz. Hiç mi ahde vefa kırıntısına sahip değilsiniz?

Anladık yanlış yaptı, hatalıdır diyemezsiniz? Çünkü velinimetiniz.

Ama göğsünü MHP’yi ele geçirmek isteyen; aktrollere, CIA, MOSSAD ajanlarına ve daha tanımlanmamış bir sürü ihanet odağının uşağı muhalefete (!) karşı tek başına siper eden genel başkanınızı niçin savunmuyorsunuz?

“Laf keli”, basın danışmanı Metin kadar olamıyorsunuz?

Öyle lafla “yanındayız“ mesajları yetmez bu beslenmiş dostluğa(!)

Meclis'te ceylan derisi koltukların, partide uzun unvanlı kartvizitlerin karşılığı kuru bir “yanındayız”, “destekliyoruz” lafları ile geçiştirilebilir mi?

Hani gerekçeleriniz?

Hani, nerede içi fikrimizin ve inançlarımızın rengiyle dolu analizleriniz?

Ve karşılığında hepimizi utançtan başımızı öne eğdirecek tezleriniz ve haklı güçlü tespitleriniz. Gelecekte muhakkak ve kesin olarak Bahçeli liderliğinde iktidar olacağımıza bizi de inandıracak delillerinizi niçin kendinize saklıyorsunuz?

Bırakın öyle içini boşalttığınız “lider, teşkilat, doktrin,” balonlarından karikatür çizmeyi. Dolu dolu konuşun. Savunun liderinizi. İki dudağı arasından isminizi telaffuz ettiği için 54 milyon kişi içinden 550 talihli arasına sizi o sokmadı mı?

Milli Piyango’da bile 50 milyonu bulma şansını yakalayan talihliden, daha şanslı olma fırsatını size o vermedi mi?

İster söverim, hakaret ederim, suçlar hain ilan eder sonra vazgeçer, makam mevki veririm diyerek sizi MHP’yi temsil makamına o getirmedi mi?

Bu aşağılanmaya mecbur edilip ikbal şantajına evet demek mecburiyetinde kaldığınız için intikam mı alıyorsunuz yoksa?

Eğer öyleyse bu iki defa üst üste şeddeli haysiyetsizlik, yüzsüzlük olmaz mı?

Önce haysiyetsizlik yarası al, sonra sinsi bir ihanetle liderini er meydanında yalnız bırak, parçalanmasına sessiz kal.

Dağılın Anadolu'ya. Geçin ülküdaşlarımızın karşısına. Savunun Bahçeli'nin yönetim biçim ve stratejilerini. Anlatın 5 Haziran’da tekrar seçimin ülkemiz için niçin vazgeçilmez olduğunu.

Yüreğiniz yetmiyor mu ya da yüzünüz yok mu?

İstifa edin o zaman makamlarınızdan. Dönün ülkücülerin arasına. Çünkü siz de biz de biliyoruz ki inanmadığınız için savunamıyorsunuz.

Makam-ı İkbâl velînimetinizi bildiğiniz için, hem makam sahipliğini hem de tenkidi kendinize yakıştıramıyorsunuz.

İstifa edin o zaman.


Yok, gerçekten kılavuzunuzun liderliğinden memnun ve eminseniz siper edin gövdenizi ona fırlatılan kahpe (!) oklara.

Siyaset kurnazlığı yok. Bugüne kadarki taktiğiniz “kazananın ve gücün yanında, makama yakın, yanaşık düzen şak şakçılığı” artık çok sırıtıyor.

İçinizden çıkacak kahramanlar için zaman daralıyor. Aranıza diyetle, git-geller ile katılan kahraman olarak nam salmış olanlarınızın da paçalarına teneke bağlanmak üzere.

Şu Ülkü Ocaklı gençleri de görmüyor, onlardan örnek almıyorsunuz. Hiçbir maddi makam ve gelecek garantisi olmadan, almadan, düşünmeden hazır kıta bekliyorlar.

Onun için Bahçeli onlara sizden çok güveniyor. O Ocağın mayasını biliyor çünkü. Bugüne kadar o koltukta onların omuzları sayesinde oturduğunu da çok iyi biliyor.

Onları yine kongre salonlarında, kapı girişlerinde, kürsü önlerinde hançereleri yırtınırcasına bağırtarak makamlarınızı korutacağınıza mı inanıyorsunuz?

Ayıp değil mi hepinize gençlerin arkasına sığınarak siyaset yapmak, makam korumak.

Siz, niçin MHP’de 1 Kasım’dan beri esen değişim rüzgârının hızını kesmek için ortalarda yoksunuz.

İşte, Kızılcahamam'da istişare toplantısı da oldu bitti.

Tek kelam, tek söz yok bulunmaz Hint kumaşı siyaset cehdinizden.

15 Divan Üyesi, 39 Milletvekili vekil ve 77 MYK Üyesi. Toplam 131 şapka eder.

Hani ne demişti adamın biri: Ne adamlar gördüm başlarında şapka yoktu. Ne şapkalar gördüm başlara takılı, altında adamlar yoktu. Kaleyi teslim etmem diye yel değirmenlerine saldıran Don Kişot’un, Sanço Panço’su değilseniz eğer, sesiniz çıksın ve duruşunuz belli olsun be arkadaş!

Eğer velinimetinizden ümidi kesmiş fakat mevcut adayları beğenmiyorsanız şunla olur deyin lâl olmadığınızı görelim.

MHP’nin değil Türk milletimin istikbalinden çalacağınız iki yılın bedelini sizin çocuklarınız, aileleriniz büyük acılarla ödemez inşallah. Bu vebal size hem bu dünyada hem de ahrette yeter bunu da unutmayın.

YORUM EKLE