Kongrelerde Ne Oldu?

Hiçbir şeyin düzelmeyeceği parti yapılarının kongrelere göre değil, seçime göre dizayn edilemeyeceği aslında ilk günden belliydi.

Demokratik parti anlayışına inanmayan 8.sınıf komitacılık metotlarıyla millete gidilemeyeceğini bir türlü anlayamayan yönetim anlayışı ne yazık ki, galip geldi.

Hâlbuki Türkiye genelinde 3-5 istisna bölge hariç, her yerde tek aday vardı.

Muhtemelen gene istisna birkaç bölge haricinde,  illerde tek adaylı listelerle kongrelere gidilecek.

Böylesine bir hava değerlendirilemez mi?

İlçelerinizi, illerinizi güçlendirerek seçime hazırlık yapmak daha iyi değil mi?

Ne oldu şimdi?

6 ay sonra olacak seçim her şeyiyle riske edildi. Bu teşkilat yapılarıyla değil seçimlere pikniğe bile gidemezsiniz.

Seçim sonrasında Amerika’ya, Avrupa’ya, Yabancı güçlere, İsrail’e bol, bol söver, tatmin olursunuz.

Türkiye gibi jeostratejik bir coğrafyada yönetime talip olmayı; atar, yemez sporda yönetici olmakla eş değer tutuyorsanız, bu ülkenin yönetimini de size kimse vermez.

Bu millet imparatorluk kaybetmiş, her yanlış tercihinde yüzlerce ekonomik kriz yemiş, iç mücadelelerle on binlerce evladını kaybetmiş, sürüne, sürüne son 300 yılını geçirmiş, işgaller görmüş, göçlerle mühacirlik yaşamış bir millete ben sizi yönetmeye talibim, elle tutulur bir planın yok, gözle görünür bir hedefin yok, rutin işleri de kendi mensuplarının bile yetersiz gördüğü kadrolarla yöneteceğim dayatmasında bulunursan seçimden sonra hissene düşen kafanı duvarlara vurmak olur.

Halbuki, Türkiye’nin en çilekeş, en donanımlı kadroları ülkücü misyon içinde bulunmaktadır.

Dünyayı anlamış, dünyanın alacağı her vaziyete duruş gösterecek kadrolar ülkücü hareketin içinde vardır.

Ülkücü hareket yola üniversitelerden çıkmış, donanımlı kadrolar topluluğudur.

Peki, bu kadroların devlete talip olmasının önüne kim geçiyor?

Kadrolarla, milletin demokrasi düzleminde buluşmasını kim engelliyor?

Ekonomiden siyasete, spordan sanata binlerce çözümü üretme yeteneği olan kadroları kim engelliyor?

Hezeyanlar, komplo teorilerini, kartondan düşman yaratıp, o düşmanlarla kavga etme isteklerini, çapsız insanların ayak oyunlarına kim göz yumuyor?

Tüm bunları kurduğunuz sistem yapıyor.

2015 seçimleri hüsranla sonuçlanacaktır.

Bu saatten sonra da bu süreç zor değişir.

En iyisi şimdiden sövecek unsurları belirleyin, seçim bittiği dakikalarda sövecek ülke, topluluk, birey bulun.

Bunu yaparken de arada aynaya bakın.

Belki başkalarının günahını almaktan vazgeçersiniz…

 

YORUM EKLE