Kıyamet Senaryosuna Adım, Adım

Geçmişi uzun, uzun anlatmak belki de bugün yaşananların sonucunda varılmak istenen hedefi karartmaktan başka işe yaramayacaktır. Bugün olan 10 il sınırları içerisinde yoğun çatışma ve bölücü örgütün çatışmaları büyük illere taşıma arzusu sağlıklı tahlil edilmelidir.

Yine son günlerde başta İstanbul olmak üzere, başlatılan eylemler tehlikenin ne boyutlara geldiğinin en büyük ispatıdır.

Bir kere şu tespiti yapmak lazım ki, bugün yaşananlar belki de, ülkemizin Cumhuriyet tarihinde karşılaştığı en büyük uluslararası projedir.

Rusya’nın, Almanya’nın, İran’ın Türkiye söz konusu olunca nasıl da bir araya geldiğinin en büyük göstergesidir. Bir tarafta etnik ve inanç farklılıkları üzerinde beslenen örgütlerin azgınca saldırıları devam ederken, diğer tarafta başta Rusya olmak üzere İran’ın ve Irak’ın adeta savaş tehdidi açıklamaların sağlıklı soğukkanlı tahlil edilmeli.

Rusya’nın savaş arzusunda olduğu artık anlaşılmalıdır.

Bu arada Demirtaş’ın Rusya gezisi ve 26-27 Aralık’ta HDP ve PKK’nın Diyarbakır’da yapacağı kongrede açık, açık özerklik ilanı yapacakları açıklamasını iyi anlamak lazımdır.

Yine meşru zeminde demokratik ölçülerde siyaset yaptıklarını iddia edenlerin, her zeminde terörü teşvik etmelerini uygulamaya konulmuş kıyamet senaryosunun parçası gibi görmeliyiz.

Tüm bu yaşananlar adı konulmamış Haçlı taarruzudur.

Meseleye böyle bakarsak Türk milletine karşı organize edilmiş asrın projesi ile de baş edebiliriz.

Bir kere özellikle terörle mücadele eden güvenlik güçlerinin morali asla bozulmamalı. Gerek asker, gerek polis kuvvetlerimiz her türlü teknik ekipmanlarla donatılmalıdır.

Devletin milletle işbirliği en üst düzeye çıkarılmalı bu mücadelenin sadece güvenlik güçlerinin işi olmadığı kamuoyuna iyi anlatılmalıdır. Mücadele terörü destekleyen sivil unsurları da kapsamalı başta Feto çetesi ve özellikle Almanya vakıfları aracılığı ile hem Güneydoğuda, hem de Batıda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerine son verilmelidir.

Her gün şehit cenazelerinin geldiği ülkede yemin etmeyen ve terörü destekleyen siyasi partiye tahammül etmenin ne hukuki, nede ahlaki geçerliliği yoktur.

Bir an evvel bu sahadaki hukuki şartlar oluşturulmalı. Bu siyasi parti hemen kapatılmalıdır.


Sağlıksız yaşam koşullarının da sağlıklı nesiller çıkmaz. Hızla hem Güneydoğu da hem de Batı da kentsel dönüşümlere hız verilmelidir. Kültürel ve sportif faaliyetler desteklenmeli, gençlerimizin bu kan içen örgütlerinin kucağına düşmesi engellenmelidir.

Türkiye tüm yönetim ve ekonomik sistemini gözden geçirmeli sistemin manipüle edilen unsurları düzeltilmelidir.

Tüm siyasi partiler iç terör meselesine, savaş tehlikesine karşı birlik beraberlik içinde vaziyet almalıdırlar.

Allah (c.c.) böylesine günlerde büyük Türk Milletinin yar ve yardımcısı olsun…

Sağlıcakla kalın…

YORUM EKLE