Kaygılanma! Biat Et Kaderine Ve Şükret…

Biat etmek! Bilinç altımıza hassasiyetle işlenmiş olan Arapça kökenli bir kelimedir. Bağlılığını, itimadını bildirmek; rey vermek anlamındadır.

Toplumsal bilincimizdeki karşılığı ise; rey verip kaderini beklemek ve de sunulan koşullarda memnuniyetle yaşamaktır. Sorgulamadan, zahmet edip düşünmeden, ötesini-berisini hesap etmeden, karşı çıkmadan, sesini yükseltmeden, silik bir halde yaşamaktır hayatı Biat!

Bir de bunun yanında; şükürcü bir yanımız var vesselam. Hani derler ya, tuzu biberi! Tam da öyle; biat kültürünün tuzu biberi de şükretmektir.

Öyle ki; kafamız yarılsa, iflas etsek, sevdiğimiz birini kaybetsek, kötü yönetilsek, “Buna da şükür beterin beteri var” diyenlerdeniz…

Nelere şükretmedik ki?
Gözlerimizin içine baka baka; 2010 yılında “Biz PKK ile görüşmedik. Görüştüğümüzü söyleyenler şerefsizdir”, 2011 yılında “Terör örgütü PKK ile biz görüşmedik. Devlet görüştü”, 2012 yılında ise “PKK ile görüşen arkadaşı ben gönderdim. Sıkıntısı olan bana söylesin” diyenleri dinledik ve vardır bir hikmeti, adam hain olacak değil ya! Buna da şükür dedik ve geçtik.
Direklere çıkılıp bayraklarımız indirilse de, onurumuz şerefimiz ayaklar altına alınsa da; yüzlerce figüranın kullanıldığı ve bayrağın nakış nakış işlenildiği reklam filmlerimiz var! Buna da şükür dedik ve geçtik.

Maden ocaklarında felaketler yaşanıp, yüzlerce insanımız toprağa gömülse de; O da bir şey mi; “İngiltere’de 1866 yılında madende yaşanan bir göçükte 361 kişi ölmüş”, beterin beteri var arkadaş, hem bu gün itibari ile toprağın altında kalan cesetlerin tamamına ulaştık! Ve çıkardık, buna da şükür dedik ve geçtik.

Güneydoğuda askerlerimiz; eşlerinin yanında infaz edilse de, üniformaları ile sokağa çıkmamaları doğrultusunda telkin dahi edilse; Olsun canım, varsın üniformaları ile çıkmasınlar, tahrik etmesinler, hem artık medya da çatışma haberleri yok, ağlayan anaları da görmüyoruz, güneydoğu’ya da zaten gitmiyoruz, buna da şükür dedik ve geçtik.

Nöbet kulübesinde bekleyen üç askerimiz terör örgütlerince şehit edilse de, şehit olmuş bir askerin vebalini taşımak pahasına, olmayan sevgilisinden mesaj geldi de cinnet getirdi deseler de, Vay be beterin beteri var, ya tüm bölüğü silahla tarasaydı! Buna da şükür dedik ve geçtik.

Sanayi üretiminin GSMH daki payı inşaat sektöründe yaşanan rantın ve hatta TOKİ’nin elde ettiği gelirin dahi altında kalsa; Sanayi de kalkınma da neymiş? Aç sefil, kredi batağında başımızı sokacak bir evimiz oldu buna da şükür dedik ve geçtik.

Mevcut hükümet 2002 yılında göreve geldiğinde; USD kuru 1.410.000 TL seviyesinde idi! 1 Ocak 2005 tarihinde paramızdan 6 sıfır atıldı. Bu gün ise an itibari ile USD kuru 2,30 TL civarında olsa da; 1.410.000 TL den az buna da şükür diyor ve geçiyoruz.

Yukarıda saydığımız tüm bu olumsuzlukları, Kutsiyetpenahları; Eş başkanı olduğumuz Büyük Ortadoğu Projesi’ne (BOP) yorumlayıp, BOP’u da Osmanlı ruhuna adasa da, Osmanlıca ile gündemi değiştirse de; Gitmesek de, gidecek olsak yanına yaklaşamasak da, bilmem kaç bin odalı, makamına göre klozeti olan sarayımız var dedik ve ŞÜKRETTİK! Yoksulluğun karanlığına gömülmüş, ihanetin ateşinde bekletilmiş tenekelerle kaplı barakalarımızda, el açarak…
Biat edelim! Aklımızı kaybetmeden, kişiliğimizi zedelemeden, kendi hür irademiz ile ulusal bütünlüğümüze ve toplumsal refaha biat edelim.

Şükredelim! Kararlılık içinde ve tüm gücümüz ile mücadele edelim. Sonucuna tevekkül edip, şükredelim.

Saygılarımla,

YORUM EKLE