'Kampanya Dolgusu HDP, Radikal Sol ve Cukkacı Muhafazakarların Kutsal İttifakı'

 7 Haziran seçimleri öncesinde bir kısım medya, İktidarın yardakçılığını yapmak üzere, gerçeklikten uzaklaşıp “YANDAŞLIK” yaparken, bir kısım medya da İktidar karşıtı terör yanlısı radikal sol çizgideki “MUHALİF” kanat olarak, terörün şımarık çocuğunu barış güvercini olarak hazırlamakla meşgul oldu.

Aslında AKP nin suç dosyası öylesine kabarıktı ki! Seçmen tepkilerinin tamamı ne yazık ki sandığa yansımadı. Sebebi ise; yazılı ve görsel tüm ulusal basın, gerçeklikten uzak, hırsları ve tutkuları üzerine yayın yapmayı ilke edinmişti. Seçmenin iradesine ipotek koyan bir medya savaşına tanıklık ettik hep birlikte…

Seçmen tam anlamı ile bir akıl tutulması yaşadı. Bir kanalı açtığı vakit; AKP’nin işlediği günahları ve suçları meşrulaştırma gayreti içerisinde olanların yardakçılığı ile karşılaşan seçmen, bir başka kanalda ise; eli kanlı terör örgütünün şımarık çocuğunun saz resitali ile karşılaştı. Tüm bu algı oyunlarının sonucunda AKP, beklenenin biraz üstünde oy almayı başarmış oldu. HDP ise radikal solun beslemesi “MUHALİF” medyanın yoğun çabaları sonucunda ağustos böceği misali saz çalarak, şarkılar-türküler söyleyerek barajı geçmeyi başardı.

Bu gün yaşananlar ise daha vahim bir hal aldı. AKP çözüm süreci sonucunda kaybettiği itibarını ve milliyetçi oyları tekrardan kazanabilmek için çözüm sürecini buzdolabına kaldırdığını ilan etti! Müsait bir zamanda, yani milletin sindirim sorunu yaşamayacağı bir dönemde tekrardan servis edebilmek için… Diğer yandan da HDP ile karşılıklı salvoları ile kendisine kampanya malzemesi çıkardı. CHP ise alternatif bir “Çözüm Süreci” söylemi geliştirip, HDP ile aynı yastığa baş koyma hazırlıklarına başladı bile...

Bunların gayesi; vatan, millet, bayrak ve Türk Milletinin geleceği değil! Neden mi? Vatanın dört bir yanı yangın yerine dönmüşken, her gün şehitlerin kanı yüreğimize damlayıp, gözlerimizden yaş olup akarken, CHP nin ve AKP nin derdi yapılan anketlerden çıkan sonuçlar olmuştur. Tunceli’de ve Şanlıurfa’da 3 şehit verdiğimiz 29 Ağustos 2015 tarihinde, Sayın Davutoğlu basının karşısına çıkıp “Oylarımızda yukarı doğru bir trend var yüzde 44'ü gördüğümüz anketler var. Yükselen bir trend olduğu aşikar. Yüzde 44-45'leri gördüğümüz anketler var.'' diyebilecek kadar kendinden geçip avuçlarını ovuşturabiliyor.

Medya ise verilen şehitlerin, evlere düşen ateşin, şehirlerdeki çatışmaların seçim sonuçlarına yansıması ile ilgileniyor… Bu nasıl bir toplum mühendisliğidir böyle? Bu nasıl bir medyadır ki, toplumu; vukuu bulan bu olayların esasından uzaklaştırıp, hainlerin güdümündeki politik tartışmaların neticesine yönlendirebiliyor?

Radikal sol ve terörün kutsal birlikteliğine geçmişten günümüze şahitlik ettik. Lakin AKP ile birlikte, cukkacı sözde muhafazakarlar ile vatansızların gayrı-meşru ilişkilerine ilk defa şahitlik ediyoruz. Elbet bir gün herkes işlediği günahların bedelini fazlası ile ödeyecektir.

Yaklaşan 1 Kasım seçimleri öncesinde, yurdun dört bir yanında yaşanan terör olaylarının vicdanlarımızı sızlattığı bir dönemde; AKP ve CHP’nin, kampanyalarına dolgu malzemesi yaptıkları HDP ile el ele seçim çalışmalarını başlattıklarını görüyoruz. Karşılıklı ozanlar gibi atışıp, itişip-kakışıp el ele, kol kola barajı geçecekler gibi görünüyor. Çünkü “MUHALİF” medya AKP nin karşıtı olarak, HDP/PKK nın yaramaz çocuğu ağustos böceğini seçimlere hazırlıyor. Bu MUHALİF medya, Haziran seçimlerinde olduğu gibi! AKP den kurtulmak isteyen toplumun, önemli bir kesiminin belirli bir kısmına, AKP den kurtulmanın formülü HDP nin barajı geçmesidir” düşüncesini empoze etmeye başladı bile…

Bu durum aslında AKP nin de işine geliyor. AKP’nin kurmayları 1 Kasım öncesi çözüm sürecini askıya alarak; milliyetçi oylara göz kırparken, kürt seçmenin de arkadan dolanıp elini tutuyorlar. Onlar için iktidara giden her yol mubâhtır….

Burada en önemli görev ve sorumluluk seçmene düşmektedir. Tüm bu olumsuzlukların ve algı oyunlarının karşısında, bu oyunu bozabilecek iradede ve kararlılıkta duran, kadrolarını iktidar ve Türk Milletinin geleceği için hazırlamış bir MHP var! Haince kurgulanmış bu üçlü kutsal ittifakı yerle yeksan edebilmek için, Türk Milletinin hak ettiği saygınlığı kazandırmak için MHP var!

Sonuç olarak; seçmene söylenebilecek tek bir söz var. O da; “Ver yetkiyi gör etkiyi” dir.

Allah’a(c.c.) emanet olun!...

YORUM EKLE