Kafası değil de, dini karışık ülkem

Kapatılan cemaat okulları devlet himayesine geçti. Buraya kadar tamam. Sorun şu ki,  Ülkede neredeyse kilometre başına 1 imam hatip lisesi düşüyor. Bu başka birilerine göre bir günah çıkarma ayini olabilir ama bu ülkede bir nesil islamı yanlış tanıdı. En kötüsü ise o neslin büyük bir kısmı İslam dinine karşı büyük bir nefretle büyüyor. Bu hangi eğitim sistemiyle düzeltilebilir ?
Yıllardır "hoca efendi" sevdasıyla, İslam dininde yeri olmayan yolsuzluk, torpil, adam kayırma, hırsızlık ve yalancılığı "Allah rızası ve hizmet" kelimeleriyle masumlaştıranlar, bugün yerini Bakara süresi başta olmak üzere Allah kelamıyla makara yapanlara bıraktı. Bu konuda sürekli telkinlerde bulunan Ülkücüler ise Fatiha bilmez münafıklar sıfatına layık görüldü. 

Ne zaman ülke karıştırılmak, peşkeş çekilmek ve yönetimine kastetmek istense, ayakbağı olarak görülen Ülkücüler Devlet adına ve kanun namına (!) uzaklaştırıldı. Ülkücülerin ölülerinden bile medet uman yöneticiler geçmişte de şimdi de yol ve doğalgazla aklandı. Ülkücüler ölmek pahasına düzensizliğe direndikçe dirildi onlar da bu direnişi kırmak için emperyallere eğildikçe eğildi. Sonuç itibariyle ülke olarak 50 yıldır mehteran takımı gibi iki ileri bir geri sayıp duruyoruz. Bu saymaların ahenginden o kadar başımız döndü ki, elindeki topraklarda yaşayan halkın güvenliğini sağlayamayanlar afyon verilmiş hasta gibi Osmanlı hülyalarına daldı. Osmanlı'yı Kanuni ve Fatih'ten ibaret sanan bir ülkeye, İslam dini diye Arap kültürünü yedirmek de çok zor değildir zaten.
Kuran-ı Kerimi'i tecvitli okuyarak cennete gideceğine inanan insanların, "Allah bize ne emretmiş ?" merakında olmaması, elbette bir eğitim eksikliğidir. Beyinler eğitimsiz olmasaydı, önce sorgulamak ve anlamak üzerine yetiştirilseydi, Mercedes marka arabayla ve koruma ordusuyla dolaşan ama "yardımlaşmak ve paylaşmak güzeldir. Peygamberimiz dünya malına tamah etmemiştir" diye fetva veren bir Diyanet işleri  başkanımız da olmazdı.
Mesele okulların isimleri değil, içinde oluşturulan boşluklar. Elbette imam hatip lisesinden de bir nobel ödülü alan çıkabilir. Önemli olan çocukların ilkokuldan itibaren doğru bilgi ve sorgulamadan korkmayan bir eğitim sistemiyle büyümesi. Önemli olan uygar devlet seviyesine milli bilinçle ulaşabilmek değil mi ? Ülkenizi severseniz, bu topraklara aşk ile bağlanırsanız, yeryüzünün en güzel bayrağı olarak sadece Türk bayrağını görürseniz hizmet aşkıyla yanarsınız. Bir zamanlar Osmanlı Devleti İngilizlerden daha uygar bir devletti ama yıkılan Onlar değil Osmanlı oldu. Çünkü uygarlık, milli bilinçle beslenirse yükselir. Milli olmayan bir medeniyetin tek dişi kalmış bir canavar olduğunu yıllardır İstiklal Marşımızda okuyoruz zaten. Okumayı ihmal edenlerimiz olmuş ki, uygarlık adına midesi geniş bir memleket haline geldik. Tavsiyem, o da yasaklanmadan yeniden, defalarca ve anlayana kadar okunmasıdır.
(Kimyamızla oynanıyor efendiler ama tesellimiz bir nobel ödülü. Bu nobele sıkı sıkı sarılma sebebimiz ise kuvvetle muhtemel yurt içinde yetişmiş Milliyetçi bir nobel adayımızın uzunca bir süre olmayacağıdır. Allah, yurt dışında yaşayan Türk Bilim Adamlarının gönüllerinden memleket sevdasını almasın diye dua etmek de ayrı bir ironidir zaten.)

Şimdi istirham ediyorum, İslam'ın sancaktarı olan Türkleri Arap kültürüyle asimile eden eğitim sistemine dur denilsin. İslama dair izahatlada bulunulsun. Eğer eğitim sistemize pozitif ilimler yerine Allah rızası için kaşınılan koca göbekleri biraz daha yayarsak, Araplar bizi kıt beyinleriyle  bir kez daha sırtımızdan vuracaktır. Tarihin tekerrürü öğretirken olmalı yaşayarak değil.
LÜTFEN; 
     
İşe girmek için başını kapatırken, ojelerini silmeyi unutan kadınların,
Cuma namazında mühim insanlarla(!) saf tutayım derken, namazdan önce abdest denen bir gerekliliğin olduğunu bilmeyen erkeklerin,
Cemaat olarak, memleketin öz evlatları yerine kendilerine öz evlat olanlara makam vermek isteyen ve bu uğurda HIRSIZLIK ve ADAM KAYIRMA yarışına Besmele çekerek başlayanlara göz yumup sonra da "Allah affetsin, kandırıldık" gibi kelimeler dışında tek kelime mantıklı cümle kurmayan MÜSLÜMANLARIN(!)
Ders kitaplarının her geçen gün inceldiği ve eğitim seviyesini yükseltmek yerine mütemadiyen değişen bakanların seviyesine indirilmesinin,
Şam'da Cuma namazı kılacağız diyenlerin, vatan toprağını türbeden ibaret sayanların ve "çok şükür aldık geldik" diye nutuk atanların, 
"Vatan namustur" kelimesiyle yoğrulan yurdun  sınırlarına edilen tecavüz edilirken sessizce izleyenlerin,
Anıtkabirden park sökmek için koşarak giden gurubun, "Türk olmaktan utanıyorum" diyen temsilcilerini, Türk Meclisi'nde Türkçe'ye ve Türk'e hakaret eden, o Meclis'ten bağıra bağıra toğrak isteyen ama her ay o ülkenin hazinesinden maaş alan hainleri, istenilse 10 dakika Meclis'ten yaka-paça atılabilecek bu matematik ve mantık dışı denkleme BARIŞ adını veren insanlara tuhaf bir şekilde halen itiraz etmeyen  AYDIN ve AKİL (!) beyinlerin,
Körpe beyinlerin koca emrine sunulmasında sakınca görmeyen hocaların,
Vatan aşkını faşizanlık sayan ve İslam Birliği safsatasıyla milleti kandıranların, (böyle birlik matematiğe ve mantığa aykırıdır. Mümkün olan tek doğru birlik Türk Birliğidir.)
İSLAM'la alakası olmadığını açıklar mısınız ?

Bunun adı siyasettir ve işte bu yüzden 98 yıldır  din işleri devlet işleriyle ayrılmalıdır diye bağırıyoruz. ..
YORUM EKLE