İttifak


Genel Seçimlere az bir süre kaldı.

Bu seçimler ‘ülke ve millet’ için tarihi ehemmiyete sahip bir seçim olacak.

Maalesef ki, AKP önde gibi gözüküyor ya da böyle gösterilmeye çalışılıyor.

Bunun önüne geçerek, iktidar yolculuğu için ne yapmak lazım?

MHP, daha doğrusu ‘Ülkücü Hareket’ mihenk taşı olduğu kadar, bu milletin ihtiyaçlarına çare ve reçete sunabilecek omurgalı, şahsiyetli bir siyasi oluşumdur.

Milletin birliğini ve bütünlüğünü sağlayıp, ülkede yaşayan herkesin etnik kökeni ve dini inancına bakmaksızın ne düşünürse düşünsün, her kesimden kitleleri herkesle beraber güven ve huzur içinde yaşayıp, millet şemsiyesi altında toplanmasını sağlayacak ‘tek siyasi oluşum’dur.

Ne yazık ki, iktidarlar da sandıktan çıkan belirleyici sayısal çoğunluğa göre belirlenmektedir.

1991 yılı seçim sürecinde MHP Refah Partisi şemsiyesi altında, ‘milli mücadeleci’ grubun siyasi temsilcisi Islahatçı Demokrasi Partisi ile birlikte ittifak yaparak seçimlere girmişti.

O gün bu ittifaka, 80 sonrası ‘Ülkücü Hareket’ ve ‘Siyasi Hareket’in oluşumunu başta biz genç ülkücüler hazırladığımızdan, bu şemsiye ve ittifaka da şiddetle karşı çıkmıştık.

Bu karşı çıkışa Başbuğumuz Merhum ‘Alparslan Türkeş’ de, ‘feraset, devlet adamı nezaket ve siyasi vizyonu’ ile bir bakıma da inisiyatif kullanıp, bunun bir mecburiyet olduğunu belirtmiş, parti ve ‘Ülkücü Hareketi’ 80 sonrası harabenin arasından meclise taşımıştı. Üstelik rahmetli Başbuğumuzun iki partili bir parlamenter sistemden yana olduğunu da yakınındaki herkes bilirdi.

Seçimlerden maksat, iktidar olmaksa gereğini de her yönüyle ele alarak, düşünüp ve gerektiğinde de inisayatif kullanarak yapmak lazım.

Türkiye’de merkez sağ dediğimizde, önem arz eden ve mecliste temsil edebilecek bir boşluk olduğundan bunu şu an AKP doldurmaktadır.

Merkez sağ rolünün bir an evvel AKP algısından çıkartılarak, siyaseten bir ‘çınar’ın bu algıda yerini hızlıca alması gerekir. Bu algının da yerini rahatlıkla MHP doldurabilir.

Siyasi ferasetiyle biraz da inisiyatif kullanarak tarihe geçecek ‘devlet adamı’ rolü ile bu seçimlerde BBP, Saadet Partisi, DP, ANAP vb. partilerle ittifak kurarak, ‘memleketin ve milletin’ hayrına dönüştürmelidir.

MHP ve devletçi yapısıyla bunu yapabilecek nezaket ve kudrete sahiptir; bir an evvel bunu yaparsa hem iktidar olma şansını yakalar, hem merkeze oturur ve hem de yarınlara ait kaygı içinde demoralize olan kadrolarına da yeni bir heyecan getirerek, harekete geçirir. Bu arada ülke de 2023 ve sonrası hedefleri için ‘vizyoner’ bir nefes alır.

Aksi halde MHP’nin bu seçimlerde de yüzde20 oy ile 150 milletvekilinden aşağı alacağı her sonuç ‘genel merkez’ için başarı olarak görülmeyecektir.

‘Merkez Sağ’ ittifakıyla oluşacak böyle güçlü bir yapının tek başına iktidar olma ya da iktidarın büyük ortağı ihtimali de oldukça kuvvetlidir.

Oluşacak bu sinerji sayesinde başta AKP olmak üzere, bugün ve yarın diğer partilere kayma girişimindeki kadroların da önüne geçilmiş olacaktır.

Artık iktidarı istemenin ve müktedir olma zamanı çoktan geldi, geçiyor bile.

Hedef bu seçimlerde sadece meclise girmek olmamalı. MHP her hâlükârda meclise kendi kemik oyu ile rahatlıkla girer.

Bir Ülkücü, Türk Milliyetçisi olarak ‘Genel Başkanım’ın sadece Genel Başkan statüsünde ele alınmasını değil, ‘Başbakan’ olarak da anılmasını istiyorum.

Bütün ‘Ülkücüler’in de aynı düşünce ve inanca sahip olduğuna inanıyorum.

YORUM EKLE