İsrail mi İŞİD mi kahrolsun..

İrak Şam İslam devleti İŞİD diye bir terör örgütü bir yıla yakındır ama özellikle son 2 ayda dünyanın gündeminde yer almaya başladı. Yöneticileri Ebubekir el Bağdadiyi halife ilan eden örgüt özellikle Şii dini makam, Cami, türbe ve önem atfedilen yerlere karşı acımasızca davranıyor, yakıp yıkıyor, Şii Müslümanların öldürülmesi ile alakalı fetvalar yayınlıyor. Yakaladıkları Şiileri ve ya kendilerinden olmayan gariban Müslümanları ise koyun boğazlar gibi öldürüyor ve bu vahşetin videolarını utanmadan yayınlayarak korku ve dehşet saçıyorlar. Kendilerini Sünni Müslüman olarak tanımlayan bu örgüt hakkında yapılan tartışmaların ana merkezinde ise Türkiye var. Örgütün kurulmasında silahlanmasında stratejik noktalara yaptığı eylemlerin planlanmasında Türk istihbarat yetkililerin yer aldığı konusu sürekli gündeme getirilmektedir. Bu iddia daha çok tartışma götürecek, iddianın doğruluğu bilinemez ama gözüken o ki ateş olmayan yerde duman çıkmaz. Emevici bir karakter arzeden bu örgütün ne maksatla desteklendiği anlaşılamaz ama bilinen bir gerçek var ki o da artık İslam aleminde emevicilik adı altında oynanan bu oyunun müthiş bir mezhep savaşına doğru gittiğidir. Türkiye’nin bu savaşta yer alması tarihi bir hatadır ve yüzyıllar sürecek bir kaosun başlangıcı artık kaçınılmazdır.

İŞİD’in önlenemez/önlenmeyen bu hareketleri devam ederken İsrail’in ise Gazze’de düzenlediği ve onlarca masum gariban çoluk çocuğun öldüğü saldırılar kabul edilemez bir hayasızlıkla devam etmektedir. Bu saldırılarda toplam 330 kişi öldüğü Gazzeli yetkililerin açıkladığı rakamlardır. Savaş hala devam ederken Türkiye’den de haklı olarak tepkiler gösterilmektedir. Bu tepkilerin odağında İsrail’in vahşeti söz konusudur. Bu vahşetin sorumluları İsrail’de yaşayan sıradan insanlar değil, bu vahşete emir veren devlet yetkililerdir. Türkiye’de İsrail’e karşı yükselen tepkiler çığırından çıkarılarak Hitlerin sözlerine atıflarda bulunulan ırkçı aşağılayıcı ifadelerle doğru gidilmektedir. Özellikle sosyal medyada alabildiğine ırkçı aşağılayıcı yaklaşımların bir merkez tarafından pompalanmasının arkasında yatan gerçek ise İŞİD terör örgütünün yaptığı katliamları, insanlık dışı cinayetlerini örtpas ederek dikkatlerden kaçırmak için yapılmaktadır. İsrail Gazze saldırılarında 330 sivil gariban çoluk çocuk öldürmüştür, İŞİD ise 5800 Müslüman öldürmüştür. Gazze meselesinde alabildiğine İsrail’e lanet okuyanlar söz konusu İŞİD olunca sessiz kalmaktadır. Kahrolsun İsrail terörü kahrolsun İŞİD terörü diyemeyenler İŞİD’in emevici mezhepçiliğini gizlemek gözden kaçırmak için abartılı İsrail söylemlerine sarılmaktalar. Her ikisi de, İsrail’de, İŞİD’de terör uygulamaktalar masum insanları öldürmekteler.

Türkler mezhepçilik yapamaz, yapmamalıdırlar da, ben Sünni’yim, Hanefi’yim ve itikatda da Maturidi’yim ve Türküm. İnanç benim düşünce ve duygu alanımı ifade eder. Türk dünyasının yarısına yakını Şiidir. Şii-Sünni meselesinin Kerbela olaylarıyla ortaya çıktığında atalarımız Müslüman bile değildi. Kerbela kavgası Arap kabileciliğinin kör taassubunun sonucudur. İŞİD’in Irak’ta Suriye’de uyguladığı vahşet ile Kerbela’da Hz.Hüseyine uygulanan vahşet aynıdır. Hiç bir Türk Sünni, Hz. Hüseyin’e yapılanlar karşısında gözyaşını saklayamaz Ve hepimiz o anlamda Hüseyni’yiz. Türkiye’de Sünniler arasında Ali, Hasan, Hüseyin isimleri en yaygın isimlerin başında gelir. Ne Şii Türk, Sünni Türk’e el kaldırabilir bu meselede ne de Sünni Türk, Şii Türk’e el kaldırmalıdır. Zira bu kavga çıktığında Türkler Müslüman bile değildi. Şii-Sünni kavgası Arap kavmiyetçiliğinin, Haşimi,-Emevi asabiyesinin bir sonucudur. Türkler bu meseleyi aralarında halletmişlerdir eğer halledemeyenler varsa bilsinler ki onlar ağır Arap tahrikleri altında psikolojik duruş sergileyemeyip din adı altında Emevi kavmiyetçiliğinin bataklığına düşmüştür ve onların dinle Müslümanlıkla alakaları yoktur. Türkiye’deki ithal dinci/düşünce selefi akımların ana gayesi Türk medeniyet tasavvurunu yok ederek Emevi anlayışını zulmünü İslam dünyasına hakim kılmaktır. Bu anlayışın Müslümanlıkla bir alakası yoktur. Hala İŞİD’i kınayamayan ve bu kabahatlerini gizlemek, aklamak için de Gazze edebiyatı yapan zavallı Müslüman görünümlü Emevicileri ve Emeviciliği ifşa edelim. Kahrolsun İsrail diye sokakları inletenlerin aynı zamanda kahrolsun İŞİD diyemiyorlarsa yazıklar olsun onlara, onlar Emevicidirler Arap kavmiyetçisidirler Müslümanlıkla alakaları yoktur. İslam medeniyetini Türk medeniyet tasavvurunu bu Emevici sözde Müslümanlara rağmen ayağa kaldıracağız. Türk mezhep savaşında taraf olamaz, Sünni Türk, Şii Türk’e sırf mezhep ihtilafından dolayı silah çekemez, Şii Türk, Sünni Türk’e sırf mezhep ihtilafından dolayı silah çekemez. Mezhep kavgası bizim kavgamız değil, bu kavgada Türkiye’deki bazı Emevicileri devreye sokarak İslam dünyası nezdinde Türklerin itibarını sarsmak istemekteler. Bu savaşta taraf olanları milletimiz biliyor. Terör uygulayan İsrail yetkilileri de Emevici İŞİD’de kahrolsun.

Bu makale KAFKASSAM Başkanı Hasan Oktay tarafından bir yıl önce 24/07/2014 tarihinde kaleme alınmıştır...

YORUM EKLE