İslam'ın Sırrı

M. BAYMAN uzun yıllar H. Ahmet Kayhan Dede’nin yanında bulundu. Ondan dinlediklerini İSLAM’IN SIRRI adıyla yayınlamış. Kitapta birkaç alıntı yapmak istiyorum:

1) Başta Dillerde Namaz:
Soru: Diyelim ki size bir Amerikalı, bir Alman, bir Fransız, yani bir Batılı, geldi ve dedi ki: “Ben Müslümanlığı kabul edeceğim-veya ettim. İbadetimi de yapmak istiyorum. Fakat Arapça duaları ezberlemek bana zor geliyor. Namazı kendi lisanımda kılabilir miyim?” Siz buna ne cevap verirsiniz?
Cevap: Olur. Olur. Kuran’ı kendi dillerine çevirip okuyorlar, oluyor da, bu niye olmasın? Hocalar kabul etmezler, biz kabul ederiz.
Soru: Peki, o dualarda “Allah” var, onun yerine kendi dillerindeki karşılığını kullanabilirler mi?
Cevap: O da olur. “Allah” dese iyidir, yapamazlarsa kendi dillerinde söylesinler. Mesela İngilizce’de ne diyorlar?
Soruyu soran: “God” diyorlar. Almanlar “Gott” diyorlar, ki o da aynı kökten geliyor. Fransızlar “Dieu” diyorlar.
Cevap: Öyle desinler. Sonra anlarlar, ötekine geçerler.

2) Muaviye Hakkında:
Muaviye, İslam’ın yayılmasını 500 yıl önledi. Bir münakaşa (tartışma) oldu, 500 sene din, ilim, iman geri kaldı. Kendisinden sonra oğlu Yezid devam etti. İslamiyet’e tefrika girdi.
Böyle bir azgınlık, Muaviye devrinde başladı. Oğlunun ismini Hasan, Hüseyin, Ali koyanı hemen keserdi. Bulduklarını kestiler, zehirlediler. Muaviye zamanında, Emeviler zamanında dinin lafı yok. Karmakarışık oldu. 500 sene inkarcıydı. Muhammediyet çok ilerideydi, bu yüzden geri kaldılar.

3) Atatürk ve Din:
Atatürk Mekke, Medine muharebelerini çok incelemiş. Peygamber Efendimiz’in hayatını, hep kendisi tatbik etmiş. Önce etrafıyla istişare ediyor, sonra karar veriyor. Her şeyde Peygamber Efendimiz’in izinden gitmiş. Onun için muvaffak olmuş.
Atatürk Kuran’ı, dini yasaklamadı. Atatürk, hiç dine atmamıştır. Allah’a, Resulallah’a karşı çıkmamıştır. Hem maddi, hem manevi inanmıştır, inançlı gitmiştir.
“Atatürk camileri kapattı. Atatürk Kuran’ı kaldırdı” yalandır bütün bunlar Atatürk hiçbir zaman ibadeti kaldırmadı. Şeriat, tarikat, hakikat Kuran’da anlatılmış. Atatürk bunları gayet iyi anlamış, anlatmış. Sanırsın ki Atatürk’ün dinle alakası yok!

Atatürk’ün nutkunu tetkik edin, %75 ayet-hadis meali (oraya dayanıyor). %75! Ben tetkikatını yaptım. Ondan daha büyük ilim, zaten bulamazlar. O da zaten oraya dayandığı için bu kadar büyük olmuş, kimse karşı çıkamamış. Onun için sırtı yere gelmiyor.

Atatürk hocalara soruyor: “Medreseleri, dergahları kapattım. Bana kızdınız mı?” “Kapatmasaydınız iyi olurdu.” “Ben Selanik’te, Anadolu’da dolaştım, hepsi cehalet içinde, nefs peşinde, onun için kapattım. Merak etmeyin, dergahları açacağım, ama iyi açacağım,” diyor. Ömrü vefa etmedi.

Cumhuriyet için padişahlık ve halifeliğin kalkmasından başka çare yoktu. Önce onları kaldırdı, sonra cumhuriyeti ilan etti. Atatürk’ün planı, pek çok başka ülkeye örnek oldu. Eğer Atatürk olmasaydı bugün Arap yarımadası, bütün o devletler, İngiliz, Fransız’ın elinde köleydi. Atatürk onlara örnek oldu. Hepsi istiklallerini aldılar. İnkılabı birçok milletlere yaradı. Çin, Japon, İran, hepsi yazıyor: “Atatürk’ten aldık” diyorlar.

Atatürk’ün sözü: “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir” hem ayet, hem hadis meali.

Atatürk sadece muharip ve asker değildi. Hem milli eğitim, hem maliye-sanayi, demiryolu, saire, maliye yani çok çeşitli (yönlü) bir adamdı. Askerlikte birinci milli eğitimde birinci, maliyede birinci, Allah lütfetmiş bu millete.

Çankaya köşkü ziyarete açıldığında ben gittim. Atatürk öldükten sonra Erzurum’dan bir iki arkadaş geldi, birlikte gittik. Kitaplığının baş köşesinde, en üst rafında tam oniki tane Kuran saydım.

Onun yanında tarih, İslam tarihi, peygamberler tarihi, onun altında tasavvuf, felsefe yanında hukuk. Kütüphaneyi ikiye bölmüş, sağ taraf din, sol taraf hukuk.

YORUM EKLE