İŞİD Kafkasya'da ne yapacak

Obama Putin olağan telefon görüşmelerinin en önemli konusu İŞİD. Son zamanlarda etkisini artırdığı gözlenen İŞİD olgusu üzerinden ülkeler birbirlerine operasyon yapacak gibi gözükmektedir. Bir algı yöntemi olarak parlatılan, dünya kamuoyuna mal edilen örgüt artık her türlü eylemin adresi olarak yadırganmayacak bir durum ile karşı karşıya. Putin Obama görüşmelerine konu olan örgüt isim olarak bir marka haline dönüştüğünden yapacağı ve ya üzerine atılacağı her bir eylem için biçilmiş kaftan haline getirildi. Durum böyle olunca gelecek yakın günlerde dünya kamuoyunun dikkatini çekecek ve de yadırganmayacak büyük olaylar gerçekleşecek ve tabii ki adres belli İŞİD. Eylemin gerçekten kimin yaptığından ziyade magazin boyutuyla İŞİD gündemde olacak. Kobani'de patlayan canlı bomba buna verilebilecek en iyi örnektir. Patlayan bombadan ve ölü, yaralıların durumundan ziyade canlı bombanın hangi istikamette bölgeye geldiği tartışması ön plana çıkaktadır. İŞİD örgütü üzerinden yapılan algı operasyonu başlamıştır.

Türk dış politikasının üst akılsızlığı öncelikle İŞİD'e sempatiyle bakmış, makul çoğunluğun refleksi gibi ne anlama geldiği anlaşılamayan cümlelerle konu ifade edilmiştir. MİT tırlarının Türkiye'ye karşı nasıl bir algı operasyonuna dönüştürüldüğü şimdi daha iyi anlaşılmalıdır. Başta Türkiye olmak üzere Rusya da İŞİD meselesi ile karşı karşıya kalacak, İŞİD üzerinden bu iki ülke uluslararası kamuoyunda sıkıştırılacaktır. Türkiye İŞİD'e destek olan ülke şeklin de hedef haline getirilirken Rusya ise İŞİD terörüne maruz bırakılarak tehdit edilecektir.

İŞİD Kafkasya'da

Son bir kaç gündür birbirini tamamlayan algı operasyonunun yapı taşlarını oluşturan haberleri yerli ve yabancı kamuoyunda okuyoruz. İŞİD ve Kafkasya kelimelerini yan yana getiren haberler olası eylemlerin kanıksanması yadırganmaması için ustaca servis edilmektedir. Yakın zamanda Kafkaslarda Rusya'ya karşı büyük bir eylem yapılacak ve bu olayın adresinin İŞİD olduğu şimdiden bilinç altına yerleştirilmeye çalışılmaktadır. Eylemin altyapısı büyük bir titizlikle hazırlanıyor, kamuoyu buna alıştırılıyor. Fakat eylemin gerçekten kimin yapacağı ise belli değil. İŞİD mi yoksa İŞİD adresini, adını kullanacak bir servis mi.

Türkiye Rusya ilişkilerinin ağır aksak ta olsa bir düzlemde ilerlemesi bölgede dengeleri değiştirmeye başlayınca Kafkaslarda bir hareketlilik gözlemlenmeye başlandı. Çeçenistan Türkiye Rusya ilişkilerinde geçmişten gelen bir kırılma noktasıdır. Son zamanlarda Türkiye bölgedeki gelişmeleri iyi okuyarak Rusya ile bölgede ortak güç dengesi kurmaya çalışması, Çeçenistan'da stabil bir hükümetin kurulması bir mücadele alanı değil, bilakis işbirliğinin kurulma noktası haline getirdi Çeçenistan'ı Türkiye Rusya ilişkilerinde. Durum böyle olunca en zayıf halka teorisinden hareket edenler Kafkaslarda bir hareketlilik gerçekleştirecekler ve İŞİD üzerinden eyleme hazırlanmaktalar. Bu eylemi önlemek Türk ve Rus devlet adamlarına düşmektedir.

Çeçnistan'da savaş sonrası Kadirovların oluşturduğu zeminden rahatsız olanlar bölgede El Kaide, Vehhabi benzeri örgütlenmelerle hareket ederek Rusya Türkiye ilişkilerine darbe vurmayı denediler uzun süre. Körfez ülkelerinde kurulan Kafkas islam emirliği adı altında bir Vehhabi yapılanma ile Kafkaslarda mücadele eden gruplar bir çatı altında toparlanmaya çalışıldı. Uzun süre bölgedeki eylemlerde bu örgütün imzası kullanıldı. Örgütün varlığı ideolojik kimliğinden ziyade adı önemliydi ve bu ad ile bölgede Rus hedeflerine karşı yapılan eylem kamufle edilebiliyordu. Şimdi bu kamuflaj İŞİD adıyla gerçekleşecek gibi gözükmektedir.

İŞİD Kafkaslarda iş başında

Kafkasya’nın şiddet tarihi son zamanlarda IŞİD’in bölgeye el atmasıyla yeni bir sayfa açıyor. Kafkasya Emirliği’nin örgütlenmesinde Kafkasya 7 vilayete bölünerek her bir bölgeye bir emir tayin edilmişti. Bunlardan Dağıstan, Çeçenya, İnguşetya ve Kabardey-Balkar vilayetlerinin emirlerinin IŞİD lideri Ebubekir Bağdadi’ye biat ettiğine dair bir video yayımlandı. ­Eğer doğruysa Çeçenya Emiri Hamzat’ın Bağdadi’ye biat etmesi Kafkasya Emirliği için ciddi bir darbe sayılır. Hamzat örgütün iki numaralı ismiydi. IŞİD Kafkasya Emirliği'nin adının bundan böyle Kafkasya Vilayeti olduğunu kaydetti.

Hasavyurt cemaati emiri İslam Abu İbrahim İslam Muradov geçtiğimiz günlerde Dağıstan Müslümanlarının İŞİD'e vergi vermeleri gerektiğini söyledi. İbrahim, Kafkas Emirliğinden ayrılan ve İŞİD lideri El Bağdadi ile müttefiklik çabası içinde olan liderlerden biri olarak anılıyor ve kendi cemaatinden de zekat olarak İŞİD'e para gönderilmesi gerektiğini söylemektedir. Bu video ile dünya gündemine düşen İbrahim yakın gelecekte olası eylemlerin de habercisidir.
.
Genelde militanlar bu tarz videolar çekip konuşma yapmazlar ve bu videoda Kuzey Kafkasya'daki İslami direniş için hayli olumsuz bir etki yarattı. Hasavyurt en büyük bölgelerinden biri ve finansal akış yönünden Mahaçkale'den sonra ikinci. Kuzey Kafkasya'nın en geniş pazarının da bölgede olduğu düşünülürse para için mücadele etmek bölgedeki en önemli amaçtır.

İbrahim aynı zamanda ilginç bir yeteneğiyle de anılıyor, kendisi güvenlik güçleri operasyonlara başlamadan hemen önce bulunduğu yeri terk etmeyi başarmasıyla meşhur. Cemaatinin de pek fazla üyesi olduğu söylenemez. 2014 de yani hala Kafkas emirliğinde emir olduğu dönemlerde dahi etrafında 10 dan fazla maskeli adamla görüldüğü olmazdı. Maskelerinden de anlaşıldığı gibi onlar açık militanlar değiller ve bölgedeki insanlar genelde cemaate gizlice destekler sağlıyor.

İbrahim'in birde rakibi var: Emir Süleyman (Süleyman Zaylanabidov)... AuHov cemaatini yöneten bu isim kuzey Kafkasya'da emirlikten çıkıp İŞİD e bağlılığını bildiren ilk kişiydi.

Her iki cemaat de aynı bölgede faaliyet gösterse de iki temel komuta vilayetine ayrılıyorlar. AuHov'lar Çeçen Vilayetindeyken Hasavyurtlar Dağıstan Vilayeti kısmındalar. AuHovlar daha çok Çeçenlerin yaşadığı bölgede etkiliyken Hasavyurtların bölgesi etnik olarak Çeçen olmayan unsurları içeriyor. AuHovlarda Çeçenlerle birlikte Avar, Kumuk ve Rusların da savaştığını eklemek gerek. AuHovların emiri, Doku Umarov'un öldürülmesinden sonra genel emir olan Kebekov'dan İŞİD e bağlılık yemini etmesini talep etmesiyle de meşhur oldu.

Bu iki cemaatin lideri arasındaki rekabet özellikle silah dağılımı konusuyla alevlendi. Emir Süleyman emir ibrahimi kendisi gözaltındayken silahları gizlice ele geçirmekle suçladı. Bu sürede Kafkas emirliğinin websitesi ise emir Süleymanı Rus FSB ajanı olmakla suçladı. Kafkas emirliğinden böylece azledilmesi de emir Süleymanın İŞİD ile bağlılık kurmasına ve Kafkas emirliğine karşı cephe almasına neden olan en büyük faktördü. Emir Süleyman aynı zamanda kendi hikayesine inanan cemaatini de tekrar toplamayı başardı. Onun iddiasına göre kendisi FSB'nin elinden firar etmişti.

Bölgedeki militanların İŞİD e desteği de hayli ilginç aslında. Zira İŞİD böyle bir bağlılık isteğinde bulunmadığı gibi açıklanan bağlılıklara da bir tepki vermedi. Rusya söz konusu olduğunda bu hep böyle olmuştu zira Usame bin Ladin de Rusyayla fazla ilgilenmemiş ve Kafkas emirliğini kendi organizasyonunun bir parçası saymamıştı. Şimdiki lider El Zewahiri de aynı şekilde kuzey Kafkas direnişçilerini kendi örgütüne dahil eden bir açıklama yapmadı.Anlaşılan o ki merkezi örgüt ile Kafkaslardaki militanlar arasında kuvvetli bir bağ yok bölgedeki eylemler alı operasyonu için değişik güç odakları tarafından gerçekleştiriliyor.

İŞİD üzerinden Kafkasya'da gerçekleşen algı operasyonunun yakında büyük eylemlerin gerçekleşeceğinin habercisi olarak görmek sanırım yanılgı değildir. Rusya Türkiye ilişkilerine vurulabilecek darbe Kafkasya'dan olabilir.

Bunu iyi görenler şimdi İŞİD üzerinden algı yönetimine başladılar bile.

YORUM EKLE