İşgal mi edildik, rejim mi değişti?

Seksenlerin sonu, doksanlı yılların başında patlak veren olaylar sonucunda, önce “Berlin Duvarı” yıkılıyor (1989), ardından da ikinci dünya savaşından sonra dünya siyasetine damga vuran ülkelerden biri olan SSCB dağılıyordu. (1991)

Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri ve devlet başkanı Gorbaçov iktidardaydı. “Glasnost” (açıklık)  ve “Perestroyka” (yeniden yapılandırma) adını verdikleri ve altı yıl süren reformlar sonucu SSCB tarihe gömülüyordu... Gorbaçov’un istifa etmesiyle birlikte bütün yetkileri eline alan Boris Yeltsin artık “yeni” Rus çarı oluyordu…

Lenin ve arkadaşları tarafından kurulan SSCB’nin, yaklaşık yetmiş yıllık macerası sona ererken, tüm Lenin ve Stalin heykelleri de yıkılıyor, “Kızıl Yıldız”lar yerlerinden sökülüyordu…

Bu normaldi, çünkü rejim değişmiş ve genelde böyle yapılırdı…

Neredeyse aynı tarihlerde, benzer olaylar Romanya’da da yaşanıyor ve sokak ortasında kurşunlanarak öldürülen Çavuşeskuların heykelleri de tıpkı Lenin ve Stalin heykelleri gibi yerinden sökülüyordu…

ABD’nin Tayyip’in duasıyla girdiği Irak’ın ikinci işgali sırasında da, Tayyip’in Müslümanlara karşı zafer kazanmaları için dua ettiği kâfir ABD askerleri Bağdat’a girdiklerinde, herkesin hafızasına kazına bir olay gerçekleştiriyorlardı. Psikolojik savaş unsurlarını da içeren bu davranış, Irak’ın kesin işgali manasına geliyordu. Bağdat’a giren ABD ve müttefik güç askerleri, meydandaki Saddam heykelinin boynuna doladıkları bir ipi tanka bağlayıp yıkıyorlardı…

Bu görüntü Saddam rejiminin sonu demekti ve yapanlar tarafından doğruluğu tartışılmazdı. Bu normaldi, çünkü rejim değişmiş ve genelde böyle yapılırdı…

Artık Tayyip’in BOP eş başı olmasıyla birlikte akan Müslüman kanının debisi yükselmeye başlamıştı. Çünkü BOP demek Müslümanların boğazlanması demekti. Ve bu normaldi, çünkü rejimlerin ve sınırların değiştirilmesi BOP’un fıtratında vardı…

BOP’un şerrinden kendisini kurtaramayan ülkelerden biri olan Libya’da da benzer görüntüler yaşanmakta, BOP gereği sokak ortasında tecavüz edildikten sonra öldürülen Kaddafi’nin heykelleri ve şehrin çeşitli yerlerinde asılı bulunan posterleri de nasibini alıyordu.

Keza Suriye ve BOP’un hışmına uğrayan diğer İslam ülkelerinde de manzara aynıydı…

Ve bunların hepsi normaldi, çünkü rejim değişmiş ve genelde böyle yapılırdı…

Dünyayı yöneten ve/veya yönetmeye çalışan küresel çete diyor ki!

“Bir ülkeyi işgal ettirdiğimde ve/veya o ülke benim satın aldığım kişilerce ele geçirildiğinde, ben o ülkenin kurucusunun heykellerinin boynuna ip bağlatıp yıktırır, posterlerine ateş ettiririm. Rusya’da (SSCB) Lenin ve Stalin heykellerine aynısını yaptırdım. Irak’ta Saddam, Libya’da Kaddafi, Suriye’de Esad heykel ve posterlerine de aynı şeyi yaptırdım. Rusya’da rejimi değiştirip kontrol altına aldırdım, Irak ve Libya’yı işgal ettirip kontrol altına aldırdım…”

Peki, Türkiye’de ne oldu da Atatürk heykellerinin boynuna ip bağlayıp yıkıyorlar?

İşgal mi edildik, rejim mi değişti?

YORUM EKLE