İbrahim Milleti de...

“İbrahimi Dinler diyenler de var, İbrahimin Milleti” diyenler de…
İbrahimi Dinler, Musevilik, Hıristiyanlık, Müslümanlık…
İbrahimi Milleti diyenler de sanırım, İbrahimden başlayan Peygamberler sülalesini millet
olarak görenler ve kendilerini o milletten sayıp bizi de bu “Tek Millet”e sığdırmak isteyenler. 
“Sanırım” diyorum, çünkü söylüyorlar ama ne olduğunu anlatmıyorlar.
Müslümanlık kültüründe “Millet” kelimesinin bugün “Ümmet” dediğimiz anlamda
kullanıldığını anımsatarak bu yazıyı sürdürelim. Bugün de “İslamcı Edebiyat” bir kurnazlık
yapıyor. “Millet” diyerek “Ümmet” demek istiyorsa da isteyen de “Millet” olarak anlasın
diyor. Özellikle milliyetçi damardan gelenler için iyi bir sığınak… Onlar, ümmetçilere
sığınıyorlar ama “Milliyetçi” kalmayı sürdürüyorlar. “Alan razı satan razı ne karışır tatar  
ağası” durumu…
Gelelim İbrahim konusuna…
Milleti olunan İbrahim olunca Museviler, Hıristiyanlar, Müslümanlar TEK MİLLET
olmalılar. Öyle mi?
Öyle diyorsanız, beklenen soru gelir
İbrahim Milleti de hangi İbrahim’in Milleti?
Musevilerin ve Hıristiyanların Mukaddes Kitabı’nda anlatılan İbrahim mi?  Müslümanların
Kur’an’ın da anlatılan mı?
İkisi aynı kişi değil mi?
Belki aynı kişi ama kişilikleri çok farklı.
Tevrat ki Musevilerin Kutsal kitabıdır. Hıristiyanların da İncillerle birlikte Kutsal Kitabıdır;
öyle bir İbrahim anlatılır ki…
Gelin bundan sonrasını yorum yapmadan Kitabı Mukaddes Şirketinin yayınladığı kapağında
“Tevrat, Zebur ve İncil” yazan bir kitap. İç kapağında “Ağır ağır ve hürmetle oku” diye
başlayan öğütler var.
Bu Mukaddes Kitap’tan, Tekvin Bab 12 den aynen yazıyorum:
“Ve memleket de kıtlık oldu; Ve Abram orada misafir olmak üzere Mısıra gitti; Çünkü kıtlık
ağırdı.
Ve vaki oldu ki, Mısır’a girmesi yaklaştığı zaman, karısı Saray’a dedi: İşte biliyorum ki, sen
görünüşü güzel bir kadınsın; Ve olur ki Mısırlılar seni görünce: Bu onun karısıdır, derler; ve
beni öldürürler; fakat seni sağ bırakırlar. Senin yüzünden bana iyi davranılsın ve senin
sebebinle canım yaşasın diye: Onun kız kardeşiyim de.

Bir de Tekvin Bab 20 den bir örnek:
“Ve İbrahim oradan Cenup diyarına göç etti ve Kadeş ile Şur arasında oturdu; ve Gerarda
misafir oldu. Ve İbrahim, karısı Sara hakkında: Bu kız kardeşimdir, dedi ve Gerar Kralı Abi
melek gönderip Sarayı aldı.
(Neyse ki Allah Abi Melek’e rüyada görünüp onu korkutur ve Abi melek Saraya dokunmaz)
Bab 20 den okumayı sürdürelim:
“Ve Abi melek İbrahim’i çağırıp ona dedi: Bize ne yaptın? Sana karşı ne günah ettim de,
üzerime ve ülkem üzerine büyük günah getirdin? Bana yapılmaz işler yaptın? Ve İbrahim
dedi: Çünkü bu gerçekten bu yerde Allah korkusu yoktur; ve karın yüzünden beni
öldürecekler dedim. VE GERÇEKTEN DE KIZ KARDEŞİMDİR, KENDİSİ BABAMIN
KIZIDIR, FAKAT ANNEMİN KIZI DEĞİLDİR; VE BENİM KARIM OLDU.
Bu Mukaddes Kitabın 19. Bab’ın da da İbrahim’in kardeşinin oğlu Lut’un iki kızının
babalarını sarhoş edip onunla ilişkiye girdikleri anlatılır. Büyük kızın babasından olan
çocuğundan Moablıların küçük kızın soyundan da Amman oğullarının türediği söylenir.
Bu işler olmuşsa, o dönemde ve ondan binlerce yıl önce ve sonra Türklerin inançlarında, değil
kız kardeşle evlenmek, yedi atanın çocuklarının birbiriyle evlenmesi yasaktı. Her Türk yedi
atasını bilir ve o atalardan gelenlerle evlenmezdi. Bu gelenek Arap Kültürünün etkisinin az
olduğu kuzey Türklüğünde bugün de geçerlidir.
Kim kendini hangi millete mensup sayarsa saysın bizim milletimiz işte o erdemli TÜRK
MİLLETİ’dir.
Ben bir ara İbrahim’in Sümerli olduğundan Sümerlerinde Türk olduğundan Türk olduğunu
söylemiştim. Benim söylediğim Kur’an’da ki İbrahim’di…
Eğer Tevrat’ta yazılanlar doğruysa sözümü geri alıyorum.
Ayrıca İbrahim Milleti diye bir Millet de yoktur. Birbirinin can düşmanı Araplarla, Yahudiler
köklerini İbrahim’e bağlarlar o kadar. Bu ikisi bir Millet olmazken biz niye onlarla bir Millet
olacakmışız?

YORUM EKLE