HSYK Seçimi ve Yargıda Birlik

HSYK seçimleri başladı.Yargı AKP iktidarı sayesinde yıllardır belirli bir zümrenin tekeline terk edilip farklı görüşten hukukçulara yaşama hakkı dahi tanınmayacak şekilde teslim edilmişken bu gücün verdiği şımarıklıkla ne oldum budalası olan bir grup sonunda ibreyi AKP yöneticilerine,bakanlara,hatta başbakana çevirince iktidar yaptığı hatayı anlayıp hukukun tarafsız ve bağımsız olması gerektiğini ancak idrak edebildi.Bu grubun hakimiyetinden yargının kurtarılması gerektiğini nihayet kavrayabildi.

Yargıdaki mevcut kadrolaşma sonucu Yargıtay’da yapılan oylamalarda bütün sonuçlar 160’a X şeklinde sonuçlanıyor ki böyle bir sonucun çıkması orada olanların liyakat ehli değil,sadece bir gruba mensup,düşünmeyen, hukukçuya yakışmayan kişiler olduğunu göstermektedir.Aynı sıkıntı Danıştay gibi yine üst yargı organında da yaşanmaktadır.

Hayatın ve toplumun bir an evvel normalleşmeye ihtiyacı vardır.Ve bunun da en büyük güvencesi yargıdır.12 eylülde bile yapılan bütün zulümlere,haksızlık ve işkencelere rağmen yargı olabildiğince bağımsızlığını korumuş,zulümden yakasını kurtarıp yargı önüne gelen orada derdini anlatabilmiş ve zamanın şartlarında hakkını alabilmişken bugün gelinen noktada yargı tamamen ideolojik endişelerle kararlar verir hale gelmiştir.En kötüsü de ona olan inanç neredeyse tamamen yitirilmiş durumdadır.12 eylülde kişilere işkence yapılıyordu ama asla delil uydurma diye bir durum olmamıştır.Ve zulmü hukukçular yapmamıştır. Bugün kamuoyuna malolmuş tüm davalar şaibe altındaysa bunun sebebi yargıdaki bu ideolojik ve nereye bağlı olduğu meçhul olan uluslararası çetedir.

Yargının bundan bir an evvel kurtulması gerekmektedir.Bunun için mutedil hakim ve savcı arkadaşların hiçbir ayrım gözetmeksizin oluşturduğu Yargıda Birlik Platformunun başarılı olması gerekmektedir ki normalleşme süreci için belki de bu ülkenin son şansıdır.

Bazıları YBP nun hükümetin bir organizasyonu olduğunu söylemektedir. Hayır,asla öyle değildir.Bu platform sadece aklı başında,olması gereken hukukçu gibi düşünen hakim ve savcı arkadaşların oluşturduğu ve yargıya yeniden itibar ve güven kazandırmaktan,zulmü önlemekten başka amaç gütmeyen bir oluşumdur.İçinde aynı adliyede olduğu gibi her fikirden,her inançtan arkadaş da bulunmaktadır.Ama malum çete tarafından profesyonelce yürütülen algı çalışmasıyla bu grup hükümetin yan kuruluşu gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Bazı Ülkücü olduğunu söyleyen kişiler de bu çetelerin kılıcını hükümete karşı olmak adına sallamaya başlaması da bu algı çalışmasının ne denli etkili yürütüldüğünü göstermektedir.Keza Yarsav denen genelde sol görüş mensubu hukukçuların oluşturduğu grup da bu çeteyle işbirliğine girmek suretiyle çaşıtların ekmeğine yağ sürmektedir.

Bu grubu destekleyenler,asla Balyoz,Ergenekon,şike,vs. gibi davalarla ilgili konuşma hakkına sahip olamayacaklarını da unutmasınlar.Benim oy verdiğim milletvekilim Engin Alan beyi,genelkurmay başkanını,yine milletvekili seçildiği halde hürriyetinden ve milletin vekilliğini yapma faaliyetinden mahrum bırakılan Mustafa Balbay,Mehmet Haberal gibi isimlere şayet komplo yapılmışsa bunları yapanları destekleyen,onların kılıcını sallayanların akıl tutulması yaşadıklarını sanıyorum.

Geçenlerde bu haksızlıkları yapanlar adliyeye sevedildikleri zaman onları desteklemeye İhsan Barutçu gibi bazı MHP’li veya MHP kökenli kişilerin gittiğini görünce hayretler içinde kaldım.Zira MHP’li idareciler hakkında kaset rezilliğini yaşatan kişilerin bunlar olduğunu miyavlayan kediler bile bilmekteyken acaba bu çetenin elinde yeni kasetler mi var da bunlara desteğe gitmektedirler düşüncesine kapılmamak imkansız olmuştur.

Elbette bu kişilere de zulüm yapılmamalı,hele intikam fikri yargıda asla olmamalı.Ama zalimin de hakkını adaletli şekilde vermek gerekir.

Bir de AKP’li bir vekil saçmaladı “seçimi malum grup alırsa iptal ederiz”. Kendisini tanımam ama eminim ki malum çetenin algı operasyonuna hizmet eden bir çıkıştır bu.Araştırılsın,arkasından kesinlikle bu cemaatle bir bağının olduğu görülecektir.Bu ve bunun gibi tiplerin çıkışlarına itibar etmeden yargının normalleşmesi,adaletin ülkede tekrar güvenilir ve inanılır bir kurum haline gelmesi ve herkesin de hakkını rahatlıkla aradığı ve aldığı bir huzur ortamına tekrar kavuşmak için hukukçuların ayrım yapmadan bir araya gelerek oluşturduğu platformun başarılı olması için herkesin üzerine düşeni fazlasıyla yapması gerekir.

Unutmayın ki hukukçu cüppesini giydiği zaman karşısında ne din,ne millet,ne ideoloji hiç bir şey kalmaz.Sadece adalet için hareket eder.

YORUM EKLE