EKONOMİ
Yayınlanma : 09 Haziran 2026 06:12
Düzenleme : 09 Haziran 2026 06:12

THY, kıtalararası uçuşlara hız veriyor: Avustralya ve Güney Amerika kapıları açılıyor

THY, kıtalararası uçuşlara hız veriyor: Avustralya ve Güney Amerika kapıları açılıyor
THY, 2027 sonundan itibaren filoya katılacak ultra uzun menzilli uçaklarla Avustralya ve Güney Amerika'ya doğrudan uçuş başlatacak. 100 adet Boeing siparişi müzakereleri sürerken, jet yakıtı tedarikinde sorun yaşanmıyor.

Türk Hava Yolları (THY) tarafından yapılan açıklamalara göre, ulusal havayolu şirketi uzun menzilli uçuş kapasitesini artırmak için önemli adımlar atıyor. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, yaklaşık 420 uçaklık bir sipariş planının devam ettiğini belirtti. Bu plan kapsamında, 2027 sonundan itibaren filoya katılacak ultra uzun menzilli uçaklar sayesinde Avustralya ve Güney Amerika'daki bazı noktalara doğrudan uçuş imkanları doğacak. Özellikle Airbus A350-1000 uçaklarının bu ultra uzun mesafelere göre özelleştirilmiş versiyonları filoya entegre edilecek.

YENİ UÇAK SİPARİŞLERİ VE UZUN MENZİLLİ UÇUŞLAR

Prof. Dr. Şeker, Rio de Janeiro'da düzenlenen 82. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Yıllık Genel Kurulu ve Dünya Hava Taşımacılığı Zirvesi'nde yaptığı değerlendirmelerde, 100 adetlik Boeing siparişi konusundaki müzakerelerin sürdüğünü aktardı. Bu yeni nesil uçaklarla 17 saatlik kesintisiz uçuşlar mümkün hale gelecek. Filoya katıldıklarında, Avustralya'da Sidney ve Melbourne gibi destinasyonlara, ayrıca Buenos Aires, Santiago (Şili) ve Lima (Peru) gibi daha önce tek seferde gidilemeyen şehirlere daha rahat ulaşım sağlanabilecek. THY'nin İstanbul'u daha uzun hatlara bağlama kabiliyeti, Airbus A350'nin özel tasarlanmış versiyonlarıyla önemli ölçüde artacak.

KÖRFEZ TAŞIYICILARI VE YAKIT TEDARİKİ GÜVENCESİ

Körfez bölgesindeki havayolu şirketlerinin operasyonel kapasitelerinin savaş öncesi seviyelere yaklaştığına dikkat çeken Şeker, bu süreçte THY'nin, Körfez taşıyıcılarının operasyon yapamadığı dönemlerde Güney Asya, Uzak Doğu, Maldivler, Seyşeller ve Amerika'dan gelen yolcuları taşıyarak yeni bir müşteri segmenti oluşturduğunu ifade etti. Jet yakıtı tedariki konusunda ise herhangi bir sorun yaşanmadığı vurgulandı. Türkiye'deki iki büyük rafinerinin (Tüpraş ve SOCAR) jet yakıtı üretme kapasitesine sahip olmasının yanı sıra, coğrafi konum itibarıyla deniz yoluyla da yakıt temin edilebilmesi, THY'nin bu alandaki risklerini minimize ediyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) yetkilileri de Türkiye'nin havacılık sektöründeki büyüme potansiyeline ve güçlü altyapısına vurgu yaparak, ülkenin bu alandaki konumunun daha da güçleneceğini belirtti.