Güney Azerbaycan Toprakları ve PEJAK Terör Örgütü (II)

 İkinci bölüm

Türkiye'nin toprak bütünlüğü ve güney Azerbaycan'da Türklük ve Türkçülüğün güçlenmesini kendi varlıkları için tehdit olarak görenler Batı Azerbaycan topraklarını Türklerden boşaltarak terör guruplarına dolayılı yollarla destek vermektedirler.Türklerden ve Türklükten boşaltılmış Azerbaycan toprakları, hayali haritalar çizen bölge fırsatçılarına sunulmaya hazırlanmaktadır.Güney Azerbaycan'ın batı bölgesi bu günkü resmi adıyla batı Azerbaycan resmen İran olarak bilinse de Güney Azerbaycan’ın tarihi toprakları "Makı, Çaypara, Kotur, Hoy, Salmas, Urmiye(Urmu ), Sulduz, Goşaçay, Sayınkale, Tikantepe çizgisi üzerindedir.PKK nın İran kolu olarak bilinen batı Azerbaycan topraklarına göz diken Pjak ile 90 seneye yakındır Türk ve Azerbaycan düşmanlığı üzerine kurulan İran hükümeti arasında yalnız, isimsiz, kimliksiz ve kimsesiz öz ayakları üzerinde direnen ,Güney Azerbaycan'ın, batı bölgesinin en büyük şehri olan Urmu , silahlı terör örgütü olan pjakın gelecekte kurulmasını hayal ettikleri ve hayalleri üzerinden çizdikleri haritalarda merkeziyet konumundadır….

Suriye ve Irakta Türkmenlerin yaşadığı acı tecrübelerin aynısı Batı Azerbaycan toprakları içinde planlanmaktadır İran merkezi hakimiyeti bu bölgenin demografik yapısını terör guruplarının amacı yönünde değiştirilmesine bütün gücünü seferber etmiştir ayrıca Pejakı kontrollü bir şekilde batı Azerbaycan'da beslemektedir Pejak kamplarının batı Azerbaycan'da İran devletinin müsaadesi ile kurulması yerli halk tarafından bilinen ve görünen gerçektir.Örnek için şah rejimi döneminde 1975 .yılda 300 bin Irak kürdü batı Azerbaycan'da yerleştirildi başka bir önemli örnek vermek gerekirse sadece bir sene boyunca 600000 Irak kürdü 1991 senesinde batı Azerbaycan'da yerleştirilmiştir.Aynı şekilde 1988 yılında 20bin Kürt yerleştirilmiştir.Dikkat çekici olan Saddam zulmünden kaçan Türkmenlerden bir kişi bile Batı Azerbaycan'da yerleştirilmemiştir. İran'ın güney Azerbaycan'da Türklüğün dirilişine doğrulttuğu silah terör gruplarını topraklarımızda barındırmaktır .
Kürtlerin haklarını almak iddiasıyla silah alıp dağlara çıkan bu gurupların kanlı hedeflerinin büyük bir parçası batı Azerbaycan halkının savunmasız Türkleridir.Terör ve emniyetsizliğe sebebiyet vererek bölgede dağınık azınlık şeklinde yaşayan Kürtlerden nefrete sebep olmaktadırlar.
Bölgede Silah ve uyuşturucunun pazarcılığını yapan bu örgütlerin farklı ideolojik yoldaşları haber ajansları ve demokratik ortamları sui istimal ederek insanlığın yüz karası olan teröre insan hakları kılıfı giyindirmektedirler.
başka bir mesele İran hakimiyetinin onadığı millet vekilleri olur olsun yoksa silahlı terör örgütüne katılan teröristler olsun yada insan hakları aktivisti ismi altında teröre meşruiyet verenler olsun hepsi aynı işgalci çizgide hareket ederek Batı Azerbaycan tarihi topraklarının Kürdistan olduğunu iddia etmektedirler.Bu küçük fırsatçılar demokratik atmosferleri bile suiistimal ederek batı Azerbaycan halkının kanını dökerek toprak işgaline zemin hazırlayanların medyatik kolları rolünü üstlenmişlerdir. Onların silahlısı da silahsızı da İran hakimiyetine bağlı olanı da olmayanı da değişmeyen bir çizgide hareket etmektedirler o çizgi ise tarihi adı ve bu günkü resmi adıyla batı Azerbaycan'da toprak iddiaları ve bu iddialara dayalı bilgi kirliliği yaratarak organize olmaktır.Bu stratejik bölge onların Türkiye üzerinde oynadıkları kirli oyunun devamında göz diktikleri topraklardır ve amaç Güney AZERBAYCAN Türklerini kendi topraklarını bırakmaya mecbur ederek topraklarımızı gasp etmektir.
Bu toprak iddialarından bazı tarihi örnekleri vermekte faydalı ola bilir
-İran Kürdistan demokrat Partisi İran İslami cumhuriyetinin kurulmasıyla birlikte inkılap İran'da yaşanan sistem değişikliğini kollayarak batı Azerbaycan'da toprak iddiasında bulundular.Adı geçen partinin başkanı Hümeyni'ye hitaben Kaleme aldığı resmi mektup ve yaptığı resmi görüşmelerde batı Azerbaycan merkezli Kürdistan özerk bölgesel hükümetinin kurulmasını istemiştir.İran devrimi isnasında Batı Azerbaycan'ın önemli ilçelerinden olan 20 bin nüfuslu Sulduzda 25000 silahlı terörist eşliğinde miting düzenlemeye kalkışmıştır. Bu kirli fırsatçılar Sulduzun yerli sivil güçlerinin direnişi neticesinde şehri terk etmeğe mecbur olmuşlardır.Kanlı savaşla sonlanan mitingin ardından bbc haber ajansının attığı başlıkta dikkat çekici idi “Sulduz ve Urmu büyük Kürdistan yolunun engelleridirler.”aldıkları cevap ise güney Azerbaycan topraklarından def olmak olmuştur.
-Öcalan'ın tutuklandığı sırada kardeşi Osman Öcalan PKK'nın bu günkü yönetim kadrosunda olan Cemil Bayık'la birlikte İran hükümetinin bilgisi dahilinde Iran Kürtlerini Batı Azerbaycan eyaletinin merkezi Urmu'da toplayarak Türkiye konsolosluğunun önünde Türkiye karşıtı eylemler organize ediyorlardı. Bu gerçek Osman Öcalan'da İran'ın resmi siyasi gazetelerinde yer almış ve onanmış bilgilerdendir ayrıca Osman Öcalan'ın dediklerine göre arkadaşlarımız diye hitap ettiği İran istihbarat güçleri yıllarca PKK ila dostça ilişkiler sürdürmekle birlikte İran istihbarat güçleri PKK içerisinde Cemil Bayık'ı destekleyerek üst seviye yönetime taşımıştır
Burda Osman Öcalan'ın verdiği bir söyleşide yaptığı açıklamalara da değinmek isterim :”
altı sene boyunca 1987 den 1999’a dek ben İran PKK ilişkilerini yöneltiyordum. Ben dostça ilişkiler devam etmek istiyordum ama İran zor günde bizi korumadı.Şahsen arkadaşlığımı 1999’da İran'la bitirdim. Bununla birlikte İran istihbaratı PKK nın içersinde bana karşı Cemil Bayık'ı desteklemeye başladı ve onun PKK içersinde yükselmesi ve üst yönetime erişmesini sağladı”
-PKK terör örgütünün İran kolu olarak bilinen PEJAK terör eylemlerini Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Senendec Kirmanşah şehirlerinde değil Batı Azerbaycan'ın merkezi Türklerin tarihi şehri Urmuya çekerek bu stratejik bölgede varlığını tesbit etmektedir.
-İranın üçüncü cumhurbaşkanı Hatetminin yardımcısı Ramazanzade Tebriz Üniversitesinde yaptığı bir konuşmasında terör guruplarının ağzından konuşur gibi Urmu ve Sulduzun kürdistan'ın ayrılmaz parçaları olduğunu iddia etmiştir .
-İranın cumhurbaşkani Hasan Ruhanini etnik haklar üzere yardımcısı batı Azerbaycan Türklerini Kürtten dönme Azeriler şeklinde tanımlamıştır
-Ruhanı nın etənik haklar üzerinde verdiği sözlerin ardından Ruhaniye yazılan 60 kişilik kürt aktivist imzalı bir resmi mektupta batı Azerbaycanın kürdüstan tarihi toprakları olarak iddia edilmiştir.Ayrıca İran kürtlerinin isteklerinin merkezi Urmu ve batı Azerbaycan olarak belirlenmiştir
Bu örneklerin devamı çok uzun ola bilir ...
Soru şudur İranda kürtlerin haklarının merkezi Senendec ve Kirmançah iken ve bu talebin muhatabı İran Fars rejimi iken neden batı Azerbaycan tarihi toprakları terör gurupları ve uzantıları için vazgeçilmez hedefe çevrilmiştir
İran fars hakimiyeti bölgede kanser gibi yayılan terörün batı Azerbaycanda organize olmasını kolaylaştırarak Türkiye ile Güney AZERBAYCAN TÜRKLERİ arasında düşmanlarımızdan duvar örmektedir
Ve bu amaç yönünde batı Azerbaycan'ın demografik yapısını da terör guruplarının hedefi yönünde değiştirmektedir . Türklerden ve Türklükten boşaltılmış Güney Azerbaycan'ın batısı Türkiye'nin toprak bütünlüğünü istemeyenlerin güçlü aracı haline çevrilmiştir.

Türk düşmanlarının amacı: Terör gruplarını destekleyerek Türk dünyasının boğazında Güney Azerbaycan’ın batısındaki tarihi Azerbaycan topraklarında, Türklerden boşaltılmış bir tampon bölge oluşturmaktır. Tarihi topraklarımızda terör estirerek yerlilerin zorunlu göçü ve nüfus dengesinin değiştirilmesiyle Türklerden boşaltılmış Azerbaycan topraklarında devlet kurmak terör gruplarının hayalidir.


Bizim kimsenin topraklarında gözümüz yoktur. Başkalarının topraklarında devlet kurma gibi bir mütecaviz hayalimizde yoktur. Bizim amacımız; kendi topraklarımızın her metresini koruyarak altında ve üstünde olan doğal kaynaklarına, tarihi varlığına, sahip çıkarak, kendi tarihi topraklarımızda halkın kendi kimliği ''Türk Kimliğine''dayalı güçlenmektir.


Kardeş ülkelerin komşularıyla olan ilişkilerine saygımız vardır. Ortadoğu’da, Güney Azerbaycan için güçlenmek; Türk dünyasının güçlenmesi ve Türk düşmanlarının yaptıkları planlarının iptali demektir.

Güçlenmek bizim için Ortadoğu olaylarında kullanılabilir ve hakkında karar verilen taraf yerine, karar verebilen taraf olabilmektir.

Güney Azerbaycan’ın çıkarlarını, barış ve insani hak ve özgürlüklerinin ve aynı zamanda Türk dünyasının çıkarları olarak görüyoruz. Türk düşmanlığı yapanların hepsi terör gruplarıyla birlikte bölgede, Güney Azerbaycan’ın güçlenmesini engellemek için çalışmaktadırlar.

Türkiye toplumu, Türk dünyası toplumu, Türk dünyası aydınlar ve liderleri, siyasi partiler ve Türk dünyası akademisyenler ve bilim insanlarının manevi desteği Güney Azerbaycan için çok değerli ve önemlidir.


Türk dünyasının boğazında Güney Azerbaycan’ın tarihi topraklarında Türk’lerden ve Türk’lükten boşaltılmış bölge kurmak isteyenlere karşı, Güney Azerbaycan milli harekâtı kendi tarihi topraklarında kendi kimliği ile güçlenmeğe devam edecek, kendi halkına insani özgürlüğünü sağlayacaktır. Güney Azerbaycan Türk'lerinin manevi ve maddi soygun ve soykırımını sonlandıracaktır.

YORUM EKLE