Suriye'nin kaderini belirleyecek zirve sona erdi

Suriye'deki krize çözüm bulmak için Türkiye, Rusya ve İran'ın katılımıyla İran'ın başkenti Tahran'da düzenlenen kritik zirve sona erdi.

Suriye'nin kaderini belirleyecek zirve sona erdi
  • 07 Eylül 2018, Cuma 15:20

Zirveden çıkacak sonuçların tüm dünya tarafından sabırsızlıkla beklendiğini ifade eden Erdoğan, alacakları kararlarla beklentileri boşa çıkarmayacaklarına inandığını söyledi. Başkan Erdoğan, "İdlib, sadece Suriye'nin siyasi geleceği için değil milli güvenliğimiz ile bölgenin barış ve istikrarı bakımından da hayati öneme sahiptir." dedi.

'Süreç çok riskli bir yere geldi'

Bugün gerginliği azaltma bölgelerinden geriye sadece İdlib'in kaldığını belirten Erdoğan, "Tabii burada muhalefet, bölgelerin tesisinin ardından yaşanan gelişmeler sebebiyle kendileri bu konuda aldatıldıklarını düşünüyorlar. Türkiye olarak şehitler verdiğimiz ve ciddi özveride bulunduğumuz bu sürecin şu an itibarıyla çok riskli bir yere geldiğini görüyoruz." diye konuştu.

İdlib gibi her şeyin iç içe olduğu bir yerde teröristlere karşı etkili mücadeledenin, zaman ve sabır gerektiren farklı yöntemlere ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Astana ruhunun özünde asgari müştereklerde buluşma iradesi göstermemiz vardır. Bu asgari müşterekler ise Suriye'nin siyasi birliğinin sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması ve ihtilafa barışçıl bir siyasi çözüm bulunmasıdır."

'İdlib'de makul bir çıkış yolu bulmalıyız'

İdlib'in kan gölüne dönmesinini asla istemediklerini, dostlarımızdan da bu çabalara destek olmasını beklediklerini dile getiren Erdoğan, "İdlib'de ortak kaygılarımızı dikkate alan makul bir çıkış yolu bulmalıyız." dedi.

"Bu bölgenin ve ülkemizin sağladığı örtülü güvencenin, kendi halkına yönelik katliamları hala hafızalarımızda olan Esed rejiminin insafına bırakılmasına rıza gösteremeyiz." diyen Erdoğan, Türkiye'nin, özellikle Suriye'nin siyasi, coğrafi ve sosyal bütünlüğü gerçek anlamda sağlanana kadar bölgedeki varlığını korumakta kararlı olduğunu bildirdi.

'PYD/YPG'ye ortak tavır almalıyız'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "PYD/YPG dahil Suriye'den kaynaklanan terörün her türlüsüne ve Suriye'nin toprak bütünlüğüne kasteden girişimlere ortak tavır almalıyız." diye konuştu.

Garantörlerin Suriye'de yeni bir şiddet dalgası, insani kriz yaşanmasına izin vermeyeceği mesajının bu zirveden uluslararası kamuoyuna verilmesi gerektiğinin önemine değinen Başkan Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz konvansiyonel silahlarla öldürülenlere karşı veya öldürenlere karşı tavır almakta gecikiyoruz ama kimyasal silahlara karşı tavır koyuyoruz. Neticesi ölüm olduktan sonra kullanılan kimyasal olsa ne fark eder, konvansiyonel olsa ne fark eder."

Erdoğan, Zirveden çıkacak sonuçların Suriyeli kardeşlerimiz için hayırlı olmasını, barış ortamının tesisine katkıda bulunmasını temenni etti.

'Amerika'nın bir diğer terör örgütünü güçlendirmesinden rahatsızız'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ tehdidi ve tehlikesinin kalmamasına rağmen Amerika'nın bölgede bir diğer terör örgütünü güçlendirmeye devam etmesinden fevkalade rahatsız olduklarını da belirterek, şöyle devam etti:

"Bizler İdlib'e odaklanırken ve dünya gözlerini buraya çevirmişken Fırat'ın doğusunda arzu etmediğimiz gelişmeler yaşanıyor. Birtakım yabancı güçlerin bölgede DEAŞ'la mücadele bahanesiyle attığı adımların artık bambaşka bir istikamete yöneldiği gizlenemez bir gerçektir."

'Bombardıman durdurularak ateşkes sağlanmalı'

Erdoğan, İdlib'deki bombardımanların durdurularak bir ateşkes sağlanmasının büyük önem arz ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İdlib'deki bombardımanların durdurularak bir ateşkes sağlanmasının büyük önem arz ettiğini söyledi.

Erdoğan, "Burada bir ateşkes ilanı yapabilirsek zirvenin en önemli adımlarından biri bu olacak ve sivilleri ciddi manada huzurlu kılacak, rahatlatacak." dedi.

Başkan Erdoğan, Anayasa ile ilgili çalışmalar da hız kazandığı takdirde Suriye halkının genel itibarıyla beklentilerine doğru gidildiğini görmüş olacaklarını söyledi.

PUTİN'DEN DESTEK

Erdoğan'ın ateşkes açıklamasına Putin'den de destek geldi.

'Erdoğan'ın dediği gibi bu son derece zor konuyu hep birlikte çözüme ulaştırmamız gerekiyor ama şunu anlamamız gerekiyor Suriye tüm toprakları denetlemelidir. Esad üzerine düşeni yapmıştır.'

Ruhani'nin açıklamalarından satırbaşları;

Biz Suriye’deki savaşın alevlerini söndürmek için bütünlüğünü korumak için, geleceğini kendi belirleme hakkına saygı duymak için ortak bir kalıp belirlemek çok önemliydi. Biz Suriye krizini çözmek için askeri seçeneğin işe yaramadığını vurgulamıştık. Bu çalışma Astana sürecinin devamı niteliğindedir.

İran cumhuriyeti Suriye hükümetinin isteği üzerine bu ülkede bulundu. Bu bulunma ne gelecekte ne geçmişte kendi karar ve görüşümüzü zorla kabul ettirmek yönünde olmamıştır. Biz bölgedeki bazı ülkelerin terör ve ayrılıkçı endişelerini anlıyoruz. Ama bunu için en etkili yöntemin Suriye hükümetiyle işbirliği yapılması olduğuna inanıyoruz. Biz barış için savaşıyoruz. Bu mücadele sivillere zarar vermemeli. İşgalci bir rejim olan Siyonist rejim terörizmle mücadele ettiğini iddia edemez. Bu rejimin işgal ettiği Suriye topraklarını derhal terk etmesi gerekir. Kanunsuzca Suriye’de bulunan siyonist rejimi destekleyen ABD hükümetinden olumlu ve yapıcı bir rol alacağı beklenemez. Suriye’nin geleceği için ilk ve son rol Suriye halkına aittir.

Ruhani'nin ardından Putin Suriye'de toprak bütünlüğü mesajı verdi.

'Suriye'de kalan teröristler İdlib'de bulunuyor.'

'Daha önce gerçeklerştirilen zirvelerde alınan kararlar başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Suriye topraklarının büyük bir bölümünün kontrol altına alındı. Bölgede kimyasal silahların kullanılması gibi yollarla provokasyonlar gerçekleştirildi,"

Daha sonra mikrofonu Cumhurbaşkanı Erdoğan teslim aldı.

Erdoğan'ın ardından Ruhani yeni mikrofonı alarak açıklamalarına devam etti.

Ruhani, ABD'yi Fırat'ın doğusundan çıkmaya zorlayalım çağrısı yaptı.

Ruhani ayrıca Tahran bildirisinin tüm başkanlar tarafından onaylandığını açıkladı.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
yukarı çık