Önce sanal sonra gerçeği açılsın

Önce sanal sonra gerçeği açılsın

Yaşar Üniversitesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. İge Pırnar, uzun yıllardır açılması planlanan Ege Uygarlıkları Müzesi’nin, ilk aşamada “sanal müze” olarak hayata geçirilmesinin faydalı olacağını söyledi. Prof. Dr. Pırnar, pandeminin de etkisiyle sanal müze ziyaretçilerinin sayısının hızla arttığına dikkat çekerek, “Yapılması yıllardır planlanan ve kentin önemli bir ihtiyacına yanıt verecek olan Ege Uygarlıkları Müzesi projesi, öncelikle sanal müze olarak açılabilir. Bu proje, sonraki aşamada hayata geçirildiğinde gerçek müzenin gezilmesine de büyük katkı sağlar” dedi.
Yaşar Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölüm Başkanı Prof. Dr. İge Pırnar, yıllardır gündemde olmasına karşı hayata geçirilemeyen Ege Uygarlıkları Müzesi’nin, önce sanal müze olarak açılmasının, gelecekte proje hayata geçtiğinde büyük fayda sağlayacağını ifade etti. İzmir’in, hem 8 bin 500 yıllık eşsiz tarihi ve kültürel mirası hem de sahip olduğu eşsiz doğal kaynakları, coğrafik konumu, uygun iklimi ile Türkiye’nin kültür turizmi bağlamında dünya pazarında en önde gelen turizm destinasyonlarından biri olmaya aday olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İge Pırnar, “Kültür turizmi amaçlı ziyaretlerin başı çektiği İzmir’de, kültür turizminin tartışılmaz parçası müzelerin önemi çok büyük. Bu bağlamda, İzmir’de yapılması yıllardır planlanan ve kentin önemli bir ihtiyacına yanıt verecek olan Ege Uygarlıkları Müzesi projesi öncelikle sanal müze olarak açılabilir. Son dönemde, artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik gibi dijital teknolojilerin yaygın kullanımı ile bütün dünyada, sanal müzeler, internet ortamında sanal müzelerde sunulan farklı koleksiyonlar ve sanal müze ziyaretçilerinin sayısı hızla artmakta. Sanal müzelerin bu hızlı gelişiminin bir moda değil, kalıcı bir değişim olduğu ortada. Sanal müzelerin gezilmesi, daha sonraki aşamada gerçek müzelerin gezilmesine yönelik ön talebi oluşturmada da önemli bir rol oynamakta” diye konuştu.

Sanal müzelerin birçok avantajı bulunuyor
Pandemi dönemiyle birlikte tüm dünyada ve ülkemizde sanal müzelere olan ilginin arttığına dikkat çeken İge Pırnar, “Sanal müzeler, çok büyük ve farklı dilimlerde potansiyel ziyaretçilere erişebilmeleri, 7 gün 24 saat açık olmaları, güvenlik vb. riskleri minimize etmeleri gibi faydaları ile gittikçe yaygınlaşmakta. Ayrıca, sanal müzeler, fiziksel mekan sınırlamaları olmaması nedeniyle oldukça fazla sayıda eserin sergilenebilmesine ve koleksiyona yeni eser eklenmesi gibi güncellemelerin hızla gerçekleşebilmesine de imkan tanımaktadır. Yine ziyaretçiler ile doğrudan iletişim sağlanabilmesi, öneri ve şikayetlerin hızlı takibi, eser başına ziyaretçi sayısı, eserlerin başında geçirilen zaman süresinin ve müze gezisi sürelerinin ve ziyaretçi kişisel özelliklerinin belirlenmesi gibi pazarlama da kullanılabilecek istatistiksel bilgilerin hızlıca toplanabilmesi gibi ek faydaları da bulunmakta” dedi.

Hem ülkemizde hem dünyada sanal müzelere ilgi artıyor
Covid 19 pandemisinde dünyada pek çok müzenin fiziki olarak kapanması ile müzelerin sanal uygulamalarının yaygınlaşarak arttığını belirten Prof. Dr. İge Pırnar, “Örneğin, Fransa Paris’teki ünlü Louvre Müzesi kapandıktan sonra 70 gün içinde 10 milyonu aşkın ziyaretçi tarafından sanal ortamda ziyaret edilmiş. Avrupa Müze Organizasyonları Ağı (NEMO) tarafından Mart - Nisan 2020 döneminde yapılan araştırma, bilhassa Avrupa’da hâlihazırda açık olan her 5 müzeden yaklaşık 4 tanesinin sanal hizmet faaliyetine başladığını ve her 5 müzeden 2’sinin ziyaretçi sayısının yüzde 10 ile yüzde 150 arasında yükseldiğini göstermekte. Ülkemizde, popüler olan 32 müze ve ören yeri halihazırda sanal ortamda da ziyaret edilebilmekte, bu müze ve ören yerlerine sanalmuze.gov.tr web sayfası üzerinden erişilebilmekte. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre; Aralık 2020 itibari ile pandeminin ilk döneminden bu yana yaklaşık 11,5 milyon ziyaretçi sanal müze ve ören yeri ziyareti gerçekleştirmiş durumda. Bu ziyaretlerde; 3 milyon 383 bin 985 ziyaret ile Göbeklitepe Ören Yeri ilk sırada, 1 milyon 869 bin 319 ziyaret ile Kurtuluş Savaşı Müzesi ikinci sırada, 1 milyon 350 bin 742 ziyaret ile de Efes Ören Yeri üçüncü sırada yer almakta” diyerek sanal müzelerin yoğun ilgi gördüğünü söyledi.

Sanal müze ile depolarda bekleyen eserler ziyaretçilerle buluşabilir
Prof. Dr. Pırnar, “Bu bağlamda, İzmir’deki müzelerin ziyaret sayılarının artması için sanal müzecilik teknolojileri ile geliştirici pazarlama ve sunum uygulamalardan faydalanılması, müzeleri günlük hayatın içine çekecek ve günlük hayatın bir parçası haline gelmeleri ile sürdürülebilir olmalarını sağlayacaktır. Sanal müzecilik uygulaması ile Ege Uygarlıkları Müzesi’nde sergilenmek üzere depolarda bekleyen pek çok eşsiz eser de ziyaretçileri ile buluşma olanağına sahip olacaktır” diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER